Konuyu yargıya taşıyarak hukuk mücadelesi başlatan Avukat Dr. Gönenç Gürkaynak, yaşanan gelişmeyi, “Aydın Valiliği’nin "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal eden Aydın 2. İdare Mahkemesi'ne selam olsun” ifadeleriyle kamuoyuna duyurarak sürece açıklık getirdi.
Aydın 2. İdare Mahkemesi, Didim Akbük’teki ‘Kalker Ocağı’ projesi için 23 Temmuz 2025 tarihinde Aydın Valiliği tarafından verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararını 12 Şubat günü görülen duruşmada oybirliğiyle iptal etti. Yaşanan gelişme Akbük’teki mahalle sakinleriyle çevre gönüllülerince de sevinçle karşılandı. Aydın 2. İdare Mahkemesinin açıkladığı gerekçeli kararda, Aydın Valiliğince verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının eksik incelemeye ve hatalı hesaba dayalı olarak tesis edildiğine yer verilirken, konuyu yargıya taşıyarak hukuk mücadelesi başlatan Avukat Dr. Gürkaynak da kamuoyuna süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda Dünyaca ünlü sosyal medya platformu X’in Türkiye avukatı olan Gürkaynak, davayı kazanmanın sevincini konuyu yakından takip edenlerle paylaştığı açıklamada, “Gururla ve mutlulukla bildirmek isterim ki, ÇED raporu olmadan madenlere izin veren Aydın Valiliği’nin işlemi, kendi adıma bizzat açtığım dava sonucunda iptal edilmiştir” ifadelerine yer verildi.
“DEVLET BUNA HİMAYE VEREMEZ”
Orman alanlarında çevre etki değerlendirmesi yapılmadan madencilik işlemlerinin yürütülemeyeceğini belirten Gürkaynak, “Devlet buna himaye veremez. Hukuk, kamu menfaatini dengeleyen ve gözeten tedbirlerin alınmasını emreder. Gerekirse, bir avukat kendi kendisini ağaçlarla ve toprakla beraber müvekkil yapar; mahkemeye emanet eder. Aydın Valiliği’nin "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal eden Aydın 2. İdare Mahkemesi'ne selam olsun. Ben konuyu hukuk yoluna götürdüğümde "memlekette hukuk mu var hocam?" diyerek yılgınlık gösterenlere selam olsun. Yollar yürümekle aşınmaz. Hukukçunun elinde bir tek hukuk vardır. Ona asla sırt dönmez. Aydın 2. İdare Mahkemesinin verdiği bu kararın, Türkiye’nin farklı illerindeki farklı valiliklerin verdiği veya verecekleri “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı iptal davalarında emsal niteliğinde kullanılabileceğini de memnuniyetle belirtmek isterim” dedi.
“KAMU YARARI OLMADIĞINDAN YARGI YOLUNA TAŞIMIŞTIM”
Bu türden durumlar karşısında dava açmak isteyen ve dayanak noktası arayanlara da iptal edilen proje hakkında bilgilendirmede bulunarak yol gösteren Gürkaynak, “Proje sahasının ormanın, tarım alanlarının ve yerleşim yerlerinin yakınında bulunduğu, proje kapsamında hukuki gereklerin usulüne uygun şekilde yerine getirilmediği, jeolojik, sismik ve halk üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilmediği ve özetle Valiliğin işleminde kamu yararı olmadığından bahisle bu kararı yargı yoluna taşımıştım. Valilik ve projenin verildiği şirket savunmalarında projenin ÇED Yönetmeliğine uygun olduğunu, gerekli kurumlardan görüş alındığını ve projenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yapılacağını öne sürmüşlerdi. Akabinde Mahkeme dosyanın esaslı incelenmesi amacıyla bir bilirkişi heyeti atamaya karar verdi. Bilirkişi heyetindeki uzmanlar ÇED gerekli değildir kararını çevre mühendisliği, biyoloji bilimi ve orman mühendisliği yönlerinden hukuka uygun bulurken maden ve jeoloji mühendisliği bakımından hukuka aykırı bulmuştu. Ayrıca bir bilirkişi “sahanın olduğu gibi korunmasında parayla ifade edilemeyen üstün kamu yararı” olduğunu vurgulamıştı” diye konuştu.
“YURDUMUZA, AYDIN'A HAYIRLI OLMASINI DİLERİM"
Maddeler halinde süreci özetleyerek konuya açıklık getiren Gürkaynak, “Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkeme; proje tanıtım dosyasındaki jeolojik ve sismik analizlerin yetersizliğini ve bölgedeki su sorununu, orman, zeytinlik, yerleşim yeri ve turizm bölgelerine olan yakınlığı dolayısıyla flora/fauna üzerindeki riskleri ve bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımı değerlendirmiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda, proje kapsamında yürütülecek madencilik faaliyetlerinin mevsimsel dereleri ve yeraltı sularını kirletme riski, dere yataklarının yönünü değiştirme ihtimali ve kalker tozlarının deniz turizmine vereceği zararları dikkate alarak, ÇED raporu hazırlanması gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca Mahkeme, projenin sadece kazı alanı değil, pasa stok, cevher stok ve tesis alanlarının toplamı üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu durumda 25 hektar sınırının geçildiğini ve kırma eleme tesisi için planlanan yıllık 1 milyon 200 bin tonluk üretimin, yönetmelikteki 400 bin tonluk eşik değerin çok üzerinde olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak Mahkeme, yukarıda özetlediğim gerekçelerle, oybirliğiyle, “ÇED Gerekli Değildir” kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek Aydın Valiliği’nin davaya konu işlemini iptal etmiştir. Yurdumuza, Aydın'a, Akbük'e hayırlı olmasını dilerim” ifadelerine yer verdi.