Kuşadası, Başkanı Ömer Günel'in Silivri'den yazdığı ve her hafta eşi Duygu Günel'in, 'Adalet ve Dayanışma' çadırında Kuşadalılarla paylaştığı mektubu dinlemek ve Başkan Günel'e destek olmak için bir kez daha bir araya geldi. Buluşmaya CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçi, CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ve yönetimi, Kuşadası Belediye Başkan Vekili adına Çağlayan Erdem, belediye meclis üyeleri, Başkan Ömer Günel’in eşi Duygu Günel partililer ve vatandaşlar katılım gösterdi.
''SİYASİ YARGININ ALMIŞ OLDUĞU KARARLARI TANIMIYORUZ''Buluşmanın açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, ''Bizler Cumhuriyet Halk Partilileri olarak demokrasiye, Cumhuriyete ilkelerine sonuna kadar inanan Cumhuriyet Halk Partilileri olarak hem demokrasi mücadelemize hem de sandık mücadelemize sonuna kadar ve hep birlikte devam edeceğiz.'' cümleleriyle başladığı konuşmasında,''Yaşadığımız son gelişmelerle ilgili, geçtiğimiz günlerde hem ilçe başkanlığı olarak hem de belediye meclis grubu olarak bir bildiri, manifesto yayınladık. Ve dedik ki, partimize karşı alınan bu siyasi yargının almış olduğu kararları tanımıyoruz. Bu kararlar ve bu baskı bir tek Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı yapılmış bir siyasi yargı operasyonu değil, Cumhuriyetimize karşı yapılmış bir siyasi darbedir. Bizler atanan değil, kayyumun değil, Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin delegelerinin özgür iradesiyle seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanındayız ve onunla birlikte, bu yolu gururla yürümeye devam edeceğiz. 45 gün içinde bir olağanüstü kurultay talep ediyoruz dedik. Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutsak alınan belediye başkanlarımızın, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun, Kuşadası Belediye Başkanımız Sayın Ömer Günel'in ve tüm yol arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız. Onların özgürlükleri için kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Asla bir adım geri atmayacağız. Teslim olmayacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” anlayışına sahip çıkmaya devam edeceğiz.''cümlelerin yer verdi.
''BİRLİK OLMAK VE MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ''CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı ise, ''Her ne kadar buruk bir bayram yaşıyor olsak da, hepinizin bayramını kutluyorum. Dileğimiz, gelecek bayramları daha özgür, daha adil bir ülkede, hep birlikte kutlayabilmektir. İnşallah o günlerde, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve Kuşadası Belediye Başkanımız Sayın Ömer Günel ile birlikte bayramlaşacağız.'' sözleri ile başladığı konuşmasında,''Son günlerde, Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde oynanan oyunları hepimiz görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel milletvekilleriyle ve parti yönetimiyle toplantılar yaptı. Biz, il başkanları olarak genel merkeze gittiğimizde içeri alınmadık, müdahaleye maruz kaldık. Bu kabul edilemez bir durumdur. Partimize yönelik bu müdahaleleri doğru bulmuyoruz. Yıllardır emek verdiğimiz bu yapının bu şekilde yönlendirilmesine razı değiliz. Ama şunu biliyoruz ki, gün gelecek Cumhuriyet Halk Partisi yeniden kendi iradesiyle yönetilecek ve iktidara yürüyecektir. Birlik olmak, mücadele etmek zorundayız. Kurultayın en kısa sürede toplanması gerektiğine inanıyoruz. Mücadeleden kaçmayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’ni hep birlikte yeniden ayağa kaldıracağız.'' şeklinde devam etti.
''MUTLAK BUTLAN KARARI SİYASİ TARİHİMİZE KARA BİR LEKE OLARAK GEÇMİŞTİR''Başkan Ömer Günel'in mektubunu, Adalet ve Dayanışma çadırında Kuşadalılarla paylaşan Duygu Günel ise, Başkan Ömer Günel'in iyi olduğunu ve herkese selamlarını yolladığını belirterek,''Özgür günlerde, inşallah daha güzel bayramlar kutlarız. Ömer iyiydi. Dün gidip gördüm ve herkese çok selamları var.'' dedi. Duygu Günel, Başkan Ömer Günel'in Silivri'den kaleme aldığı mektubuna şu cümlelerle başladı;
''Değerli hemşehrilerim, yol arkadaşlarım, sevgili çocuklar, dostlarım. Her Cuma günü olduğu gibi bugün de adalete olan inancımızı, birbirimize olan bağlılığımızı ve yarınlara dair umudumuzu diri tutmak için Dayanışma çadırımızda omuz omuzayız. Ülkemiz öyle bir hale geldi ki, hiçbir kuralla açıklanamayan, olağan dışı olaylar her gün yaşar oldu. Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen mutlak butlan kararı, siyasi tarihimize ve hukuk pratiğimize kara bir leke olarak geçen son gelişme olmuştur. Hukukun evrensel ilkelerini, örgütün özgürlüğünü ve demokratik teamülleri hiçe sayan bu karar, sadece bir siyasi partinin iç işleyişine müdahale etmekle kalmamış; ülkede seçme, seçilme ve örgütlenme hakkının ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu açıkça gözler önüne sermiştir. Bu karar hukuki değil, siyasi bir mühendisliğin ürünüdür. Bir ülkede, ana muhalefetin iradesi dahi hukuk eliyle gasp edilmeye çalışıldıysa, orada hiçbir yurttaşın hukuki güvencesi kalmamış demektir. Anayasal güvenceler askıya alınmış, YSK yetkisi gasp edilmiş, geriye dönük yargı tehdidi oluşmuştur. Daha endişe verici olan ise, bu kararı savunan bir hukukçu çıkmamasına rağmen, tüm barolar, partilerin çoğunluğu, aydınlar, akademisyenler, demokratik hukuk devletleri bu hukuksuzluğun altını çizerken, baba ocağı dediğimiz genel merkeze tomalar biber gazları ile camı, çerçeveyi, penceresi, kapısı kırılarak girilmiştir. Bir gün sonra, yine CHP'li belediyeye şafak operasyonu yapılmıştır. Bu arada bir gün arayla Bilgi Üniversitesi önce kapatılıp sonra açılmıştır. 18-25 yaş arası gençlerde yurt dışında yaşama isteği, 2020 yılında yüzde 31,3 iken, bu oran kitlesel bir boyuta ulaşarak %41,1'e fırlamıştır. 2026 Mayıs ayı uluslararası verilerine göre, hapishane nüfusumuz 420 binin üzerine çıkarak dünyada 10. sıraya, Avrupa'da 1. sıraya oturmuştur. Hapishanelerde, Rusya'dan 4 kat fazla nüfus oranına sahibiz. Diyeceksiniz ki, yahu Ömer bugün bayram ensemizi kararttın sen de. Evet haklısınız. Ben de kasvetli gündemi dağıtayım diye televizyondan burada müzik kanalı açtım. Orada bile Ertuğrul Özkök'ün mutlak butlanla ilgili eleştiri yazısından bahsediliyordu. Müzik kanalları da yoldan çıktı.''
''GÖZÜM KULAĞIM MEMLEKETİMDE''''Sevgili dostlar, beni sorarsanız her şeye rağmen iyiyim, sağlığım yerinde. Gözüm kulağım memleketimde. Aydın'daki kötünün fantezileriyle oluşturulmuş masal, kumpas, tam yetmemiş olacak ki kötünün yeni fantezileri bekleniyor sanırım. Size hangi ifade ve delille burada olduğumu anlatmaya çalışsam buna inanmazsınız. O nedenle anlatmayı hiç denemedim. Geldiğimde beraber güleceğiz. Aydın'daki kötünün masalları, fantezileri bitecek. Bizim gerçeklerimiz başlayacak. İşte o zaman yargı masallarla değil, gerçeklerle meşgul olacak. İnancınızı ve dayanışmanızı kaybetmeyin. Sadece benim değil, ülkemizin karanlığı yırtacak olan o iradenize ihtiyacı var. Bu çadırdan yükselen ses adaletsizliğe teslim olmayanların sesidir. Mücadelemiz demokrasinin yeniden inşa edildiği, hukukun üstünlüğünün sağlandığı ve her bir yurttaşımızın güvenle, refah içinde yaşayabileceği güne kadar kararlılıkla ihtiyaç duyulan her yerde sürecektir. Katılımınız, direnciniz ve bu kutsal dayanışmaya verdiğiniz emek için her birinize şükranlarımı sunuyor mübarek Kurban Bayramınızı sağlıklı, aydınlık, gelecek dileklerimle kutluyorum.''