Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) “iktidar yolunda yurt gezileri” kapsamında Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, Aydın’a ziyaret gerçekleştirdi. CHP Yenipazar İlçe Başkanı Abdullah Pehlivan, sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak Solakoğlu’nun ziyaretlerde gerçekleştirdiği sunumları değerlendirdi. Solakoğlu’nun 12 ayrı noktada gerçekleştirdiği sunumlarda verdiği mesajın çok net olduğunu belirten Pehlivan, Türkiye tarımının artık süslü cümlelerle değil, dinamik, öngörülü ve rasyonel politikalarla ayağa kalkmak zorunda olduğunu dile getirdi. Solakoğlu’na teşekkür eden Başkan Pehlivan, “Tarımda siyaset değil, liyakat zamanı: Aydın’dan yükselen ses” başlığıyla CHP’nin tarıma verdiği önemi vurguladı. Açıklamasının sonunda Pehlivan, Türkiye’nin üretici ve tüketici dengesini sağlayan bir yapıya kavuşmasının zorunluluk olduğunu vurgulayarak, “bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.
“Bakan Solakoğlu’nun Mesajı Çok Netti”Tarımda faaliyet gösteren vatandaşların darboğazda olduğunu belirterek bunun sebebinin liyakatsizlik olduğunu savunan Pehlivan, “Aydın’da iki gün boyunca süren yoğun programda, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Tarım ve Orman Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu’nun sunumlarını takip ettik. 12 ayrı noktada verilen mesaj netti: Türkiye’nin tarımı artık süslü cümlelerle değil, dinamik, öngörülü ve rasyonel politikalarla ayağa kalkmak zorunda. Çiftçinin açmazı, Türkiye’nin açmazıdır. Bugün tarım kesiminin içinde bulunduğu darboğaz, sadece iklim krizinin veya küresel piyasaların bir sonucu değildir. Bu, yıllardır süregelen liyakatsizliğin ve "üreticiyi değil, ithalatı" odağa alan anlayışın bir faturasıdır. Aydın’da yapılan yerinde tespitler göstermiştir ki; üretici toprağına küstürülmüş, tüketici ise en temel gıdaya ulaşamaz hale getirilmiştir” dedi.
“Bu Karamsar Tabloya Mahkum Değiliz”CHP’nin iktidara gelmesi durumunda tarımın iyileşeceğini dile getiren Pehlivan, “Ancak bu karamsar tabloya mahkum değiliz. CAO bünyesinde oluşturulan politika başkanlıkları, CHP’nin sadece bir "eleştiri partisi" değil, hazır kadroları ve projeleriyle bir "çözüm odağı" olduğunu kanıtlamaktadır. Lider ülke, müreffeh toplum kurucu parti olmanın verdiği tarihsel sorumlulukla hareket eden CHP, iktidara geldiğinde tarımı bir "yük" değil, bölge liderliğinin en büyük stratejik gücü haline getirecektir. "Adaletin ve hukukun olmadığı bir yerde, ne toprağın bereketi kalır ne de üreticinin alın teri korunur." Sözün özü: Bilimin ışığında, liyakatli kadrolarla ve "mutlu üretici, huzurlu tüketici" vizyonuyla şekillenen o güzel günler uzak değildir. Türkiye, bölgesinin lider ve müreffeh ülkesi olma yolunda, kanayan her yarasına merhem olacak o iradeye bugün her zamankinden daha yakındır. Çalışanın, üretenin ve halkın hakkını aldığı bir Türkiye; bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerine yer verdi.