USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

KKTC 5’inci Cumhurbaşkanı Tatar, Menderes ve Zorlu’yu Aydın’da andı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, MHP Aydın İl Başkanlığı’nı ziyaretinde Kıbrıs melesindeki rolü ve çabalarıyla bilinen Merhum Başbakan Adnan Menderes ve yol arkadaşı Fatin Rüştü Zorlu’yu rahmetle andı.

KKTC 5’inci Cumhurbaşkanı Tatar, Menderes ve Zorlu’yu Aydın’da andı
27-03-2026 16:03
AYDIN

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Aydın’a gerçekleştirdiği program kapsamında MHP Aydın İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Çeşitli açıklamalarda bulunan Tatar, Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi 27 Mayıs'ın ardından 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edilen merhum başbakan Adnan Menderes ve yol arkadaşı Fatin Rüştü Zorlu’yu rahmetle andı. Dönemin Başbakanı Menderes, 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde birtakım antlaşmaları imzalayarak Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanmasını engellemiş ve adada Türk varlığının hukuki teminatını sağlamıştı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle Kırgızistan’da daha tanınan ve saygı duyulan bir konuma eriştiklerini belirten Tatar, kendisine teşekkür etti. Konuşmaları sırasında, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Alparslan Türkeş’i de minnetle andı. Bahçeli ile düzenli olarak iletişim halinde olduğunu belirten Tatar, aralarının iyi olduğunu vurgulayarak, kendisine verdikleri destek için ayrıca teşekkür etti.

“ONLARIN YAPTIKLARI ASLA UNUTULMAMIŞTIR”
Lozan anlaşmasını hatırlatan Tatar, “Aydın’da bir kez daha Sayın Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’nun hatırasını yad ediyoruz. Kendilerine rahmetle ve minnetle anıyoruz. Çünkü onların yaptıkları, Türkiye Cumhuriyeti adına büyük önem taşımaktadır ve asla unutulmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti, geçmişte olduğu gibi, Kıbrıs konusunda da haklarını korumuştur. 1923 Lozan Anlaşması çerçevesinde Kıbrıs, İngiltere’ye bırakılmıştır; Yunanistan’a bırakılmamıştır ve bırakılmayacaktır. Lozan Anlaşması’nın 16’ncı maddesi, statü değişikliği olması durumunda Türkiye Cumhuriyeti’nin söz hakkına sahip olduğunu açıkça belirtir” dedi

“TÜRKİYE, KIBRIS'A DESTEĞİNİ AÇIKÇA ORTAYA KOYMUŞTUR”.

Kıbrıs’ın tarihi hakkında bilgiler veren Tatar, “İngiliz döneminden sonra Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama girişimlerinde, Türkiye, Adnan Menderes ve dönemin yetkilileri aracılığıyla diplomatik girişimlerde bulunmuş, nota vermiş ve uyarıda bulunmuştur. Türkiye, gerektiğinde Kıbrıs’ın güvenliği için müdahale edebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Bu süreçte Kıbrıs Türkleri kahramanca direnmiş ve Türkiye’nin desteğiyle adanın Yunanistan’a entegrasyonu engellenmiştir. 20 Temmuz 1974 sonrası Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü olmuştur ve tek taraflı müdahale hakkı Türkiye’ye tanınmıştır” ifadelerine yer verdi.

“EGEMENLİK HAKLARIMIZI KORUMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Türkiye’nin Kıbrıs’a desteğini vurgulayan Tatar, “Günümüzde emperyalist güçler ve Avrupa Birliği, Kıbrıs’ta bu hakkı sınırlamaya çalışsa da Türkiye’nin müdahale hakkı ve garantörlüğü tartışılmazdır. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs bağlamında, Türkiye’nin egemenlik hakları sadece adayla sınırlı değildir; karasuları, kıta sahanlığı ve ekonomik haklar da bu kapsamda son derece önemlidir. Kıbrıs adasının altı katı büyüklüğündeki alan, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin hakkıdır. Bu hak ve sorumlulukların korunması, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyaseten ve diplomatik olarak yürüttüğü kararlı politikaların bir sonucudur. Bugün, yerleşik siyasi duruşumuzla hem Anadolu coğrafyası hem de Doğu Akdeniz’deki egemenlik haklarımızı korumaya devam ediyoruz” dedi.

“ORADA ERDOĞAN’IN DESTEĞİYLE YERİMİZİ ALDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Tatar, “Allah nasip etti, ben Türk Dünyası’na, Kırgızistan’a gittim. Orada Kırgızistan bayrağı altında bulunduk. Başlangıçta bizi tanımayanlar oldu, ama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle orada yerimizi aldık. Özbek, Türkmen, Kazak, Kırgız ve bizler hepimiz Türk’üz. Tarih de bunu gösteriyor, asırlar boyunca birliğimiz ve kültürel bağlarımız var. Elbette zaman içinde farklı durumlar, uluslararası baskılar ve Sovyet etkisi gibi etkenler bazı ayrılıklara yol açtı. Ama gerçek, sonunda ortaya çıktı. Başta büyüklerimizin öngörüsü ve liderliğinin önemi ile bugün Türk Dünyası’ndaki birliğin değerini görüyoruz. Tarihçiler bunu açıkça ortaya koyabilir; siyasetçiler de uygulamalara bakarak değerlendirebilir. Herkes için hayal gibi görünen bir şey, bugün gerçek oldu” diye konuştu.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ