BİR KOLTUK İÇİN DEĞMEZ

BİR KOLTUK İÇİN DEĞMEZ

BİR KOLTUK İÇİN DEĞMEZ
06-10-2022 15:29
Gazla çalışan sevgili kızımız Gecem’in gazını çıkartmak için sabaha kadar araba ile dolaşan yorgun ve uykusuz bir aristokrat olarak hepinize merhaba. Funda, “Sakallarını kes yoksa öptürmem” dediği için sadece bıyık bıraktım ama Funda bu taktiği yemedi ve bıyıkları da kestim. Daha gençken tıraş olunca ‘Sezercik’ gibi, bıyık bırakınca yeniçeri ocağına yeni katılmış Osmanlı Askeri gibi, sakal bırakınca Suriye’den kaçak yollarla gelmiş İŞİD militanı gibi olan biriydim ama şimdi ‘yumurta’ gibi dolanıyorum. * Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta odaların ve borsaların seçimi vardı. Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken, sanırım hayatının en kolay seçimini yaşadı. Rakipsiz olarak girdiği seçime üyelerin ilgisi, karşısında aday varken ki gibi yoğundu. Bu ilgi ve yoğunluk Hakan başkanın gözlerine yansımıştı. Gözleri ışıl ışıldı. Yeni döneminde gözlerindeki ışıltının sönmemesi dileklerimle başarılar diliyorum. * Nazilli Ticaret Borsası Başkanı Nurettin Kırlıoğlu, kendisi gibi incir tüccarı olan Murat Kaplan karşısında zorlanmadan kazandı ve yeni bir döneme başladı. Borsaya yakışan bir hizmet binası kazandırdığı için Nurettin Kırlıoğlu ve yönetimi de tebrik ederim. * En çok tartışmanın yaşandığı zorlu seçim ise Nazilli Ticaret Odası seçiminde yaşandı. Bölgenin en büyük sivil toplum kuruluşlarından Nazilli Ticaret Odası’nda gerçekleşen seçimlerde mevcut Başkan Nuri Aslan komitelerdeki 7‘ye 5 üstünlüğü ile yeniden başkanlığa seçildi. İşin açıkçası seçimi Aydın merkezden takip etsem de mevcut başkan Nuri Aslan’ın az farkla da olsa kazanacağını tahmin ediyordum. Benim için seçimde en şaşırtıcı sonuç, meclis başkanlığı görevini sürdüren Gürdal Yüzügüler’in kaybetmesi oldu. Nazilli’de sevildiğini bildiğim Gürdal Yüzügüler’in şanssızlığı başkan adayı Erol Karakuş ile aynı komitede olması oldu sanırım. Karşısında başkan adayı Erol Karakuş olsa da seçimin bence en şaşırtıcı sonucu bu oldu. * Başta da dediğim gibi seçim süresince Nazilli’ye hiç gitmedim uzaktan takip ettim. İki dönem başkanlık yapan ve doğal olarak yıpranan Nuri Aslan’a karşı ciddi bir medya gücü ortaya konulması da beni şaşırttı aslında. Sadece Nazilli değil, Aydın basını resmen Erol Karakuş lehine taraf oldu. Görev yaptığı süre içinde özellikle Nazilli basınının yanında olan, pandemi sürecinde ilanları kesmeden, ekonomik desteğini yerel basından esirgemeyen Nuri Aslan’a karşı yapılan haberlerin haksızlık olduğu kanaatindeyim. * Başkan adayı Erol Karakuş’u hiç tanımıyorum ama birlikte yol yürüdüğü arkadaşlarının birçoğu ile hukukum var. Hepsi de kıymetli insanlar. Kısa bir zaman içinde 5 komiteyi kazanacak oy oranına ulaşmaları da asla küçümsenemez. Ancak basının gücünü arkalarına almayı bence çok yanlış anlamışlar. Basın mensupları da bir adayı desteklemeyi çok yanlış anlamış. * İki dönem başkanlık yapan Nuri Aslan ve ekibi iyi işlere imza attı. Vizyon olarak da asla dar bir zihniyette değiller. Ancak mevcut başkan olmanın avantajı olduğu kadar dezavantajı da var. En basiti görev yaptığınız süre içerisinde herkesi memnun edememiş olmanızdır ki zaten normal olan da budur. Seçim dönemlerinde özellikle de karşınızda aday varsa o güne kadar yaptıklarınız bir anda önemini kaybeder. Yaptığınız olumlu tüm işler sorgulanır kusur aranır. Seçim öncesi basına yansıyan haberler de böyle oldu. Hatta bazı haberlerde Nuri Aslan’ın kişiliğine laf edildi. Şahsi düşüncem, gazeteciler adaylarla tanıtım ve reklam anlaşması yapmış olsalar da haber dilini doğru kullanarak bunu yapmaları yönünde. Yapılan haberleri kullanılan dil nedeniyle tasvip etmedim. Seçimden sonra yapılan haberlere ise bizzat Erol Karakuş’un engel olmasını isterdim. Kaybetmeyi hazmetmek önemlidir. Özellikle de kısa zamanda iyi çalışıp küçümsenmeyecek bir oy oranı yakalamışsanız. Çünkü seçim sonrası sizin kişiliğiniz ortaya çıkar. Bir koltuk için yüz yüze bakacağınız insanlar hakkında edeceğiniz her kelimeyi özenle seçmelisiniz. Aksi takdirde bir sonraki seçimde çöp olursunuz. Bir koltuk için değmeyecek şeyler yapmayın. * Bir diğer konu da ulusal çaptaki marketlerin oy kullanması ve bunu da blok halinde kullanmaları sorunudur. Ben yerelin desteklenmesi, yerel esnaftan alışveriş yapılmasını savunuyorum. Düğününüzde, cenazenizde sizi yalnız bırakmayan, gönül rahatlığı ile veresiye yazdırdığınız mahalle bakkalını sermaye gücü ile yok eden ve piyasadaki pahalılıkta belirleyici rolü olan ulusal market zincirlerinde cebinizde beş kuruş eksikse alışveriş yapamayacağınızı unutmayın. Ulusal çapta ekonomide belirleyici rolü olan bu acımasız sömürge marketlerin yaşadığınız yerde de söz sahibi olmasını kabul etmeyin.   GÜNÜN TESPİTİ “..zamanı tanrı yaşar.. Kişioğlu hep ölmek için türemiş..”   BEN “..ciğerimi tutup söktüm kadere.. Sinemdeki aşkı döktüm kadere.. Seher vakti boyun büktüm kadere.. Beni tutsak eden ‘ar’ kapısıymış..”   GÜNÜN SÖZÜ “..ağaca çıkan keçinin ‘dala’ bakan oğlağı olur..”   KADINLAR & ERKEKLER “..en iyi erkek, karısının doğum gününü her zaman hatırlayan ancak ‘yaşını’ asla hatırlamayan erkektir..”
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER