USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

Anahtar Partili Pirimoğlu, "Aydın tarımı belirsizliğe sürükleniyor"

Anahtar Parti Aydın İl Başkanı Erkan Pirimoğlu, Aydın tarımında yaşanan sorunlara dikkat çekerek üreticinin artan maliyetler, düşük ürün fiyatları ve plansız üretim nedeniyle zor günlerden geçtiğini söyledi. Tarımın günü kurtaracak politikalarla değil, en az 10-20 yıllık stratejik planlarla yönetilmesi gerektiğini belirten Pirimoğlu, “Bugün üreticiyi korumazsak yarın tüketiciyi koruyamayız” dedi.

Anahtar Partili Pirimoğlu, "Aydın tarımı belirsizliğe sürükleniyor"
06-09-2026 11:16
AYDIN

Aydın’ın önemli tarım merkezlerinden Söke Ovası’nda pamuk üretiminin giderek azaldığını ifade eden Anahtar Parti Aydın İl Başkanı Veteriner Hekim Erkan Pirimoğlu, bölgede ayçiçeği tarlalarının görülmeye başlandığına dikkat çekti. Pirimoğlu, Menderes Ovası’nda ise silajlık mısır, yem bitkileri ve yonca ağırlıklı ekim yapıldığını belirterek, artan maliyetlere rağmen birçok üründe fiyatların geçen yılın dahi altında kaldığını söyledi.

Menderes Ovası’nda ise silajlık mısır, yem bitkileri ve yonca ağırlıklı bir ekim görüyoruz. Maliyetler iki katına çıkmışken birçok üründe fiyatlar geçen yılın dahi altında kalıyor.

Kiraz 35 lira bandında satıldı. Ürünün önemli bir bölümü toplanmadan dalında kaldı. Çilek üreticisi ‘keşke ekmeseydim’ noktasına gelmiş durumda. Zeytinyağı 140-150 lira bandında. Bu gidişat devam ederse zeytinlerin de önemli bir kısmının toplanmaması gibi bir riskle karşı karşıyayız.

Elimizde kalan önemli ürünlerden incirde ise hâlâ TARİŞ’in fiyat açıklamamış olması, üreticiyi tüccarın insafına bırakıyor. Görünen o ki portakal da benzer bir kaderle karşı karşıya kalabilir.

Hayvancılıkta tablo daha da ağır. Küçük aile işletmeleri birer birer üretimden çekiliyor. Büyük işletmeler ise artan maliyetlerin altında ayakta kalmaya, faaliyetlerini sürdürebilmeye çalışıyor. Yem firmaları çuval fiyatlarını 1.000 liranın üzerine çıkararak adeta yeni bir rekor kırıyor.”

“TARIM EN AZ 10-20 YILLIK STRATEJİK PLANLARLA YÖNETİLMELİ”

Türk tarımının ve Aydın tarımının ortalama yaşının 56 olduğunu belirten Başkan Pirimoğlu, sektörün belirsizliğe sürüklendiğini ifade etti. Plansız üretim, denetimsiz ilaç kullanımı, girdi maliyetleri ve ürün fiyatlarının belirlenmesi konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Pirimoğlu, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:

Plansız üretim, denetimsiz ilaç kullanımı, girdi maliyetlerinin kontrol edilememesi ve ürün fiyatlarının üreticiden çok tüccar ve market zincirleri tarafından belirlenmesi bu süreci daha da hızlandırıyor.

Peki ne yapılmalı?

Ankara’dan taşraya kadar liyakatli ve ehil kadrolar oluşturulmalı. Devlet yeniden tarlaya, bahçeye ve işletmeye hâkim olmalı. Bölgesel şartlara göre planlı ve sözleşmeli üretim modelleri geliştirilmeli.

Üretici neyi, ne kadar üreteceğini; kaç paraya satacağını ekimden önce bilmeli. Girdi maliyetleri düşürülmeli, üretim planlaması yapılmalı ve tüketicinin de uygun fiyatla sağlıklı gıdaya ulaşması sağlanmalıdır. Her bölgeye aynı ürünün dikilmesi yerine, Aydın’ın toprağına, suyuna ve iklimine uygun ürünler belirlenmeli. Üretici kazanmıyorsa tarımın sürdürülebilirliğinden söz edemeyiz.

Gereksiz ve plansız ağaç dikimlerinin de önüne geçilmeli. Çünkü tarımda mesele yalnızca üretmek değil, ürettiğini değerinde satabilmektir.

Et sorununu çözmek için ise küçükbaş hayvancılık yeniden özendirilmeli. Aydın’ın meraları ve doğal kaynakları doğru kullanılarak vatandaşımızın sofrasına daha doğal, daha sağlıklı ve daha ulaşılabilir fiyatlı et sunulmalıdır. Tarım, günü kurtaracak politikalarla değil, en az 10-20 yıllık stratejik planlarla yönetilmelidir. Çünkü tarım sadece çiftçinin meselesi değildir. Tarım; soframız, ekonomimiz, istihdamımız ve geleceğimizdir. Bugün üreticiyi korumazsak yarın tüketiciyi koruyamayız.”

“Ortalama yaşı 56 olan Türk tarımı ve Aydın tarımı, maalesef belirsizliğe doğru sürükleniyor.

“SÖKE OVASI PAMUĞA VEDA EDİYOR”

Pirimoğlu, yaptığı değerlendirmede tarım sektöründeki tabloyu şu ifadelerle anlattı:

“Geçtiğimiz gün Söke Ovası’ndan geçerken ayçiçeği tarlalarını gördüm ve gerçekten üzüldüm. Senelerin pamuk ovası, artık pamuğa veda ediyor.

Menderes Ovası’nda ise silajlık mısır, yem bitkileri ve yonca ağırlıklı bir ekim görüyoruz. Maliyetler iki katına çıkmışken birçok üründe fiyatlar geçen yılın dahi altında kalıyor.

Kiraz 35 lira bandında satıldı. Ürünün önemli bir bölümü toplanmadan dalında kaldı. Çilek üreticisi ‘keşke ekmeseydim’ noktasına gelmiş durumda. Zeytinyağı 140-150 lira bandında. Bu gidişat devam ederse zeytinlerin de önemli bir kısmının toplanmaması gibi bir riskle karşı karşıyayız.

Elimizde kalan önemli ürünlerden incirde ise hâlâ TARİŞ’in fiyat açıklamamış olması, üreticiyi tüccarın insafına bırakıyor. Görünen o ki portakal da benzer bir kaderle karşı karşıya kalabilir.

Hayvancılıkta tablo daha da ağır. Küçük aile işletmeleri birer birer üretimden çekiliyor. Büyük işletmeler ise artan maliyetlerin altında ayakta kalmaya, faaliyetlerini sürdürebilmeye çalışıyor. Yem firmaları çuval fiyatlarını 1.000 liranın üzerine çıkararak adeta yeni bir rekor kırıyor.”

“TARIM EN AZ 10-20 YILLIK STRATEJİK PLANLARLA YÖNETİLMELİ”

Türk tarımının ve Aydın tarımının ortalama yaşının 56 olduğunu belirten Başkan Pirimoğlu, sektörün belirsizliğe sürüklendiğini ifade etti. Plansız üretim, denetimsiz ilaç kullanımı, girdi maliyetleri ve ürün fiyatlarının belirlenmesi konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Pirimoğlu, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:

“Ortalama yaşı 56 olan Türk tarımı ve Aydın tarımı, maalesef belirsizliğe doğru sürükleniyor.

Plansız üretim, denetimsiz ilaç kullanımı, girdi maliyetlerinin kontrol edilememesi ve ürün fiyatlarının üreticiden çok tüccar ve market zincirleri tarafından belirlenmesi bu süreci daha da hızlandırıyor.

Peki ne yapılmalı?

Ankara’dan taşraya kadar liyakatli ve ehil kadrolar oluşturulmalı. Devlet yeniden tarlaya, bahçeye ve işletmeye hâkim olmalı. Bölgesel şartlara göre planlı ve sözleşmeli üretim modelleri geliştirilmeli.

Üretici neyi, ne kadar üreteceğini; kaç paraya satacağını ekimden önce bilmeli. Girdi maliyetleri düşürülmeli, üretim planlaması yapılmalı ve tüketicinin de uygun fiyatla sağlıklı gıdaya ulaşması sağlanmalıdır. Her bölgeye aynı ürünün dikilmesi yerine, Aydın’ın toprağına, suyuna ve iklimine uygun ürünler belirlenmeli. Üretici kazanmıyorsa tarımın sürdürülebilirliğinden söz edemeyiz.

Gereksiz ve plansız ağaç dikimlerinin de önüne geçilmeli. Çünkü tarımda mesele yalnızca üretmek değil, ürettiğini değerinde satabilmektir.

Et sorununu çözmek için ise küçükbaş hayvancılık yeniden özendirilmeli. Aydın’ın meraları ve doğal kaynakları doğru kullanılarak vatandaşımızın sofrasına daha doğal, daha sağlıklı ve daha ulaşılabilir fiyatlı et sunulmalıdır. Tarım, günü kurtaracak politikalarla değil, en az 10-20 yıllık stratejik planlarla yönetilmelidir. Çünkü tarım sadece çiftçinin meselesi değildir. Tarım; soframız, ekonomimiz, istihdamımız ve geleceğimizdir. Bugün üreticiyi korumazsak yarın tüketiciyi koruyamayız.”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ