Aynada kendime uzun uzun baktıktan sonra, yanaklarımı sıkıp, “Ben ne tatlı bişeyim, yerim beni ben” diye kendimi severken Funda’ya yakalandığım bir günün sabahından hepinize günaydın.
Kendi kendimi sevmeme bozulan Funda, “Hayırdır olm biz sevemiyoz mu yeterince?” dedi.
Ben “Hık mık şey gak guk” diye lafı geveledim haliyle.
“Madem kendi kendini seviyon, kendi portakal suyunu da kendin sık” dedi.
Portakal suyumu sıkarken Aydın’ın en yetenekli muhabirlerinden biri olan ancak şimdilerde çiğ köfte işi yapan arkadaşım aradı.
Mesleği bırakmasına sebep olan olaylardan kısaca konuştuktan sonra asıl konuya geldi.
*
Arkadaş, aynı zamanda teyze çocukları olduğu bir gazetede uzun yıllar çalıştıktan sonra tazminatı ve diğer alacakları ödenmeden işten çıkarılmıştı. Hakkını yiyen teyzesinin çocuklarına karşı hukuk mücadelesi başlattı.
İki yıldan fazla süren dava sonunda davayı kazandı ve yüklü bir miktar tazminat hak etti.
Davanın iki yıldan fazla sürmesinin sebepleri de var tabi.
Hileli iflas dahil bir çok engel çıktı karşısına.
*
Arkadaşım, hak ettiği parasını alabilmek için gazetenin Basın İlan Kurumu’ndaki alacaklarına icra koydurdu ve iki parça halinde alacağını aldı.
*
Arayan arkadaşım ile birlikte aynı yayın şirketinde görev yaparken tazminatı ve özlük hakları ödenmeden işten çıkarılan çok sayıda gazeteci var.
Bunlardan biri de halen mesleğini başka bir kurumda devam ettiren başka bir arkadaş.
İşte şimdilerde çiğ köfte işi yapan arkadaşımın beni arama sebebi de aslında diğer arkadaşın konusuymuş.
*
O arkadaş da mahkemeye başvurmuş ve o da iyi bir tazminat kazanmış.
Arayan arkadaşımın anlattıklarına ve bana gönderdiği evraklara göre diğer arkadaş alacaklarını alma konusunda çok şanslı değilmiş.
“Abi benim icra evrağım Basın İlan Kurumu’nun Genel Müdürlüğü’ne gitti ve gazetenin kurumdan alacağı bana ödendi. Tabi hepsini karşılamadığı için sıraya aldılar ve bir sonraki ay tüm alacaklarımı aldım. Benim alacağım bittikten sonra kalan az bir miktar para da diğer arkadaşa ödendi. Gazetenin sahipleri bunu engellemek için çok uğraştı ama başaramadılar. O arkadaşın da normalde sıraya alınması gerekiyordu ancak onun evrağı genel müdürlüğe değil, şubeye gitmişti. Bir sonraki ay geldiğinde bir de gördük ki gazete reklam müşterisi olan bir gıda firması ile kendi arasında temlik imzalamış. Hem de aylık 50 bin lira gibi bir rakam. Yani Basın İlan Kurumu’ndaki alacakları önce temlik sözleşmesi yaptığı gıda firmasına daha sonra para kalırsa arkadaşa ödenecek. Her ay 50 bin lira temlik olunca hak ettiğini alması biraz zaman alacak” dedi çiğ köfte işi yapan arkadaşım.
*
Yani gazeteye reklam veren gıda firması gazeteye borçlu olması gerekirken, gazete borçluymuş durumu ortaya çıkıyor. Gazetenin BİK’teki alacaklarına karşılık yapılan temlik sözleşmesi de doğal olarak daha önce gelen icranın önüne geçiyor.
Bu yapılan temlik ile mahkemelerinin sonuçlanmasını bekleyen aynı gazetenin mağdur edilen birçok çalışanının hakkının yenmesi demek oluyor.
Çünkü aslında gıda firması alacaklı falan değil.
Gazete sahibinin arkadaşı olduğu için kurumdan aldığı parayı gazete sahibine elden geri veriyor. Bu sayede gazete ekonomik zorluk yaşamayacak, çalışanlar da hakları yerine hava alacak.
*
İyi plan.
Daha önce yapılan ve neyse ki mahkeme tarafından tespit edilen hileli iflas gibi.
Kendi kapısının önü pislikten geçilmeyen ancak sahip olduğu yayın kuruluşu sayesinde herkese ahkam kesen, herkesi yolsuzlukla suçlayan, iftira atan, gözünü kırpmadan yalan söyleyebilen, insanların namuslarına bile söz etmekten çekinmeyen birinin borcunu ödememek için neler yapabileceğini düşünün.
Kapısının önü temiz olmayan ama elindeki medya gücü nedeniyle bu kendinden ‘emin’ arkadaşın çevresinde dört dönen, bir dediğini iki etmeyen bürokratlar da bir gün nasıl kullanılıp atıldıklarını görecekler.
GÜNÜN FIKRASI
Kadının evinde cam kırılmıştı. Camcıyı aradı ve sipariş verdi.
Yarım saat sonra zil çaldı.
Kadın megafondan seslendi:
“Kim o?”
Aşağıdan cevap geldi:
“Camcı bea”
Kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi.
Beş dakika sonra yine zil çaldı.
Kadın seslendi:
“Kim o?”
Aşağıdan cevap geldi:
“Camcı bea”
Kadın:
“Yanlışlık var. Az önce bir camcı gelmişti” dedi.
Aşağıdan cevap geldi:
“Düştüm bea”
GÜNÜN TESPİTİ
“..bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder..”
BEN
“..entelektüel açıklamalar yerine küfür etmeyi tercih ediyorum..”
GÜNÜN SÖZÜ
“..cebinizin ‘boş’ olması iyidir.. midenizin ‘boş’ olması iyidir.. ve elbette bunlara inanmak için kafanızın da ‘boş’ olması iyidir..”
KADINLAR ERKEKLER
"..'ben sana hiçbir şey demiyorum' dedikten sonra 135635 cümle kuran varlığa 'kadın' denir.."
KAPININ ÖNÜ TEMİZ Mİ?
KAPININ ÖNÜ TEMİZ Mİ?