Türkiye’de en fazla JES’in bulunduğu Aydın’da yeni planlanan santral yatırımları zaman zaman projelerin planlandığı ilçelerdeki yöre sakinleriyle çevre gönüllülerin tepkisini çekerken, Germencik’te 3 yeni santralin daha hayata geçirilecek olması tartışmaların fitilini ateşledi.
Toplamda 14 adet JES bulunan Germencik, ildeki en fazla santrale ev sahipliği yaparken, yeni planlanan 3 yeni yatırım, bazı endişeleri de beraberinde getirdi. İldeki santrallerin uluslararası standartlarda denetiminin yapıldığına inanmadığını belirten Aydın'daki JES mücadelesinin önemli isimlerinden CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Hedef Gazetesi’ne yaptığı özel açıklamalarda yaşanan sorunlara dikkati çekti.
“ULUSLARARASI STANDARTLARDA DENETLENMİYOR”
Açıklamasında, Türkiye’de tarımın başkenti olarak nitelediği Aydın’da gelinen noktada artık tek bir JES’e daha tahammüllerinin olmadığını üstüne basa basa vurgulayan CHP Aydın Milletvekili Karakoz, “Birincisi, jeotermaller bizim havamızı, toprağımızı, suyumuzu kirletiyor. Gerçekten çevreye çok zarar veriyorlar. Denetlendiği söyleniyor ama ben uluslararası standartlarda denetlendiğine de inanmıyorum.
Çünkü alınan numunelere bakıldığında Aydın’daki yeraltı sularının çok hızlı bir şekilde kirlendiği de apaçık ortadadır. Havamızda da zaten bunu yeterince hissediyoruz. En basidinden JES’in yanına yaklaştığımızda o çürük yumurta kokusunu buram buram duyuyoruz. Ben jeotermallerin yeterince denetlendiğini düşünmüyorum. Biz de bu nedenle Aydın’da artık yeni jeotermal santral yapılmasın diyoruz. Öncelik santrallerin uluslararası standartlara göre denetlenmesinin sağlanması gerekiyor ve en ağır cezalarla karşılaşmaları da bu anlamda büyük önem taşıyor” dedi.
“AYDIN’A HİÇBİR KATKILARI YOK”
Aydın’da çevresel zararları sık sık gündem konusu olan JES firmalarının Aydın’da vergi ödemediğini de belirterek şehre katkıları olmadığından da dem vuran CHP’li Karakoz, “Biz bu jeotermal kaynağı şehir ısıtmasında kullanalım diyoruz ama sıcak suyu şehir ısıtması için de vermiyorlar. Yine biz bu jeotermal kaynağın seracılıkta değerlendirilmesini istediğimizde de buna yaklaşmıyorlar. Halihazırda Efeler Kadıköy’de kurulan Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Sanayi Bölge’sinde de bu konuda problem yaşanıyor. Bu sıcak suyu oradan da esirgiyorlar. Netice olarak jeotermal kaynağı tarımda kullanarak da bir fayda sağlayamıyoruz. Örneğin Afyon iline baktığımızda orası sağlık turizminde jeotermali çok iyi kullandı. Afyon jeotermal sayesinde sağlık turizmiyle ciddi bir kalkınma yaşadı. Baktığımızda Aydın’da buna dönük bir yatırım da ortada. Yani işin özü; JES’ler yüzünden bizim hem havamız, hem suyumuz ve hem de toprağımız kirleniyor fakat ilimizin ekonomisine de hiçbir katkısı yok” diye konuştu.
“BİZ ENERJİYE KARŞI DEĞİLİZ!”
Bir jeotermal firmasının aylık kazancının yüzde doksanının kar olduğunu belirterek Aydın’da çok sayıda firmanın daha yatırım yapma isteğinde olduğunu da aktaran Karakoz, “Türkiye’de böyle karlı bir yatırım yok. Dolayısıyla bu karı da görünce, esaslı denetimin olmadığı, ekstra taleplerin de yerine getirilmediği bir ortamda herkes Aydın’a gelip jeotermal yatırımı yapmak istiyor. Aydın, Türkiye’nin en verimli ovalarına sahiptir. İlimiz hakikaten Türkiye’de tarımın başkenti konumunda eşsiz bir ildir.
Biz Aydın’ı, bu güzel coğrafyayı torunlarımıza daha temiz, tarım yapılabilir ve rahat nefes alınabilir bir şekilde bırakmak istiyoruz. Bizim derdimiz bu. Şimdi bunları kalkıp söylediğimizde ne yazık ki birilerince, ‘Enerjiye karşı mısınız?’ diye eleştiriler alıyoruz. Biz enerjiye karşı değiliz. Bu ülkenin elbette enerjiye ihtiyacı var. Bu ülkenin enerjide dışa bağımlılığını ve azaltmaya sonlandırmaya ihtiyacı var. Eyvallah biz bunu sonuna kadar kabul ediyoruz ama bu işin çözümü bir ile haddinden fazla jeotermal enerji santrali, haddinden fazla güneş ve rüzgar enerjisi santralleri yapmak olmamalıdır” ifadelerini kullandı.
“MÜCADELEMİZİN DOZUNU ARTIRACAĞIZ”
İnsan sağlığını ön plana koyan, denetlenebilir ve sürdürülebilir enerji yatırımlarının olması gerektiğine dikkati çeken CHP’li Karakoz, açıklamalarını ifadelerle noktaladı; “Öyleyse yaptığın işi düzgün yap kardeşim ama sen bunu yeterince denetliyor musun? Hayır. Yapılanları zaten bu zamana kadar denetlemedik. Biz bu jeotermal firmalarının uluslararası standartlara göre denetlenmesini istiyoruz. Aydın artık yeni jeotermal enerji santrali yapılmasın istiyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu konuda gerekli her türlü mücadeleyi vereceğiz. Yarınlara daha güzel, daha yaşanabilir bir Aydın’ı miras bırakmak için demokratik mücadelemizin dozunu, şiddetini ve ağırlığını daha da artıracağız. Bizim Aydın’da artık tek bir jeotermal santraline daha fazla tahammülümüz yok”