Bazı dönemler vardır…
Siyaset yalnızca seçimlerden ibaret değildir.
Bazı dönemlerde siyasetin kendisi değişir. Alışkanlıklar sorgulanır, dengeler bozulur, yıllardır değişmez sanılan taşlar yerinden oynar.
Bence Aydın siyaseti tam da böyle bir dönemin içinden geçiyor.
Ve bunu yalnızca bir siyasi partinin yükselişi üzerinden okumak basite kaçmak olur.
Burada sorulması gereken bir soru ortaya çıkıyor:
Biz aynı siyaseti, aynı yöntem ve alışkanlıklarla nereye kadar sürdürebiliriz?
Siyasetin görevi vatandaşın hayatına dokunmaktır.
Emeklinin geçim sıkıntısını konuşmaktır.
Çiftçinin tarlasındaki sorunla ilgilenmektir.
Esnafın kepenk açarken yaşadığı kaygıyı bilmektir.
Ve bunlara çözüm üretmektir.
Bugün Aydın siyasetinde YENİ Parti’nin yükselişinin altında yatan anlamı burada anlamak gerekiyor.
YENİ Parti, Aydın’da mutlak butlancıların aksine, 17 ilçe örgütlenmesini kısa sürede sağladı ve kongre sürecine girdi.
Fakat burada dikkat çekici bir durum ortaya çıktı.
Kongre süreçlerine eski parti alışkanlıklarını ve eski parti hesaplaşmalarını taşımak isteyenlerin bir anda hareketlendiği görüldü.
Maalesef bu da ilk Nazilli de görüldü.
Bazı çevrelerin seçim çalışmalarında, nasıl yeni bir siyaset yapacaklarını, neleri değiştireceklerini ve iktidar yolunda bir taş daha koymanın değerini üyelere anlatmak yerine yalnızca rakiplerine ithamlarda bulunduğu ya da geçmişten kalan eski parti hesaplarını gördüğü görülüyor.
Huylu huyundan vaz geçmiyor.
Seçim çalışmalarını sadece kişisel hesaplaşma ve dedikodular üzerinden yürütüyorlar. Çünkü anlatacakları bir hikâyeleri kalmamış.
Yeni olmuşlar ama yenilenememişler.
Ya da geçmiş hesaplarını görmeden yeniliği henüz içlerine sindirememişler.
Bunun yanı sıra siyaseti yalnızca adaylık dönemlerinde hatırlama alışkanlığını da terk etmeliyiz. Milletvekili adayı olup seçilemeyince küsmek.
Yeniden aday olup sonuç alamayınca tekrardan uzaklaşmak ardından yeni bir adaylık hevesi ile ortaya çıkmak sözünü ettiğimiz yenilenme ile bağdaşmaz.
Samimiyet dediğimiz şey her koşulda örgütün yanında çalışabilmektir. Seçimin sonucu ne olursa olsun emek vermeye devam etmektir.
Burada asıl önemli olan, insanların siyasetten ne beklediği.
Çünkü YENİ Parti’yi eski siyasetlerini tekrar etmek için kullanacaklarsa, bunun toplum açısından hiçbir anlamı yoktur.
Yeni olan gerçekten yeni olmalıdır.
Yeni siyaset;
daha fazla liyakat,
daha fazla katılım,
daha fazla gençlik,
daha fazla emek
demektir.
Bugün Aydın siyasetinde “YENİ” bir sayfa açılıyorsa, o sayfanın en büyük sınavı da burada başlıyor.
Eski siyaset hesaplarını, eski kongre yenilgilerinin hesaplarını bu partide tekrar etmemeleri gerekir.
Çünkü siyaset, kişisel hesaplaşmaların değil, toplumun meselelerini çözmenin aracıdır.
Ben siyasetten bunu bekliyorum.
Bu nedenle YENİ Parti’nin önümüzdeki kongre süreci yalnızca bir parti içi seçim olarak görülmemeli.
Bu süreç, aynı zamanda partinin nasıl bir siyasi kültüre sahip olacağının da göstergesi olacaktır.
Geçmişin siyasi ilişkileri mi belirleyici olacak?
Eski hesaplar mı yeni döneme taşınacak?
Yoksa gerçekten yeni bir örgütlenme ve yeni bir siyasi anlayış mı ortaya çıkacak?
Cevabı kongre salonlarında verilecek.
Çünkü mesele yalnızca yeni olmak değil;
yeni olanın gerçekten yeni kalabilmesidir.
Nazilli’nin ihtiyacı eski hesapların yeni adresi değil.
Nazilli’nin ihtiyacı gerçekten yeni bir siyasettir.
Ve eğer yeni bir siyaset kurulacaksa, o siyasetin ilk kuralı da belli olmalı:
Eski defterler kapatılacak.
