USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

“Bir Dana Bir Telefon Etmiyor”: Çine’de Hayvancılık Can Çekişiyor

Aydın’da son zamanlarda artan maliyetlerle birlikte azalan genç nüfus sayısı hayvancılığı bitirme noktasına getirdi.

“Bir Dana Bir Telefon Etmiyor”: Çine’de Hayvancılık Can Çekişiyor
16-08-2025 11:51
AYDIN

 Aydın’ın Çine İlçesi’nde bulunan Kahraman Mahallesi’nde genç nüfus azalırken hayvancılık yapacak kişinin kalmaması dikkat çekti. Son zamanlarda ülkede artan maliyetler hayvancılığa da yansıdı. Üniversite okumak için şehir dışına gidenlerin çoğu geri dönmedi ve nüfus azaldı. Dönenlerse hayvancılık yapmak istemedi. Bu gelişmelerin sonucunda Mahalle’de hayvancılık yapan neredeyse kalmadı. 30 yıldır büyükbaş hayvancılık işi yapan Cüneyt Alkan, “Eskiden 600 hane yapıyordu ama şu an en fazla 8 hanedir. Böyle giderse hayvancılık 2 seneye tamamen biter” dedi.
“BÖYLE İŞLERİ DEĞİL MASA BAŞI İŞ İSTİYORLAR”
Zorunlu eğitim sistemi sebebiyle çıraklık sisteminin bittiğine değinen Alkan, “Sağ olsun Milli Eğitim Bakanlığı 4+4+4 eğitim sistemini getirdiğinden beri çocuklar çıraklıktan yetişmemeye başladı. Çocuk 18 yaşına gelip zorunlu eğitimi bitirdiğinde ona söylediğin işi yapamıyor. Bu işi 12 yaşından itibaren öğrenmesi lazım ama günümüzde o yaşlarda okul önceliği var. O yaşlarda hem okulu hem de bu işi öğrenmeyi aynı anda götüremiyorlar. Gençler zorluklara alışkın olmadığı için artık bu işlere gönüllü olmuyor. Ailesinden gelen maddi imkanlara kendini alıştırıyor. Çalışıp para kazanmak zor geliyor, aylak bir nesil yetişiyor. Anne ve babası göçüp gittiğinde ne yapacak? Zorluk nedir bilmeyen bir gençlik yetişti. Bu işlere yeltenmiyorlar, masa başı iş derdinde hepsi” ifadelerini kullandı.
“BÖYLE GİDERSE 2 SENEYE TAMAMEN BİTER”
Genç nüfusun azalmasının etkilerinden bahseden Alkan, “Kahraman Mahallesinde hayvancılık bitme noktasına geldi. Genç nüfus kalmadı, köyde en genç ortalama 45 yaş şu an. Genç nüfus yok, hep ihtiyar kesim kaldı. Eskiden 600 hane hayvancılık yapıyordu ama şu an en fazla 8 hanedir. Önceden 2000 civarı büyükbaş hayvan vardı ama bugün 300 tane zor çıkar. Böyle giderse tarım ve hayvancılık 2 seneye tamamen biter. Yeri geldiğinde 50 derece sıcağın altında kalıyoruz. Bu işi herkes yapamaz, gerçekten çok zor şartlar altında çalışıyoruz” diye konuştu.

“BİR DANA BİR TELEFON ETMİYOR”
Hayvancılık işinin maliyetlerine değinen Alkan, “Maliyetler konusunda çok büyük sıkıntıdayız. Bir litre sütün maliyeti 24 lira, sattığımız süt 14 lira. Maliyetler çok ağır ve işin zorluğu çok, sürekli hayvanın yanındasın. Çiftçi olarak yeterli desteği almıyoruz. 2012’de verilen desteklerle şimdiki destekler aynı ama maliyetler arttı. Bir çuval 50 kilogramlık yem 820 lira şu an ve bu bir ineğe 4 gün yetiyor en fazla. Alım gücümüz yok, sıfır. Mesela bir danayı satsak telefon dahi alamıyoruz. Çocuklarımız mağdur, istediğimiz şartlarda okutamıyoruz. Devletin bu işe al atması lazım. Kadrolarda kravatlı adamlar yerine bu işi bilen çiftçilerin olmalı” dedi.

“BU İŞİ YAPACAK ADAM ÇEKİRDEKTEN YETİŞMELİ”
Okuyan gençlerin bu işlere karşı bakış açısıyla ilgili konuşan Alkan, “Yetiştirecek çırak yok ben tek başıma çalışıyorum. Bizim zamanımızda okumak isteyen çocuklar eğitimine devam ediyordu. Okumak istemeyenler çıraklıktan yetişip böyle işlere yöneliyordu. Hayvancılık ve çiftçilik temelden öğrenilip gelen işler. Babalarımız bize bu işleri çocukken gösteriyordu. Hayvancılık sonradan yapılabilecek bir şey değil. Bu işi yapacak adamın çekirdekten yetişmesi şart. Üniversiteye gitmiş bir çocuğun gelip hayvancılık yapması imkansız” ifadelerini kullandı.

“KAZANIYORUM DİYEN YALAN SÖYLÜYORDUR”
Bu işi yapan kişilerin kazançlarıyla ilgili bilgiler veren Alkan, “Kurbanda işler bitikti, bir emekli hayatta kurbanlık alamaz zaten. Adam ev kirası mı verecek? Faturaları mı ödeyecek? Çocuğuna harçlık mı verecek? Okul masrafını mı ödeyecek? Hangi birine yetişsin. Asgari ücret alan adam ne yapsın? 80-90 bin almalı ki bu devirde ayakta kalsın geçimini sağlasın. Bu işten kimse para kazanamaz. Kazanıyorum diyen adam yalan söylüyordur. Kendim hayvancılık yapıyorum biliyorum bu işi, kimseyi kandırmasınlar” diye konuştu.

“YEM FABRİKALARI KAZANIYOR”
Otlanma arazilerine yapılan binaların hayvancılığa etkisi hakkında konuşan Alkan, “Devlet her yere beton dikti mera kalmadı. Hastane, cezaevi, köprü yapacağız diyerek elimizde olan otluk alanları beton yığını yaptılar. Önceden yem almaya gerek yoktu çünkü meralar vardı hayvanlar açık alanda otlanıyordu. Kahraman ve Karakollar Mahallelerinde eskiden otluk arazi yani mera boldu. Kalmadı artık her yere bir beton yaptılar ya da el koydular. Mera yok mecbur yem alıyoruz, en çok yem fabrikalarına yaradı. Bu işte yem fabrikaları kazanıyor, biz kaybediyoruz” dedi.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ