Bülbül, yaşanan olayı “Türkiye’de basın özgürlüğünün infazı” olarak nitelendirdi.
GAZETECİLER CASUS, HABER SUÇ SAYILIYOR
Bülbül açıklamasında, iktidarın muhalif sesleri susturmak için sistematik bir baskı politikası yürüttüğünü belirterek, “Gazeteciler ‘casus’, televizyonlar ‘tehdit’, haber ‘suç’ sayılır hale geldi. Bu tablo, açıkça bir muhalefetsizleştirme sürecidir. Siyasetçiler konuşmasın, gazeteciler yazmasın, hukukçular savunma yapamasın diye demokrasi adım adım tasfiye ediliyor" dedi.
AMAÇ GERÇEĞİ SUSTURMAK, TOPLUMU KORKUTMAK
Bülbül, TELE1 yayınının kesilmesinin yalnızca bir televizyon kanalına yönelik müdahale olmadığını, toplumun tamamına verilmiş bir gözdağı anlamı taşıdığını söyledi. Bülbül, “Amaç, gerçeği susturmak, toplumu korkutmak, gelecek seçimleri tek sesli bir düzenin gölgesinde yapmak. Basını susturarak, hukuku araçsallaştırarak seçim kazanamazsınız. Ne yaparsanız yapın, ilk sandıkta gideceksiniz. İktidarda kalma planlarınız halkın iradesine çarparak dağılacak" diye konuştu.
“KAYYUMLA, BASKIYLA HALKIN VİCDANINI SUSTURAMAZSINIZ”
Açıklamasının sonunda iktidara seslenen Bülbül, basın üzerindeki baskılara karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı: Bülbül şunları söyledi: “AKP iktidarında artık yalnızca korkunun ve otoritenin sesi var. Ama bilin ki; kayyumla, baskıyla, sansürle halkın vicdanını susturamayacaksınız.”