Kendisine genel başkanın Özgür Özel olduğu hatırlatılan Yıldız, "CHP’nin geçmişten bugüne görev yapmış tüm Genel Başkanlarını ‘Genel Başkanım’ diye anmayı bir nezaket, bir vefa ve bir parti terbiyesi meselesi olarak görürüm" ifadeleriyle kendini savunmaya çalıştı. Yıldız'ın şubat ayındaki paylaşımında Deniz Baykal'ı "Önceki dönem genel başkanımız" şeklinde andığının görülmesi ise "Vefa ve parti terbiyesi yalnızca Kılıçdaroğlu söz konusu olduğunda mı geçerli?" sorusunu akıllara getirdi.
Dün başlayan tartışmaların fitili, CHP'li Yıldız'ın Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yaptığı paylaşımla ateşlendi. Paylaşımında, "Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu T24'e yazdı: 'Yeni dünya düzeni kurulurken Türkiye’nin en büyük gücü coğrafyasıdır.' Türkiye, sadece bir ülke değil; enerji yollarının, ticaret hatlarının ve kültürlerin kesişim noktasıdır. Bu avantajı doğru kullanan bir yönetim, Türkiye’yi bölgesel değil küresel bir aktör haline getirebilir. Dış politikada savrulma değil, akılcı ve dengeli bir strateji şarttır. Üretim, teknoloji ve güçlü kurumlar olmadan bu coğrafi avantaj tek başına yeterli değildir. Demokrasi ve hukuk olmadan ekonomik güç sürdürülebilir olmaz. Türkiye’nin potansiyeli büyük. Mesele, bu potansiyeli doğru yönetebilecek iradedir" ifadelerine yer veren Yıldız'ın, Kılıçdaroğlu'nu "Genel Başkanımız" şeklinde anması tepkiye neden oldu.

CHP İL BAŞKANI SAATÇI TEPKİSİNİ DİLE GETİRDİ
Yıldız'ın paylaşımının ardından CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Cumhuriyet Halk Partimiz, kurumsal disiplini ve ciddiyeti olan bir partidir. Görev ve unvanların keyfi ya da alışkanlıkla değil, mevcut gerçekliğe uygun şekilde kullanılması esastır. Cumhuriyet Halk Partimizin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’dir. Aydın Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız’ın yaptığı paylaşımda, önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'genel başkanımız' olarak anılması, basit bir dil sürçmesi olarak geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir sorumsuzluktur. Partimizin hiçbir temsilcisinin kamuoyunu yanıltacak, parti hiyerarşisini görmezden gelecek bir dil kullanma lüksü yoktur" ifadeleriyle tepki gösterdi.

GEÇMİŞ PAYLAŞIMINI UNUTUP BUNLARI YAZDI!
Saatçı'nın paylaşımının ardından Yıldız'dan bir paylaşım daha geldi. Üstü kapalı olarak Saatçı'yı hedef alan Yıldız, "CHP’nin geçmişten bugüne görev yapmış tüm Genel Başkanlarını ‘Genel Başkanım’ diye anmayı bir nezaket, bir vefa ve bir parti terbiyesi meselesi olarak görürüm. Biz bu partide vefayı da biliriz, terbiyeyi de biliriz, mücadele edenlere saygıyı da biliriz. Dün bu partinin yükünü omuzlayanlara bugün dönüp yokmuş gibi davranmak CHP kültürü değil, olsa olsa siyasi nezaketsizliktir. Bu parti; hafızasını inkâr edenlerin değil, geçmişine sahip çıkıp geleceğini büyütenlerin partisidir. Herkes yerini, dilini ve haddini buna göre ayarlasın" ifadelerini kullanarak kendini savunmaya çalıştı.

PARTİ TERBİYESİ YALNIZCA KILIÇDAROĞLU'NDA MI GEÇERLİ?
CHP Aydın Milletvekili Yıldız'ın son açıklaması, önceki tarihlerdeki paylaşımlarına bakıldığında, "Kendi kendini yalanlama" olarak nitelendirildi. Yıldız'ın, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ölüm yıl dönümü olan 11 Şubat 2026 tarihindeki anma paylaşımında, "Cumhuriyet değerlerine bağlılığı, parlamenter demokrasiye olan inancı ve güçlü hitabetiyle iz bırakan, önceki dönem Genel Başkanımız Deniz Baykal’ı aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyorum" ifadelerini kullandığı görüldü. CHP'li Yıldız'ın anma paylaşımında Baykal'dan "Önceki dönem Genel Başkanımız" diye söz etmesi, "Vefa ve parti terbiyesi yalnızca Kılıçdaroğlu söz konusu olduğunda mı geçerli?" sorusunu akıllara getirirken aynı zamanda "Kendi kendini yalanlama" olarak değerlendirildi