Başkan Günel, operasyonun dayanağı olduğu belirtilen Ferdi Zenginoğlu’nun aylar önce kendisine bir mektup gönderdiğini öne sürerek, “Bugün yaşananların senaryosu aylar önce bana gönderilen mektupta adım adım anlatılmıştı” dedi.
Kuşadası’nda sabaha karşı gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanları, bir belediye meclis üyesi ve bazı iş insanlarının gözaltına alındığını belirten Günel, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre gözaltıların Ferdi Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifadeye dayandığını söyledi.
“ÇAĞRILSALAR İFADE VERMEYE GİDECEK KİŞİLERDİ”
Günel, ifadede isimleri geçen kişilerin çağrılmaları durumunda ifade vermeye gidecek kişiler olduğunu savunarak, buna rağmen sabaha karşı operasyon yapılmasının kamuoyunda farklı bir algı oluşturduğu görüşünü dile getirdi.
Günel açıklamasında, “İfadede isimleri geçen kişiler, çağrılmaları halinde gidip ifadelerini verecek kişilerken, sabaha karşı yapılan operasyonların tercih edilmesi kamuoyunda farklı bir algı oluşturma çabası olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.
“AYLAR ÖNCE MEKTUPLA BANA ULAŞTI”
Operasyona ilişkin en dikkat çekici iddiasını Ferdi Zenginoğlu tarafından kendisine gönderildiğini öne sürdüğü mektupla ilgili paylaşan Günel, mektupta Zenginoğlu’nun bazı kişiler hakkında ifade vermesi için baskı gördüğünü, vaat ve tehditlerle yönlendirildiğini iddia ettiğini belirtti.
Günel, söz konusu kişinin kendisinden para talep ettiğini de öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Ferdi Zenginoğlu tarafından bana ulaştırılan mektupta, kendisine baskı yapıldığı, belirli kişiler hakkında ifade vermesi yönünde vaat ve tehditlerle yönlendirildiği iddiaları yer alıyordu. Aynı mektupta, istediği parayı vermemem halinde ‘itirafçı olacağını’ söyleyerek beni de tehdit etmiş, ayrıca ileride kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılarıyla yazmıştı.”
“BUGÜNKÜ GELİŞMELER MEKTUPTAKİ ANLATIMLARLA ÖRTÜŞÜYOR”
Günel, Kuşadası’nda yaşanan son gelişmeler ile aylar önce kendisine ulaştırıldığını söylediği mektuptaki iddialar arasında büyük benzerlik bulunduğunu savundu.
“Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim” diyen Günel, soruşturmanın yürütülüş biçimine ilişkin eleştirilerde bulundu.
MASUMİYET KARİNESİ VURGUSU
Adli işlemler henüz tamamlanmadan sosyal medya ve bazı haber mecralarında yayınlar yapılmasını da eleştiren Günel, kişilerin yargı kararı bulunmadan suçlu ilan edilmesinin masumiyet karinesine zarar verdiğini söyledi.
Günel, yaşananların yalnızca gözaltına alınan kişileri değil ailelerini, yakınlarını ve toplumun adalet duygusunu da olumsuz etkilediğini belirterek, hukuk devletinde soruşturmaların somut deliller ve tarafsızlık temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“ADALETİN TECELLİ EDECEĞİNE İNANMAK İSTİYORUM”
Bir hukukçu olarak Türk yargısının gerçekleri ortaya çıkaracağına inanmak istediğini belirten Günel açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Masum insanların itibarlarının, doğruluğu yargı kararıyla ortaya konulmamış iddialarla zedelenmesine son verilmesini bekliyorum. Hukukun üstünlüğünün yeniden hâkim olduğu, adaletin hiçbir baskı ve yönlendirmeden etkilenmeden işlediği bir Türkiye umudumu koruyorum.”