Aydın’ın Kuşadası İlçesi’nde yaşayan Nusret Sezen, üç katlı işyerinde sadece klasik otomobil parçaları satıyor. Klasik otomobil tutkusunun babasından kendisine miras kaldığını söyleyen Nusret Sezen, “Babam klasik otomobil tutkunuydu ve sadece klasik otomobil parçaları satardı. Ben de onun yolundan gidiyorum” dedi.
[video width="640" height="352" mp4="https://zeybekhaber.com/wp-content/uploads/2021/11/VID-20211110-WA0014.mp4" autoplay="true"][/video]
Kuşadası Sanayi Sitesi’nde bulunan üç katlı işyerine gidenler piyasada az bulunan otomobillerin orijinal yedek parçalarını görünce şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Nusret Sezen’e ait işyerinde 1950 ve 1970 yılları arasında üretilen ve ‘Klasik Otomobil’ olarak adlandırılan otomobillerin orijinal yedek parçaları bulunuyor. Aslen Eskişehirli olduğunu ve 1967 yılında babasının bu işe başladığını söyleyen Sezen, “Babamdan sonra 1988 yılında işi ben devraldım. Türkiye’de klasik otomobil parçaları konusunda satış yapan işyerleri arasında ilk sıralarda yer alıyoruz” dedi.
AZ BULUNAN PARÇALAR DÜNYANIN HER YERİNE GÖNDERİLİYOR
Özellikle Alman otomobillerinin parçaları bulunan işyerinde, bazı klasik Amerikan otomobillerinin de parçalarını bulmak mümkün. İnternetten satış yaptığını söyleyen Nusret Sezen, “Dünyanın her yerine parça gönderiyoruz. İşyerimiz Kuşadası’nda ama müşterilerimiz dünyanın her yerinde” dedi.
“BU BİR TUTKU”
Yaptığı işi önce ticaret olarak gördüğünü ancak zamanla tutkuya dönüştüğünü söyleyen Nusret Sezen şunları söyledi: “Bu işten ziyade bir tutku. Bazı parçaları yıllarca elimde tutuyorum, satmaya kıyamıyorum. Mesela 1965-66 model Opel’in farları var elimde. Türkiye’de sayılıdır ve ben satmaya kıyamıyorum. Yedek parçanın harici klasik otomobil de biriktiriyorum.”
AZ BULUNAN PARÇALAR DÜNYANIN HER YERİNE GÖNDERİLİYOR
Özellikle Alman otomobillerinin parçaları bulunan işyerinde, bazı klasik Amerikan otomobillerinin de parçalarını bulmak mümkün. İnternetten satış yaptığını söyleyen Nusret Sezen, “Dünyanın her yerine parça gönderiyoruz. İşyerimiz Kuşadası’nda ama müşterilerimiz dünyanın her yerinde” dedi.
“BU BİR TUTKU”
Yaptığı işi önce ticaret olarak gördüğünü ancak zamanla tutkuya dönüştüğünü söyleyen Nusret Sezen şunları söyledi: “Bu işten ziyade bir tutku. Bazı parçaları yıllarca elimde tutuyorum, satmaya kıyamıyorum. Mesela 1965-66 model Opel’in farları var elimde. Türkiye’de sayılıdır ve ben satmaya kıyamıyorum. Yedek parçanın harici klasik otomobil de biriktiriyorum.”