Faşist Sülü

Faşist Sülü

Faşist Sülü
15-07-2021 08:00
“Yaşam serüveni” dediğimiz, mum ateşi kadar. Verilen hayat kadar yaşayacağız bu dünyada. Coğrafyamızı, rengimizi, dilimizi, anamızı, babamızı seçme şansımız yok. İyi yaşayan ‘iyi’ diyecek. Kötü yaşayan da, ‘kötü’ diyecek. Tek perdelik bir sahne bu ve hepimiz verilen rolü oynayacağız. * Bize verilen rol neyse onu yaşamak başka bir şey, rol yapmak başka bir şey. Rol yapan, gerçekte olduğundan farklı görünendir. Böyle insanlardan uzak duracaksın. Söylemleri ile eylemleri farklı insanlardan bahsediyorum. * Söylemleri ve eylemleri farklı insanlara yakın çevremizden hemen iki tane isim sayabilirim. Birinin şimdilik konumuzla alakası olmadığı için yazmayacağım. İkincisini de birçoğunuz tanıyordur. * Yıllardır CHP’de siyaset yapıyor. En sonunda milletvekili olmayı da başardı. Mecliste en çok soru önergesi veren vekillerden birisi. Demokrasi, özgürlük, bağımsızlık gibi söylemleri kullanmayı çok sever. Mesela Basının özgür olması gerektiği konusunda saatlerce nutuk atabilir. * Kimden bahsettiğimi anladığınızı sanıyorum ama ben yine de söyleyeyim. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’den bahsediyorum. Geçtiğimiz hafta CHP’nin Nazilli’deki kongresini değerlendirdiğim yazıda ismi geçmişti. Akşam mesajlaştık. Seçimi kaybeden Serkan Sevim’i savunduğumu, arkadaşlığımız nedeniyle köşe yazımın objektif değil subjektif olduğunu falan söyledi. Bana bu yazının yazdırıldığını ima etti. Oysa kendisi de biliyor bunun çok mümkün olmadığını. “Arkadaşım olduğunu hiç saklamadım ama yazdığımı o da herkesle aynı anda okudu. Tespitlerimin hiç bir yanlışı olmadığını siz de biliyorsunuz” dedim. Sayın Bülbül de “Hadi oradan” diye kendine yakışan bir cevap verdi: * Sonra CHP’ye üye olmamı, Serkan Sevim ile birlikte siyaset yapmamı falan söyleyerek saçmaladı. * Topu topu 24 oy farkıyla kazanılan seçimi de kendisinin kazandığını sanıyor sayın vekil. Sağda solda, “Ben o salona gelmeseydim Serdar Alptekin kazanamazdı” diye konuşuyor mesela. Nerede, kimlere konuştuğunu bildiğim için gönül rahatlığıyla yazıyorum. * Bu ülkede böyle bir sorunumuz var bizim. Bu vatanın ırmağının akışına ölürüz de ırmaklarımız kurutulurken ses çıkarmayız mesela. Bize verilen rolü unuturuz, kendimiz rol yapmaya başlarız. Demokrasi, özgürlük falan diye rol keseriz, adaletsizliği eleştiririz. Sağcısı, solcusu, dincisi de farklı değildir. Miras kalmış sloganları ezberler, siyaseti de öyle yaparız. * Devrimci sandığınız en kapitalist Süleyman Bülbül de eleştiriye tahammülü olmayan demokrasi ve özgürlük sevdalısı rolü yapan gizli faşisttir alt tarafı.     Vakitsizlik Zengin ve yakışıklı bir aristokrat olarak bu sıralar en çok şikayet ettiğim şey vakitsizlik. Haziran sonu Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan tasarruf genelgesi nedeniyle hemen her gün birçok toplantıya ve görüşmeye katılmak durumunda kaldım. * Aslında yazmak istediğim konu geçen haftanın devamıydı. Yani Nazilli’de yapılan kongredeki izlenimlerini yazdığım yazıya devam etmekti. Yazıya gelen olumlu ve olumsuz görüşleri de sizlerle paylaşmak istiyordum ancak vakitsizlikten yazamadım. * Yazmak istediğim bir diğer konu da Nazilli Belediyesi tarafından işletilen Menderes Et Restoran’da ailenizle yemek yerken dikkat etmeniz gereken hususlardı. Belediyenin işletmesi olan Menderes Restoranda her an özel hayatınızın gizliliği ihlal edilebilir, gizlice fotoğraflarınız çekilip, sağa sola gönderilebilir. Bu konuyu da unutmadım, sorumluları hesap verene kadar uğraşacağım ama bugünlük affettim. * Vakitsizliğimin tıraş olmaya gidemeyecek kadar olduğunu da bilmenizi isterim. Söz veriyorum birkaç gün içinde tekrar birlikte olacağız.   Kargaları yükseğe çıkarın Bir kartalı gagalamaya cesaret eden tek kuşun karga olduğu anlatılır. Cahil cesaretine sahip olan karga, kartalın üstüne oturur ve boynunu ısırırmış. Ancak kartal yanıt vermez, karga ile savaşmazmış. * Kartalın bu saldırıya yanıt vermemesi teslim olmuş izlenimi verse de gerçek farklıdır. * Gerçek şudur: Kartal bu cahil cesaretiyle kendisine saldıran karga ile savaşıp, zaman ve enerji israf etmez. Sadece kanatlarını açar ve göklerde yükselmeye başlar. Uçuş ne kadar yüksekse, karganın nefes alması o kadar zorlaşır ve karga oksijen eksikliğinden sersemleyerek düşer. * Siz de kargalarla vakit kaybetmeyi bırakın. Sadece onları yükseklere çıkarın ve yolunuza devam edin. Bırakın gerisini kargalar düşünsün.     Günün Fıkrası Temel kitap yazmaya karar verir ve hemen Orhan Pamuk’a koşar: “Sevgili üstat, ben bir kitap yazmaya karar verdim ama çok satsın istiyorum, ne yapmalıyım?” diye sorar. Orhan Pamuk: “Bak Temel, tutan üç şey vardır. Birincisi seks, ikincisi asalet, üçüncüsü de gizem. Sen kitaba bunları içeren bir başlık koyarsan kitabın en az on bin satar” der. Temel hemen başlamış kitabı yazmaya. Üç ay sonra geri gelmiş. Orhan Pamuk, kitabın adını sormuş. Temel: “Kontese kim tecavüz etti?” demiş. Orhan Pamuk: “Aferin, çok güzel olmuş. Kontes ile asaleti, tecavüz ile seksi vurgulamışsın. Kim de gizemle ilgili. Ama sana söylemeyi unuttuğum bir şey daha var. Bu başlığa bir de din katabilirsen en çok satanlar listesine tepeden girebilirsin” demiş. Temel bir ay sonra tekrar gelmiş. Orhan Pamuk, kitabın adını sorunca Temel cevap vermiş: “Allah Allah, kontese kim tecavüz etti?”     Günün Tespiti “..‘gevşeklik’ ümit besenin eski sevgilisine ‘nikah şahitliği’ yapmasıyla başladı..”   Ben “..‘ara sıra kendinizle konuşmak iyi gelir’ diyen uzmanlara güvenip, ‘naber len cemo’ dedim.. biraz bekledim, cevap gelmedi.. galiba müsait değilim..”   Günün Sözü “..biz ne sağcıyız, ne solcuyuz.. biz milliyetçiyiz..”   Kadınlar Erkekler “..arazi eve, at yere, kadın erkeğine yakın olmalıdır..”
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER