Yıldıztepe Mahallesi'ndeki evinin önünde konuşan Özcan, günahına girildiğini savunarak, "Hak etmediğimiz şeylerle karşılaşıyoruz. Bu memlekette FETÖ'nün liderinin arkasında namaz kılanlar rahat rahat dolaşıyorlar, dediğim gibi 8 kuruş yememiş adamlar için '8 milyon yedi' diye çirkin sözler çıkıyor." ifadelerini kullandı.
Özcan’ın kaybolduğuna dair yakınlarının yaptığı ihbar üzerine ekipler harekete geçmişti. Özcan’ın telefonundan son olarak Atça’nın Yağdere Mahallesi’nden sinyal alınması üzerine aramalar bu bölgede yoğunlaştırılmıştı. Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan sürece bizzat müdahale ederken kendisine ulaşılmış, sağlık durumunun iyi olduğu belirlenmişti.
"HAK ETMEDİĞİMİZ ŞEYLERLE KARŞILAŞIYORUZ"
Evine dönen Özcan, basın mensuplarına çarpıcı açıklamalar yaptı. Özcan, "Hak etmediğimiz şeylerle karşılaşıyoruz. Bu memlekette FETÖ'nün liderinin arkasında namaz kılanlar rahat rahat dolaşıyorlar, dediğim gibi 8 kuruş yememiş adamlar için '8 milyon yedi' diye çirkin sözler çıkıyor. Ben şimdi basın mensubu arkadaşları eve davet edeceğim. Gelsinler bir baksınlar 8 milyon yiyenin evi midir, 8 kuruş yemeyen normal bir vatandaşın evi midir? Tüm basın mensubu arkadaşları bekliyorum. Yani ben bunları hak etmiyorum, yapmadım da." dedi.
"KİRA EVİNDE OTURUYORUM"
Kirada oturduğuna işaret eden Özcan, şunları kaydetti: "Kira evinde oturuyorum. Halam kira evinde. Onun bir evi var, mirastan kalan bir yeri ondan edindi. Başka da hiçbir şeyim yok. Bir tane de arabam var, onu da hoca hanımın sağ olsun maaşından aldık. Yani başka bir yerde bulunanlar varsa getirsinler ben de onların hepsini göstereyim, vereyim, teslim edeyim. Böyle çirkin şeylerle, hak etmediğimiz şeylerle muhatap oluyoruz."
TELEFONUNUN ŞARJI BİTMİŞ
"Yazıktır, günahtır, insanın günahına girmesinler. Bizim de çoluk çocuğumuz var, siyasetçiyiz diye böyle kaya değiliz, taş değiliz." diyen Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim de canımız sıkılıyor. İnsan bir başını alıp böyle dolaşıp gelmek istiyor, sıkıntısını dağıtmak istiyor, o sırada da telefonun şarjı bitti, pek bir de azdı yani. O nedenle yani sevenlerimizi üzmüş olabiliriz, özür diliyorum kendilerinden. Lakin sevmeyenlerimiz de ayaktayız biz, dimdiğiz, yüzümüz ak alnımız pak başımız dik buradayız çok şükür Allah'a."
Açıklamalarının ardından Özcan, basın mensuplarına evini gezdirdi.