USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

Rektör Aldemir'e yönelik kumpası yargı aydınlattı!

Rektör Aldemir'e yönelik kumpası yargı aydınlattı!

Rektör Aldemir'e yönelik kumpası yargı aydınlattı!
27-12-2022 17:41
ADÜ Rektörü Prof.Dr. Osman Selçuk Aldemir'in sokakta yürürken güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinin sosyal medyada yayınlanması üzerine özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve iftira suçundan açtığı davada Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan hakkındaki beraat kararı bozuldu. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz sonuçlandı ve mahkeme iki ismin ceza almalarını talep etti. Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan 2 yıldan 8 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019 yılında yeniden atanamaması sonrasında, halefi Prof. Dr. Osman Selçuk Aldemir’i kumpas ve iftirayla yıpratmaya çalışan Prof. Dr. Cavit Bircan’a bir yargı tokadı daha indi. Geçtiğimiz süreçte ADÜ Rektörü Prof. Dr. Aldemir’in şahsına yönelik, ‘Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek ve iftira’ suçunu işlediği gerekçesiyle dava açtığı eski Rektör Bircan’ın itirazı, İzmir Bölge Adliyesi (BAM) 19. Ceza Dairesi tarafından reddedildi. Alınan ret kararıyla beraber, Rektör Aldemir ile ilgili görevden aldırılması ve hakkında türlü şaibeler oluşturulmasına ilişkin eski Rektör Bircan’ın bir süredir yürüttüğü kumpas tezgahı, yargı eliyle de bir kez daha çökertilmiş oldu. Yerine atanan halefi Rektör Aldemir’e karşı olan kinini hiçbir platformda sergilemekten esirgemeyen eski Rektör Bircan’ın süreç dahilindeki kirli oyunları, İzmir BAM 19. Ceza Dairesi tarafından görülen itiraz davası kapsamında net olarak ortaya saçılırken, süreç dahilinde yaşanacak gelişmelerse merak konusu oldu. İDDİANAMEDE CEZA TALEP EDİLMİŞTİ ADÜ Rektörü Prof. Dr. Aldemir’in, 19 Ağustos 2020 tarihinde açtığı ve bir süredir devam eden davaya ilişkin iddianamede özetle, “Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2021 tarih 2020/10831soruşturma, 2021/4992 esas ve 2021/4016 sayılı iddianamesinde özetle; Müştekinin Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptığı, şüphelilerden Ayla Ekin Deniz'in Beklenen Gazete isimli internet üzerinden yayın yapan gazetenin yazı işleri sorumlusu olduğu, şüpheli Ayla ile aynı gazetede köşe yazıları yazan eşi Suat Deniz'in üniversite ve şüpheli ile ilgili yaptığı haberlerden dolayı müşteki ile şüpheli Ayla arasında husumet bulunduğu, yaptığı haberler nedeniyle müştekinin tehdit amacıyla evinin önünden bir çok kez geçtiğini iddia eden müştekinin evinin bulunduğu mahalde eczacılık yapan şüpheli Ömer Lütfü Altuntuğ'un işyerinin güvenlik kamerası kayıtlarından müştekinin işyeri önünden geçerken kayıtlarını alarak Facebook sosyal paylaşım sitesinde bu kayıtları video alarak yayınlamak suretiyle müştekinin Özel Hayatının Gizliliğini ihlal ettiği, müşteki vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığımıza verdiği dilekçe ile şüpheliler hakkında şikayetçi olduğu, Şüpheli Ömer Altuntuğ'un diğer şüpheli Ayla Ekin'in sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı, müştekinin evinin bulunduğu caddeden geçerkenki görüntülerini Ayla Ekin'e vererek Ayla ile aynı suçu işlemek kararıyla birlikte hareket ettiği, Şüphelilerin üzerlerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçunun uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu, ancak müştekinin uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma işleminin sonuçsuz kaldığı belirtilerek şüphelinin eylemine uyan sevk maddelerince yargılamasının yapılarak cezalandırılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır” ifadeleri yer almıştı. SANIK DENİZ İLE İLGİLİ HAPİS CEZASI ERTELENMİŞTİ Süreç dahilinde hatırlanacağı üzere, ‘İlk Derece Mahkeme Kararı’ olarak, “Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2022 tarih 2021/67 esas 2022/52 sayılı kararında özetle; A) Sanıklar Ayla Ekin Deniz, Salih Suat Deniz, Cavit Bircan, Cihan Aydemir ve Mehmet Özışık hakkında katılana yönelik "iftira" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek ayrı ayrı beraatlerine, B) Sanık Ömer Lutfi Altuntuğ'un "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçu yönünden beraatine, C) 1-Sanık Ayla Ekin Deniz'in "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçu yönünden neticeten 1 Yıl 8 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, 2- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının koşulsuz olarak taktiren ertelenmesine, 3-Sanığın takdiren 1 yıl 8 aylık denetim süresine tabii tutulmasına, D) Sanıklar Ömer, Cavit, Mehmet, Salih'e 5.100,00 TL vekalet ücretinin hazine tarafından ödenmesine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır” şeklindeki ifadelerle karara varılmıştı. SORU İŞARETLERİ NETLİĞE KAVUŞTU Devam eden yargı süreci kapsamında, nihai olarak İzmir BAM Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun değerlendirmesiyle kafalardaki türlü soru işaretleri de netliğe kavuştu. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunca konuya ilişkin değerlendirmede, sürece tüm netliğiyle ışık tutulurken dava çerçevesindeki, “Sanıklar Ayla Ekin Deniz, Salih Suat Deniz, Cavit Bircan, Cihan Aydemir ve Mehmet Özışık’ın sübut bulan zincirleme şekilde iftira suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince tüm sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesinin ve beraat hükümlerine vaki istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek Daire kararına itiraz etmesi üzerine dosyanın incelenmek üzere CMK'nın 308/A itiraz kurulu başkanlığına gönderildiğine" de vurgu yapıldı. CEZA DAİRELERİ’NDEN HUSUMET VURGUSU Kurul tarafından yapılan dosyanın tetkikindeyse süreç, tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Tetkikte, sanık Cavit Bircan'ın ADÜ eski rektörü, katılan Osman Selçuk Aldemir' in ise sanık Bircan'ın yerine atanan yeni rektör olduğu, sanık Salih Suat Deniz' in yerel gazeteci olduğu ve bir dönem ADÜ'de gazetecilik derslerine girdiği ancak katılanın rektör olarak atanmasından sonra görevine son verilmesi nedeniyle katılana karşı husumet beslediğinin de altı çizildi. Söz konusu değerlendirmede, sanık Ayla Ekin Deniz' in de sanık Salih Suat Deniz' in eşi olduğu ve Beklenen gazete isimli gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yaptığı, bu sanığın da eşinin ADÜ deki görevine son verilmesi nedeniyle katılana karşı husumet beslediği belirtilirken, çarpıcı ifadelere de yer verildi. Değerlendirmede, sanıklar Salih Suat Deniz ve Ayla Ekin Deniz' in Adnan Menderes Üniversitesi eski Rektörü olan Bircan ile arkadaş oldukları belirtilirken, sanık Cihan Aydemir'in de ADÜ iktisadi işletme müdürlüğünde personel olarak çalışırken, görevine son verilmesi nedeniyle Rektör Aldemir’e karşı husumet beslediğine de vurgu yapıldı. “AMAÇ: REKTÖRLÜK GÖREVİNDEN ALINMASIDIR!” Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunca adeta şok edici ifadelerle kaleme alınan değerlendirmede, “Sanık Mehmet Özışık' ın ise ulusal basında gazeteci olarak görev yaptığı, Her ne kadar sanıklar Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan aşamalarda atılı suçları kabul etmediklerini savunmuş iseler de; gerek katılan ve tanık beyanları, gerek Facebook yayınları, gerek görüntü izleme tutanakları, gerek dosyada bulunan video görüntüleri, gerek sanıklar arasında yapılan mesaj kayıt içerikleri ile bilirkişi raporları nazara alındığında sanıkların savunmalarının kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından bu sanıkların savunmalarına itibar edilmemiş tüm bu gelişmelerin ışığı altında sanıklar Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan'ın yeni rektör olan katılanın görevine son verilmesi ve yerine tekrar eski rektör olan sanık Cavit Bircan' ın seçilmesini sağlamak amacıyla birlikte hareket ettikleri, aldıkları ortak karar doğrultusunda sanık Ayla Ekin Deniz' in 2012 yılında çekildiği iddia edilen ve bu video görüntülerinde bulunan kişiler oldukları anlaşılan tanıklar ADÜ öğretim üyesi H.Ç. İle serbest çalıştığı anlaşılan E.Y. tarafından görüntülerin kendilerine ait olduğunu kabul ettikleri cinsel birleşmelerini içeren video görüntülerini tanık E.Y.'nin yüzü görünmeyecek şekilde keserek katılanın kolundaki doğum lekesine benzeyen iz bulunduğu ve elinin serçe parmağındaki kırık nedeniyle ayrık olması sebebiyle katılan olduğundan bahisle işlemediğini bildiği halde idari bir yaptırım uygulanmasını ve katılanın Rektörlük görevinden alınmasını sağlamak amacıyla önce yerel basında daha sonrada ulusal basında yayınlanmasını ve haber yapılmasını sağladığı, ayrıca çok sayıda kişi ile paylaştığı daha sonrada bu video görüntülerini katılan hakkında disiplin soruşturması yapılmasını sağlamak amacıyla bir dilekçe ekinde 19/08/2020 tarihinde Yüksek Öğretim Kurulu başkanlığına gönderdiği, FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ İÇİNDE YÖK’E ŞİKAYET Bu dilekçenin 21/08/2020 tarihinde YÖK başkanlığına ulaştığı ve katılan hakkında inceleme başlatıldığı, dana sonra YÖK tarafından görevlendirilen müfettişlerin sanık Ayla Ekin Deniz' i Aydın Valiliğinde dinledikleri ve video görüntülerinin kendilerine ulaşmadığını belirtmeleri üzerine sanığın tekrar bu görüntüleri müfettişlere verdiği kendisinden bu video kayıtlarının E. Y. İsimli şahsın yüzünü gösterir şekilde uzun görüntülerinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine de bu şekilde uzun görüntülerin bulunmadığını belirttiği yine sanık Ayla Ekin tarafından yapılan bir Facebook yayınında da açıkça katılana iftira atacağını söylediği böylece sanıklar Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan'ın fikir ve eylem birliği içinde YÖK' e ihbar ve şikayette bulunarak ayrıca basın ve yayın yoluyla yayın yapıp işlemediklerini bildikleri halde katılan hakkında idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamaya çalıştıkları ve YÖK tarafından da katılan hakkında disiplin incelemesi yürütülüp yapılan inceleme sonucunda işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği bu suçun oluşması için disiplin cezası verilmesinin gerekmediği, Ayrıca sanıklar Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan' a isnat edilen iftira suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun irdelenmesi gerektiği buna göre, İftira suçunun TCK'nın 267/1. Maddesinde düzenlendiği, DİSİPLİN SORUŞTURMASI AÇILMASINI SAĞLAMAK İSTEDİLER Bu maddenin "(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır." hükmünü içerdiği, Hukukumuzda 18 yaşından büyük 2 erkeğin rızaları ile cinsel birleşmelerinin ceza soruşturması veya kovuşturması başlatılmasını sağlayacak hukuka aykırı bir fiil olmadığı ancak 2547 sayılı Yüksek Öğretim kanunun 53/b-6-c maddesinin kamu görevinden çıkarmaya ilişkin disiplin cezasını düzenlediği bu maddenin "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmünü içerdiği, Katılana hukuka aykırı olarak isnat edilen bu fiilin katılan hakkında kamu görevinden çıkarmaya ilişkin disiplin cezasının uygulanmasını sağlamaya yönelik olduğu ve katılanın ihracı ile Rektörlük görevinden alınması sağlandıktan sonra eski Rektör olan sanık Cavit Bircan'ın atanmasını yapılması amacını taşıdığı dolasıyla sanıkların eylemlerinin TCK'nın 37/1. Maddesi delaletiyle TCK'nın 267/1-2. Maddesinde düzenlenen fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftira suçunu teşkil ettiği ve sanıkların 5/8 UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden Sh3BtMy ‐ yE1y+2v ‐ 57jtL65 ‐ 5Pc1eQ= ile erişebilirsiniz. mahkumiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesinin yerinde olmadığı ve fakat sanık Ayla Ekin Deniz' in sanık Cavit Bircan ile fikir ve eylem birliği içinde basın yayın yoluyla ve YÖK' e ihbar ve şikayette bulunmasının ve bu videoyu çok sayıda kişi ile paylaşmasının bir bütün halinde katılan hakkında disiplin soruşturması açılmasını sağlamaya yönelik olduğu, İSTİNAF BAŞVURULARI REDDEDİLDİ Bu nedenle olayda TCK'nın 43/1. Maddesinde düzenlenen teselsül koşullarının bulunmadığı anlaşılarak İzmir BAM C. Başsavcılığının bu sanıklar yönünden itirazının bu şekilde kabulü ile İzmir BAM 19. Ceza Dairesinin 07/07/2022 tarih, 2022/937 esas ve 2022/1898 karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Sanıklar Mehmet Özışık, Salih Suat deniz ve Cihan Aydemir yönünden yapılan incelemede ise; her ne kadar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi C. Başsavcılığı'nın 25.10.2022 tarih, 2022/2360 itiraz değerlendirme ve 2022/597 kabul karar sayılı itiraz talebi ile bu sanıklarında zincirleme şekilde iftira suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğinden bahisle İzmir BAM 19. Ceza Dairesinin 07/07/2022 tarih, 2022/937 esas ve 2022/1898 karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararına itiraz etmiş ve sanık Mehmet Özışık'ın ulusal basında katılan aleyhine yayınlar yaptığı, sanık Cihan Aydemir' in ise mesaj kayıtlarında katılan aleyhine beyanlarda bulunup video görüntülerini de paylaştığı anlaşılmış ise de; sanık Mehmet Özışık' ın bu yayınları sanık Ayla Ekin Deniz' in kendisine 2 erkek şahsın cinsel ilişkilerini içerir video görüntülerinin ADÜ rektörü katılana ait olduğundan bahisle ihbarda bulunması üzerine “İFTİRA SUÇUNA BİLEREK İŞTİRAK ETTİLER” 5187 sayılı Basın kanunun 3/1. Maddesi gereğince yayma, eleştirme ve yorum yapma kapsamında haber yaptığı, sanıklar Ayla Ekin Deniz ile Cavit Bircan'ın eylemlerine bilerek iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı, nitekim katılan tarafından görüntüdeki şahsın kendisi olmadığının bu sanığa bildirilmesi üzerine de yayınlarına son verdiği, yine sanık Cihan Aydemir' inde ADÜ İktisadi İşletmede personel olarak çalışırken katılan tarafından görevine son verilmesi nedeniyle katılana karşı husumet beslediği ve katılan aleyhine beyanda bulunarak video görüntülerini paylaştığı, sanık Salih Suat Deniz’in ise herhangi bir eyleminin bulunmadığı, gerek sanıkların aşamalarda istikrar addeden atılı suçları işlemedikleri yönündeki ifade ve savunmaları, gerek katılan ve tanık beyanları, gerek Facebook yayınları, gerek dosyada bulunan video görüntüleri ve mesaj kayıtları, gerekse görüntü inceleme tutanakları ile bilirkişi raporları nazara alındığında bu sanıkların iftira suçuna bilerek iştirak ettiklerine dair; mahkumiyetlerini gerektirir, her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilemediğinden maddi hakikate ulaşılamamış hukukun evrensel prensibi olan "şüphe sanık lehine değerlendirilir" ilkesi de nazara alınarak bu sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına karşı istinaf başvurularının esastan reddine dair karara İzmir Bölge Adliye Mahkemesi C. Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” ifadelerine yer verildi. OY ÇOKLUĞUYLA KARAR VERİLDİ Söz konusu hüküm kapsamında, İzmir BAM Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın yerinde görülmemesi nedeni ile sanıklar Mehmet Özışık, Salih Suat Deniz ve Cihan Aydemir yönünden yapılan itirazın reddedildiği açıklandı. Ayrıca sanıklar Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan yönünden yapılan itiraz kabul edilirken, İzmir BAM 19. Ceza Dairesinin 7 Temmuz 2022 tarihindeki başvurularının esastan reddine dair kararsa söz konusu sanıklar yönünden kaldırıldı. Dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'ne gönderilirken, davayla ilgili oy çokluğu ile karar verildiği öğrenildi.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ