Son dönemde Süleymancılar, Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul üzerinden kamuoyuna yansıyan operasyon ve denetim tartışmalarına değinen Karahan, hukuka aykırı bir durum bulunması halinde gerekli işlemlerin yapılmasının doğal olduğunu ancak aynı denetim anlayışının bütün yapılara uygulanması gerektiğini söyledi.
Karahan, “Yanlış yapan kim olursa olsun soruşturulsun. Suç işleyen kim olursa olsun hesabını versin. Cemaat, tarikat, vakıf, dernek, şirket, spor kulübü veya siyasi yapı fark etmesin. Ancak denetim ve hukuk neden herkese aynı şekilde uygulanmıyor?” ifadelerini kullandı.
“İKTİDARA YAKIN OLANLAR DA AYNI HASSASİYETLE DENETLENİYOR MU?”
İktidara yakın olmadığı düşünülen yapıların sıkı şekilde incelendiğini savunan Karahan, benzer hassasiyetin iktidara yakın olarak değerlendirilen yapı ve çevreler için de gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Karahan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Eğer bir cemaatin ekonomik faaliyetleri, mal varlıkları, eğitim faaliyetleri, vakıfları, dernekleri ve yöneticileri inceleniyorsa aynı ölçü ve hassasiyet bütün cemaatler ve tarikatlar için gösterilmelidir. Milyonluk araçlarla gezen, lüks villalarda yaşayan, büyük ekonomik güce sahip olduğu iddia edilen yapıların yöneticileri varsa onlar da incelensin.”
“KİMSE DOKUNULMAZ OLMASIN”
Denetim çağrısının yalnızca dini yapılarla sınırlı olmadığını ifade eden Karahan; futbol kulüpleri, büyük şirketler, kamu bankalarından kredi kullanan işletmeler, medya kuruluşları ve siyasi yapılar için de aynı hukuk anlayışının geçerli olması gerektiğini söyledi.
Bahis, kumar, kara para ve yüksek bedelli transferlerin gündeme geldiği spor kulüplerinin de ciddi şekilde incelenmesi gerektiğini kaydeden Karahan, “Büyük şirketler, kamu bankalarından kullanılan krediler, ödenmeyen borçlar, kamu kaynaklarından yararlanan medya kuruluşları ve iktidara yakın olduğu düşünülen iş çevreleri de aynı hukuk çerçevesinde incelensin. Kimse dokunulmaz olmasın” dedi.
“BİZİM MESELEMİZ ADALETTİR”
Herhangi bir cemaat ya da tarikatı savunmadığını özellikle vurgulayan Karahan, meselelerinin hukuk önünde eşitlik olduğunu belirterek, “Biz tarikat ve cemaat düşmanı değiliz. Biz adaletsizliğin düşmanıyız” ifadelerini kullandı.
Karahan açıklamasını şöyle tamamladı:
“Denetim olsun, soruşturma olsun, hukuk işlesin ama herkese eşit uygulansın. Kim suçluysa ortaya çıkarılsın, kim suçsuzsa hakkı teslim edilsin. Devletin gücü, muhalifine karşı ne kadar sert olduğuyla değil; kendisine yakın olana karşı da aynı hukuku uygulayabilmesiyle ölçülür. Herkes için aynı hukuk, herkes için aynı adalet istiyoruz. Çünkü adalet bir gün hepimize lazım olacak. Adalet mülkün temelidir.”