Siyaset

200’ü aşkın siyasetçiden ortak bildiri, “Anayasa girişimi TBMM’ye kara leke olur”

Farklı partilerden 200’ü aşkın eski bakan ve milletvekili, yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili dikkat çeken bir bildiri yayımladı. Milli Egemenlik Platformu çatısı altında bir araya gelen siyasetçiler, “Yargının mahkum ettiği katillerle uzlaşarak anayasa yapmak, TBMM’nin tarihine kara bir leke olur” ifadelerini kullandı.

200’ü aşkın siyasetçiden ortak bildiri, “Anayasa girişimi TBMM’ye kara leke olur”
05-08-2025 14:11
Yeni anayasa tartışmaları siyasetin gündemini meşgul etmeye devam ederken, farklı dönemlerde görev yapmış 200’ü aşkın eski bakan ve milletvekili, Milli Egemenlik Platformu ile birlikte dikkat çeken bir ortak bildiriye imza attı. Açıklamada, hükümetin yeni anayasa hamlesine sert eleştiriler yöneltildi.
Bildiride, “Ekonomik krizle mücadele eden vatandaşın ihtiyacı yeni anayasa değil, hukuk devleti ve adil yönetimdir” denilirken, anayasa değişikliğinin yargı tarafından mahkûm edilen isimlerin talepleri doğrultusunda yapılmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.
“TARİHE KARA LEKE OLARAK GEÇER”
Siyasetçiler, mevcut meclisin kurucu yetkisi olmadığını hatırlatarak, anayasa değişikliği için gereken meşruiyetin halktan alınmadığını savundu. Bildiride, “İktidarın ‘yeni bir anayasa’ yapma girişimleri ve kamuoyuna yansıyan değişikliklerinin içerikleri hakkındaki endişelerimizi milletimizle paylaşmayı görev bildik. ‘Yeni anayasa ya da anayasa değişikliği’ veya anayasanın maddelerinde değişiklik yapmayı teklif ve arzu edenlere, bizler gibi bu yemini etmiş olduklarını hatırlatıyoruz.
Bugünkü TBMM üyeleri, kurucu meclis üyeleri değildir. ‘Yeni bir anayasa’ yapmak üzere de seçilmemişlerdir. Şayet anayasa maddelerinde değişiklik yapacaklarsa; mevcut anayasanın usullerine göre yapmaları yasal zorunluluk, and içtikleri yemine bağlı kalarak yapmaları ise vicdani zorunluluktur. Türk milletinin çıkarlarına aykırı olarak; bölücülüğe ve teröre tavizler verilerek, yargının Türk milleti adına mahkum ettiği katillerle ortaklaşarak, onların taleplerini karşılamak amacıyla yeni anayasa ya da anayasamızda değişiklikler yapma girişimleri TBMM’nin tarihine düşürülecek kara bir leke olacaktır” denildi.
“DEĞİŞİKLİĞİN DETAYI AÇIKLANMALI”
Anayasa değişikliği ile ne amaçlandığının açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulanan bildiride, “Mevcut anayasaya ve yasalara uymayanların ‘yeni anayasa’dan murat ve amaçlarının ne olduğu milletimize açıkça anlatılmalıdır. 1982 yılından itibaren birçok maddesi sayısız kez değiştirilen anayasada hangi maddelerin, hangi gerekçelerle değiştirilmek istendiği ve değişiklik içerikleri derhal açıklanmalıdır. Son mahalli seçimlerde ortaya çıkan tablo ve kamuoyu araştırmalarının sonuçları TBMM’deki iktidar blokunun sayısal çoğunluğuyla uyumlu değildir. Bu yüzden TBMM’de oy çokluğu hatta şaibeli milletvekili transferleriyle ulaşılacak çoğunluk oylarıyla yapılacak anayasadaki değişiklikler toplumda karşılık bulmayacak, millet iradesini yansıtmayacaktır. Bu kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
“SİSTEM DEĞİŞMELİ”
Açıklamanın sonunda anayasanın temel ilkelerine vurgu yapılarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine ve devletin temel niteliklerine aykırı olacak değişiklikler asla kabul edilemez.
-Devletimizin varlığını ve bağımsızlığını, Türk milletinin birliğini tehlikeye düşürecek hiçbir değişiklik teklif dahi edilemez.
-Vatan Türkiye’dir. Türk milleti de anayasamızda ve Büyük Atatürk’ün tarifinde yer alan Türk milletidir. Vatan ve millet bölünmez bir bütündür.
-Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir. Türk milleti egemenliğini anayasanın koyduğu yetkili organları eliyle kullanır. Etnik ve dini gruplar, sınıflar ve zümreler ortak edilemez.
-Türk vatandaşlığını kabul eden ve özümseyen herkes Türk’tür, bireydir ve kanun önünde eşittir.
-Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletidir. Bu niteliklerden vazgeçilemez.
-Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı tehdit altındadır. Adalete olan güven kaybının en önemli sebebi tek adam rejiminin kuvvetler ayrılığını fiilen ortadan kaldırmasıdır. Bunun sonucunda devlet ve yürütme organları ayrımı ortadan kaldırılmış, devletin bekası iktidarın sürdürülmesine bağlanmıştır.
-Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi yönetimde keyfiliğe dönüşmüş, devlet mekanizmasındaki denge ve denetim yok edilmiş, vatanın ve milletin kaderi tek kişinin iradesine terk edilmiştir.
-Bu sistemi tahkim edecek değişiklikler ülkemizi dönüşü olmayan mecralara sürükleyecektir.
-Devlet yetkisini, devletin kurum ve organlarını kullananlar anayasa ve yasaları zorlayarak, toplumu kontrollü olarak germekten ve macera aramaktan vazgeçmelidir” cümlelerine yer verildi.
Bildiride, Oktay Vural, Ümit Özdağ, Tanju Özcan, Sadettin Tantan, Şükrü Sina Gürel, Turhan Tayan, Erhan Usta, Lütfü Türkkan, Yavuz Aydın, Rıfat Serdaroğlu gibi birçok tanınmış ismin de aralarında bulunduğu 200’den fazla eski siyasetçinin imzası yer aldı. 
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER