Melih Gökçek ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında yürütülen süreçleri örnek gösteren Kemerci, muhalefet temsilcilerine yönelik soruşturmalarda ise gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin daha sık uygulandığını savundu. Hukukun siyasi kimliğe göre değişmemesi gerektiğinin altını çizen Kemerci, “Türkiye’nin ihtiyacı ayrıcalıklıların hukuku değil, herkes için hukuktur” dedi.
“TUTUKLAMA PEŞİN CEZA DEĞİLDİR”
Yargının bağımsız ve tarafsız biçimde işlemesi gerektiğini belirten Kemerci, soruşturmalarda temel yaklaşımın kişilerin siyasi konumlarına göre farklılaşmaması gerektiğini ifade etti.
Kemerci, şu ifadeleri kullandı: “Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılıyor, iki gün sonra kendi ayağıyla savcılığa gidebiliyor. Demek ki sabaha karşı kapıya polis yığmadan, kameralar eşliğinde gözaltı görüntüleri servis etmeden de soruşturma yürütülebiliyormuş. Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin şüpheli sıfatıyla ifade veriyor, tutuklanmadan adli kontrolle serbest bırakılıyor. Demek ki tutuklama bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmeden de adalet işletilebiliyormuş.”
“MUHALEFETE GELİNCE NEDEN AYNI HUKUK ANLAYIŞINI GÖREMİYORUZ?”
Muhalefet cephesindeki isimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Kemerci, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın sürecini örnek göstererek hukuk önünde eşitlik çağrısı yaptı.
Kemerci açıklamasını şöyle sürdürdü: “Peki muhalefete gelince neden aynı hukuk anlayışını göremiyoruz? Sağlık sorunları yaşayan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık evinden gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Bir tarafta davet usulü ifade, adli kontrol ve tutuksuz yargılama; diğer tarafta sabah operasyonları, gözaltılar ve tutuklamalar…”
“HUKUK SİYASİ HESAPLAŞMANIN SOPASI DEĞİLDİR”
Hiç kimse için ayrıcalık ya da hukuksuzluk talep etmediklerini vurgulayan Kemerci, suç işleyen herkesin bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerektiğini kaydetti.
Kemerci sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Biz hiç kimse için hukuksuzluk istemiyoruz. Kim suç işlemişse bağımsız yargı önünde hesabını versin. Ama adaletin terazisi kişinin siyasi kimliğine göre tartamaz. İktidara yakın olana başka, muhalif olana başka hukuk uygulanıyorsa orada adaletten söz edilemez. Hukuk siyasi hesaplaşmanın sopası değildir. Adalet intikam aracı değildir. Tutuklama peşin ceza değildir. Türkiye’nin ihtiyacı ayrıcalıklıların hukuku değil, herkes için hukuktur.”