T.C. Ticaret Bakanlığı öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Müstakil Sanayici ve İş İnsanları Derneği iş birliğiyle Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek “E-Ticareti Güçlendirme Eğitimi” programının ilk ayağı Aydın da yoğun katılımla gerçekleşti. Aydın Ticaret Odası (AYTO) ev sahipliğinde ve AYTO Başkanı Hakan Ülken’in katılımıyla gerçekleşen programa Dünya Odalar Federasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu da katılım sağladı. Esnaf, KOBİ ve girişimcileri dijital ticaretle buluşturmayı amaçlayan organizasyondaki eğitim kapsamında katılımcılara e-ticaretin temel dinamikleri, dijital pazarlama stratejileri ve online satış süreçlerine dair kapsamlı bilgiler aktarıldı. İş dünyası açısından önemli bir buluşma noktası olarak görülen programa Aydın Valisi Yakup Canbolat, AK Parti Milletvekili Mustafa Savaş ve Ömer Özmen, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkan Vekili Ahmet Doğan Alperen, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, kentteki oda ve borsa başkanları ile çok sayıda iş insanı katılım sağladı.

“Stratejik Bir Konuma Taşımaktadır”
Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarını sunan Vali Canbolat, “Bugün burada yalnızca bir eğitim programını tamamlamıyoruz; aynı zamanda Türk ticaretinin dijitalleşme yolculuğunda tarihi bir ana da tanıklık ediyoruz. E-Ticareti Güçlendirme Eğitim Projesi’nin ilk adımını Efeler diyarı Aydın’da atmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu vizyoner projenin başlangıç noktası olarak ilimizi seçen ve programımıza teşrif eden TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na özellikle şükranlarımı sunuyorum. 30 ilimizi kapsayan bu büyük vizyonun, Aydın Ticaret Odamızın ev sahipliğinde ve komşumuz Manisa’nın değerli katkılarıyla başlaması bizler için ayrı bir onur kaynağıdır. Aydın; verimli toprakları, güçlü üretim kültürü ve köklü ticaret geleneğiyle ülkemizin önde gelen tarım ve sanayi merkezlerinden biridir. Başta dünyaca ünlü inciri ve zeytini olmak üzere kestane üretiminde de öncü olan ilimiz, bu ürünleri işleyerek katma değere dönüştüren sanayisiyle dikkat çekmektedir. Tarım ile sanayiyi buluşturan bu güçlü yapı, Aydın’ı hem iç pazarda hem de ihracatta stratejik bir konuma taşımaktadır” ifadelerine yer verdi.

“Küreselde Söz Sahibi Olması Mümkün Değildir”
Projenin önemine değinen Vali Canbolat, “Günümüzde ise bu yerel zenginlikleri korumak tek başına yeterli değildir. Bu değerleri dijital dünyanın sunduğu imkânlarla tüm dünyaya ulaştırmak büyük önem taşımaktadır. İşte bu noktada Aydın’ın geleneksel ticaret gücünü, e-ticaretin hızı ve erişim gücüyle buluşturuyoruz. Girişimcilerimiz dijital ticaretin dinamiklerini öğrenirken, fuar alanında da bilgi ve deneyim paylaşımını artırıyoruz. Bu etkinliğin en büyük kazanımı ise ticaretin her kesiminden insanımızın burada bir araya gelmiş olmasıdır. Tezgahını dijitale taşımak isteyen esnafımız, el emeğini dünyaya ulaştırmayı hedefleyen kadın kooperatiflerimiz, geleceği şekillendiren genç girişimcilerimiz, şehrimizin ekonomisine katkı sunan tacirlerimiz ve bu yolda ilerlemek isteyen dezavantajlı gruplarımız bugün aynı çatı altında buluşmuştur. Eğer onlara yeni fırsatlar sunabilir, e-ticaret yolculuklarında cesaretlerini artırabilirsek ne mutlu bizlere. Çünkü biliyoruz ki yerelde güçlenmeyen bir ticaretin küreselde söz sahibi olması mümkün değildir” dedi.

“Hakan Kardeşime Gönülden Teşekkür Ediyorum”
Kısaca projeyi tanıtan Başkan Hisarcıklıoğlu, “Bugün burada ticaretin geleceğini konuşmak için bir aradayız. Bu projenin ilk ayağında bizleri Aydın’da bir araya getiren bu anlamlı organizasyon için ev sahipliğinden dolayı Aydın Ticaret Odamıza, başkanımız Hakan kardeşime gönülden teşekkür ediyorum. Bu programla e-ticaret hacmi görece düşük olan illerimizde, e-ticaret yapan firma sayısını artırmaya başlıyoruz. İstiyoruz ki daha çok işletmemiz dijital pazara girsin, daha çok girişimcimiz ürününü Türkiye’nin hatta Dünya’nın dört bir yanına ulaştırsın” ifadelerini kullandı.

“Eğitimlerin Kıymeti de Buradan Kaynaklanmaktadır”
Aydın ile ilgili önemli bir parantez açan Hisarcıklıoğlu, “Aydın, markalaşma potansiyeli güçlü şehirlerimizden birisidir. Tarımda üretim lideri, turizmde güçlü konumu, artan üretim gücü ve ihracatıyla da Türkiye katma değer katmaktadır. İncir ve zeytinyağı başta olmak üzere birçok üründe dünya pazarlarında söz sahibisiniz. Yani bu topraklarda alın teri var, kalite var, dünyaya açılacak ürün var. Önemli olan bu değeri dijital dünyaya doğru şekilde tanıtmaktır. Bir ürünün kaliteli olması yetmez, o ürünü görünür kılmanız lazım. Lojistiğini kurmanız gerekiyor, ödeme sistemini güvenli hale getirmeniz gerekiyor. Müşteri memnuniyetini de sürdürülebilir kılmanız gerekir. Bugünkü eğitimlerin kıymeti de buradan kaynaklanmaktadır” dedi.

“En İyi Oda Aydın Ticaret Odası Seçilmiştir”
AYTO’nun başarılarına değinen Başkan Hisarcıklıoğlu, “Aydın incirini de Aydın Ticaret Odamız coğrafi işaretle koruma altına aldı. Allah’tan Erol Valimiz burada valilik yaptı da incirin hangisini yemem gerektiğini bana anlattı. Ondan sonra da gelen incirin şekli değişti. Ardından sadece Türkiye’de değil Avrupa Birliği’nde de tescillendi. Avrupa Birliği’ne tescile girmesine de öncülük etti. Üyelerine yönelik yaptığı hizmetlerle, hayata geçirdiği vizyoner projelerle bölgesindeki en büyük iş dünyası örgütü olan Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu var. Burada odaların verdiği hizmet yarışında da en iyi oda Aydın Ticaret Odası seçilmiştir” diye konuştu.

“En Üst Seviyede Temsil Etmektedir”
Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Başkan Ülken, “Dünya Odalar Federasyonu Başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun adını taşıyan salonumuzda, kendilerinin teşrifleriyle gerçekleşen bu anlamlı organizasyonda sizleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyor, hepiniz hoş geldiniz diyorum. Sayın Başkanımız, uluslararası platformlarda Türk iş dünyasını en üst seviyede temsil etmektedir. Bunlardan biri de Avrupa Odalar Birliği, yani Eurochambres’tır. Sayın Başkanımız, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler arasında bu kurumda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine seçilen tek isim olarak uzun yıllardır bu görevi başarıyla sürdürmektedir” dedi.

“Onur Duyduğumu İfade Etmek İsterim”
Rifat Hisarcıklıoğlu’yla çalışmaktan onur duyduğunu belirten Başkan Ülken, “Ancak çıtayı çok daha yukarı taşıyarak, 150 ülkenin yer aldığı dünyanın en büyük oda sistemi olan Dünya Odalar Federasyonu’nda, rakiplerinin toplam oyundan daha fazla oy alarak başkanlığa seçilmiştir. Bugün bir Türk, dünya ticaretine yön veren bu önemli kurumun başında yer almaktadır. Bu hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır; ülkemizin ve milletimizin gururudur. Kendisinin önümüzdeki yıllarda da hem Türkiye hem de dünya ticaretine önemli katkılar sunmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum. Üç dönemdir Odalar Birliği Yönetim Kurulu’nda kendisiyle birlikte görev yapmaktan da ayrıca büyük bir onur duyduğumu ifade etmek isterim” diye konuştu.
“Bizler İçin Son Derece Kıymetlidir”
Projenin ilk ayağının Aydın’da yapılmasıyla ilgili mutluluğunu dile getiren Başkan Ülken, “Bugün, e-ticaret ve e-ihracatın geliştirilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımızın himayelerinde, TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle hayata geçirilen projenin Türkiye’deki ilk durağı olarak Aydın’ın seçilmiş olması bizler için son derece kıymetlidir. Bu vesileyle Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a da şükranlarımı sunuyorum. Yapılan değerlendirmelere göre Aydın, Türkiye’de e-ticaret sıralamasında 9 ile 12’nci sıralar arasında yer almaktadır. Bu alanda daha kat edecek çok yolumuz, ilimize ve ülkemize kazandıracak büyük bir potansiyelimiz bulunmaktadır. Bu hedeflere ulaşmak için eğitimler, seminerler ve benzeri faaliyetlerin büyük önem taşıdığına inanıyorum. Nitekim bugün de sabah saatlerinden itibaren üyelerimiz bu kapsamlı eğitim programından faydalanmaktadır” ifadelerine yer verdi.
“Ticareti Yönetenler, Geleceği Yönetti”
Projenin önemine vurgu yapan Alperen, “Bildiğiniz gibi tarih boyunca ticaret sadece mal değişimi değil, medeniyetlerin yükselişini belirleyen temel güç olmuştur. 13. yüzyılda Selçuklu kervansaraylarında kurulan ticaret ağları, 15. yüzyılda Osmanlı’nın İpek Yolu üzerindeki hâkimiyeti, 19. yüzyılda sanayi devrimiyle değişen üretim yapıları. Her dönemde ticaretin araçları değişti; ama değişmeyen tek şey şuydu: Ticareti yönetenler, geleceği yönetti. Bugün ise yeni bir dönemin içindeyiz. Artık ticaretin yolu fiziki olmaktan çok dijital olmaya doğru kayıyor. Haritalarda sınırlar var, ama pazarlarda yok. İşte bu noktada bugün burada başlatılan proje, Türkiye’nin ticaret anlayışında bir eşik anlamına gelmektedir. Değerli misafirler; günümüzde bir işletmenin büyüklüğü, sahip olduğu mağazalarla değil, ulaşabildiği müşteriyle ölçülüyor. E-ticaret artık bir seçenek değil, rekabetin temel şartıdır. Küçük bir üretici doğru platformla uluslararası pazara açılabiliyor. Bir kadın girişimci tek bir ürünle global marka yaratabiliyor. Gençler, fiziksel sermaye olmadan ticari değer üretebiliyor. Fırsatlar eşitlenmiş durumda, ancak hazırlık eşit değil. İşte bu proje, bu farkı kapatmak için hayata geçirilmiştir” dedi.
“Bilinçli Bir Kalkınma Modelidir”
E-ticaretin avantajlarından söz eden Alperen, “İzin verirseniz kısa bir örnek paylaşmak istiyorum: Anadolu’nun küçük bir ilçesinde evinde el emeği ürünler üreten bir girişimci hanımefendi düşünün. Yıllarca sadece çevresine satış yapmış, ürünü ve emeği var ama pazar sınırlı. E-ticaretle tanıştıktan kısa süre sonra ürünlerini yalnızca şehir içinde değil, Avrupa’nın farklı ülkelerine de göndermeye başlıyor. Değişen tek şey şu: Aynı ürün, aynı emek… ama artık çok daha geniş bir pazara erişim. İşte e-ticaret, mevcut değeri görünür hale getirmektir. Kıymetli hazirun; bu projeyi değerli kılan sadece kapsamı değil, yaklaşımıdır. Veriyle hareket ediyor, sahayı analiz ediyor, her bölgenin ihtiyacına uygun çözümler sunuyor. E-ticaret uyum endeksi gibi araçlarla geliştirilen yapı, rastgele değil, bilinçli bir kalkınma modelidir. Hedef açıktır: Yerel üretimi dijitalle buluşturmak, KOBİ’leri küresel pazara taşımak, kadın ve genç girişimcilerin sistem içindeki ağırlığını artırmak ve ticareti ülke geneline dengeli şekilde yaymak. Çünkü kalkınma sadece büyümek değil, yayılmaktır” diye konuştu.
“Rekabet Edemeyen İşletme Sürdürülebilir Olamaz”
MÜSİAD’ın çalışmalarından söz eden Alperen, “Değerli iş insanları; MÜSİAD olarak ticareti sadece ekonomik bir faaliyet olarak görmüyoruz. Ticaret bizim için güvendir, sorumluluktur, değer üretme aracıdır. Yüzü aşkın ülkede varlık gösteren bir yapı olarak görüyoruz ki, dijitalleşmeyen işletme rekabet edemez; rekabet edemeyen işletme sürdürülebilir olamaz. Bu nedenle üyelerimizin dijital dönüşümünü destekliyor, e-ticaret ve e-ihracat odaklı projeler geliştiriyoruz. Özellikle gençler ve kadınlar, bu dönüşümün merkezinde olmalıdır. Çünkü bir ekonomi yalnızca üretimle değil, katılım ile büyür. Gençler sistemin dışındaysa potansiyelin yarısı kullanılmamaktadır” ifadelerini kullandı.
“Büyük Bir Zihniyet Değişimidir”
Projenin esnafa yeni bir kapı açacağını belirten Alperen, “Kadınlar üretimde yoksa büyüme eksik kalır. Bu proje, bu eksikleri tamamlayan önemli bir adımdır. Kıymetli hazirun; bugün burada verilen eğitimler sadece bilgi değil, aynı zamanda bir yön değişimidir. Bir esnaf için yeni bir kapıdır, bir girişimci için sıçrama noktasıdır, bir şehir için ekonomik hareketlenmedir. Buradan çıkan her katılımcı artık yalnızca bulunduğu şehirde değil, dünya pazarında rekabet edebilecek potansiyele sahip olacaktır. Bu küçük bir dönüşüm değil, büyük bir zihniyet değişimidir” dedi.
“Büyük Bir Memnuniyet Duyuyorum”
Projenin amacıyla ilgili bilgiler veren Başar, “Ticaret Bakanlığımız tarafından TOBB ve MÜSİAD iş birliğiyle hayata geçirilen bu eğitim programında sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Amacımız, elektronik ticarete ilişkin farkındalığı artırmak ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin e-ticarete uyumunu sağlamak; buradaki potansiyeli harekete geçirmektir. Elektronik ticaret, girişimciliği büyüten, üretimi destekleyen ve ekonominin dijital dönüşümünü hızlandıran bir alan haline gelmiştir. Sürdürülebilir politika üretmek için en önemli unsurlar, veri altyapısı ve doğru politika araçlarını oluşturmaktır. Bakanlık olarak 2019’dan bu yana elektronik ticarete ilişkin verileri derliyor ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu veriler, sahadaki işletmeler, pazaryerleri, kargo firmaları, ödeme kuruluşları ve altyapı sağlayıcılarından toplanan gerçek verilere dayanmaktadır” diye konuştu.
“Farklı Projeksiyonlarla Raporlamaya Başladık”
Türkiye’nin son yıllardaki E-ticaret verilerini paylaşan Başar, “Özellikle son üç yılda bu verileri farklı projeksiyonlarla raporlamaya başladık. Geçen yıl Mayıs ayında Sayın Bakanımızın açıkladığı veriler gibi, bu yıl da Mayıs ayında güncel verileri sektör ve kamuoyuyla paylaşmayı hedefliyoruz. Bu verilere göre 2024 yılında Türkiye’nin toplam e-ticaret hacmi yüzde 61,7 artışla 3 trilyon lirayı aşmış; işlem sayısı ise 5,9 milyar adede ulaşmıştır. E-ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 19,1’e yükselmiş; 2019’da bu oran yüzde 8–9 civarındaydı. Dolar bazında hacim ise yüzde 15 artışla 90 milyar dolara ulaşmıştır. 2024’te 600 bini aşan işletme, yani tam olarak 600.800 işletme, e-ticaret faaliyetinde bulunmaktadır. Bu işletmelerin yüzde 78,6’sı şahıs işletmesi, yüzde 17,8’i limited şirket ve yüzde 3,6’sı anonim şirkettir. Yani e-ticaretin büyük kısmını küçük işletmeler yürütmektedir. Ayrıca e-ticaret yapan esnaf işletmelerinin yüzde 27,2’si kadın işletme sahipleridir; bunların çoğunluğu 30–34 yaş arasındadır” ifadelerine yer verdi.
“Potansiyelini Harekete Geçirmeye Çalışıyoruz”
Organizasyon kapsamında verilen eğitimlerden bahseden Başar, “Bu rakam, dijital ekonominin toplumun tüm kesimlerine; özellikle kadınlara ve genç girişimcilere önemli fırsatlar sunduğunu göstermektedir. Ancak bazı illerimiz, e-ticarete uyum açısından istediğimiz seviyede değil; bu da önemli bir potansiyeli işaret ediyor. Bu noktada Bakanlık olarak TOBB ve MÜSİAD ile birlikte hazırladığımız eğitim programını hayata geçirdik. Açılışını Aydın’da gerçekleştirdiğimiz bu eğitimler sabah saatlerinden itibaren yoğun katılımla devam etmektedir. Bu eğitimleri toplam 11 ilde sürdüreceğiz; e-ticaretle uğraşan ya da potansiyeli olan tüm katılımcıları bir araya getirerek ülkemizin e-ticaret potansiyelini harekete geçirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmalar, 12’nci Kalkınma Planı ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alan “e-ticarette güvenliğin artırılması ve dijital ticaretin yaygınlaştırılması” hedefleriyle tamamen uyumludur” dedi.