USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Köşe Yazısı

“EY OĞUL, BUNDAN SONRA BÜTÜNLEMEK SANA”

“EY OĞUL, BUNDAN SONRA BÜTÜNLEMEK SANA”

“EY OĞUL, BUNDAN SONRA BÜTÜNLEMEK SANA”
05-05-2026 11:40
AYDIN

Bu günlerde kiminle karşılaşsam “Abi çok kilo almışsın” diyor.

Evet farkındayım ama ben, benim olanı vermeyi pek seven bir adam değilim.

Bir ara rejim yapmaya çalıştım ancak 5 haftalık rejim sonucu sadece 1 kilo verdiğim için vazgeçtim.

Sağlığımda bir sorun olmadığı sürece gömlek giyemeden yaşayabilirim bence.

*

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündemi şüphesiz Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin seçimiydi.

Seçimden bir hafta önce köşe yazımda Muhammet Ali Künkçü’nün kazanacağını yazmıştım.

Dost sohbetlerinde de 400 oy alacağını söylemiştim.

Bunu yazarken ve söylerken kafadan sallamadım.

Gönlüm öyle istiyor diye de öyle yazmadım.

Seçim süreci boyunca sahada yaşananları ve esnafın genel eğilimini takip ederek tamamen gerçekçi yaklaştım.

*

Hayatım boyunca da seçim süreçlerini hiçbir zaman duygusal değerlendirmedim.

Yıllar önce İzmir’in Aliağa İlçesi’nde Ak Partili Belediye Başkanı Tansu Kaya ile seçimden 2 ay önce seçimi konuşurken “500 oy farkla seçildin, 5000 oy ile kaybedersin” demiştim.

Tansu Kaya’nın rakibi CHP’li Turgut Oğuz’un da 15 bin oy alacağını söylemiştim.

Lafta kalmasın, belgeli olsun diye de bunu gazetede yazmıştım.

Turgut Oğuz 14 Bin 965 oy alarak seçildi.

Tansu Kaya da 10 Bin 457 oy almıştı.

Seçim tahminimi duygusal değil, gerçekçi değerlendirdiğim için bu sonuç beni şaşırtmadı.

*

Geçtiğimiz yerel seçimde Aydın Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Onur Arazsu’nun odasında yaklaşık 10 gazeteci seçim tahmini yaptık.

Onur Arazsu da her birimizin tahminlerini yazarak kayıt altına aldı.

“Özlem Çerçioğlu 100 bin fark atar” dediğimde dudak bükenler oldu.

Seçim sonucunda Özlem Çerçioğlu, Mustafa Savaş’a 93 Bin 984 oy fark attı.

Tahminim duygusal değil, gerçekçiydi.

*

Peki hiç yanıldığım olmadı mı?

Elbette oldu.

1 Temmuz 2011 tarihinde Aydın’da yaşamaya başladım.

Aydın’ı hiç bilmiyordum.

Büyük ilçeler hariç diğer ilçelerin de genel yapısını bilmiyordum.

30 Mart 2014 seçimlerinde Buharkent'te MHP adayı Yusuf Vural, 7 oy farkla seçimi kazandı.

AK Partili rakibi Mehmet Erol, 8 sandık için Nazilli İlçe Seçim Kurulu'na itirazda bulundu.

Nihayetinde seçimin yenilenmesine karar verildi.

Yenilenen seçim münasebetiyle ilk kez Buharkent’e gittim.

Olaya çok hakim değildim ama Yalçın Pekgüzel ile iddiaya girdik.

Ben hiç tanımama rağmen tekrar MHP’li Yusuf Vural’ın kazanacağını söyledim.

Yalçın Pekgüzel de Mehmet Erol’un kazanacağını söyledi.

Seçim sonunda Mehmet Erol seçimi, Yalçın abi de takım elbiseyi kazandı.

Allah var takım elbiseyi de aldırmadı.

*

Yani yaşadığınız yeri tanıdığınızda, toplumun nabzını takip ettiğinizde, gerçekten halkın içinde olduğunuzda seçim sonuçlarını tahmin etmek çok da zor olmuyor.

*

Şimdi dönelim Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçimlerine.

Mevcut başkan Muhammet Ali Künkçü’nün karşısına, Aydın Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonları Odası Başkanı Serhan Avşar ile Aydın Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Semih Özmeriç aday olarak çıktı.

*

Serhan Avşar’ın ilk dönem başkanlığıydı ve işin içine siyaset karışmıştı.

Kendisi için henüz erken olduğunu ve siyasetin karışmasının doğru olmadığını düşünüyordum.

Birçok kişi de benim gibi düşünüyordu.

Kendisi de seçimden kısa bir süre önce adaylıktan çekildi.

Serhan Avşar, güzel insandır ve sonraki dönemlerde potansiyel adaydır.

Şimdiden çalışmaya başlamalıdır.

Hakkında hayırlı olmasını da bizzat söyledim.

*

Aydın Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Semih Özmeriç’i çok severim.

Okan Yalçın ile birlikte şoför esnafı için çalışıp, çabaladığına şahidim.

Hiç kimse de Semih Özmeriç’in kaliteli bir insan olduğunu inkar edemez.

Ancak ben kendisinin çok da isteyerek aday olduğunu düşünmüyorum.

Geçen haftaki yazımda belirtmiştim.

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Mehmet Yiğiner’in federasyon yapılanması ve il birlikleri üzerindeki etkisini güçlendirmeye yönelik bazı beklentileri ya da stratejik tercihleri olduğuna dair yorumlar vardı.

Bu durum açıkça konuşuluyordu.

Açıkçası Semih abinin de bu nedenle aday olmak zorunda kaldığını düşünüyorum.

*

Arka planda baskı olmuş olsa da genel olarak seçim süreci güzel geçti.

Her aday kendi çalışmasını yaptı.

Rakibini kötülemekten kaçındı.

Siyaseti de kısmen uzak tutmayı da başardılar.

*

Muhammet Ali Künkçü ‘mavi’ liste ile, Semih Özmeriç de ‘beyaz’ liste ile seçime hazırlanmıştı.

Seçim günü AYESOB Toplantı Salonu çok kalabalıktı.

612 delegenin 590’ı sandık başına gitti.

Salona girdiğimde biraz şaşırdım ve hoş karşılamadığım bir manzara ile karşılaştım.

Salonun her yeri mavi idi.

Kürsünün iki yanında Muhammet Ali Künkçü posteri, ortadaki dev ekranda da Muhammet abinin videosu vardı.

Protokoldeki konukların önündeki sehpalara konulan çiçekler bile maviydi.

Semih Özmeriç’in tek bir posteri bile yoktu.

*

Ben açıkçası bu duruma şaşırdım.

Centilmenlik gereği, rakibe duyulan saygı gereği o salonda her iki adayın eşit temsil edilmesi gereklidir.

Seçimin olacağı salona kadar propagandaya tamam ama seçim salonu her aday için birlikte hazırlanmalıydı.

Öncesinde her iki aday bir araya gelmiş midir bilmiyorum ama bence bir araya gelinip konuşulması, salonun birlikte hazırlanması daha şık olurdu.

Yarın yine yüz yüze bakacağımızı unutmadan yapmak lazım böyle organizasyonları.

Seçim süreci ve seçim ile ilgili tek eleştirim budur.

*

82 odayı ve yaklaşık 55 bin üyeyi temsil eden AYESOB seçimleri sonunda Muhammet Ali Künkcü 405 oy alarak güven tazeledi.

Rakibi Semih Özmeriç de 180 oy aldı.

5 oy da geçersiz sayıldı.

*

Seçim sonuçları kesinleştikten sonra salona Mehter Takımı geldi.

Bunun bir mesaj olduğunu düşünüyorum.

*

Seçim sona erdi.

Artık ağır ekonomik koşullarda ayakta kalmaya çalışan esnaf için çalışmak zamanı.

*

Sevgili Muhammet başkanım, Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e nasihatinde dediği gibi:

“Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlama sana. Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana. Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun.”

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..kötülüğün galip gelmesi için gereken tek şey ‘iyilerin’ hiçbir şey yapmamasıdır..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..ağzında ‘bal’ olanın, kuyruğunda ‘iğnesi’ vardır..”

 

BEN:

“..geyiği seviyorum diye ‘bokuna’ katlanacak değilim..”

 

KADINLAR&ERKEKLER:

“..erkeği bitiren çek ve senettir.. kadını bitiren kek ve börektir..”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ