Köşe Yazısı

Kötülüğe Karşı Tetik’te Olmak Gerek

Kötülüğe Karşı Tetik’te Olmak Gerek

Kötülüğe Karşı Tetik’te Olmak Gerek
28-07-2026 11:46
AYDIN

İlkokula gidiyordum, öğretmenim Meryem Cantürk her ilkokul öğretmeninin öğrencilere sorduğu “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunu sordu sınıfa.

Biri, ‘Öğretmen’ dedi.

Biri, ‘Doktor’ dedi.

Biri, ‘Pilot’ dedi.

Bir diğeri, ‘Hemşire’ dedi.

Bana sıra geldi, ‘Gazeteci’ dedim.

Neden öyle dedim halen daha bilmiyorum.

Etrafımda gazeteci yoktu, hiç gazeteci görmemiştim, gazeteci tam olarak ne iş yapar onu da bilmiyordum.

Sadece okumayı çok seviyordum.

O günkü sınıf arkadaşlarımın hiç biri söylediği mesleğin erbabı olamadı ama ben 1 Temmuz 1996 yılında başladım gazeteciliğe.

*

Hayali gerçeğe dönüştürmek inanılmaz bir duygu.

*

Şimdiki gibi dünya bir telefona sığmamıştı.

Dönemin şartlarında siyah beyaz film, kocaman bir fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekip, haberler yaptım.

Binlerce haber.

Sonra köşe yazmaya başladım.

Çoğunlukla keyif aldım yaptığım işten.

*

Belediye başkanları, kaymakamlar, emniyet müdürleri, valiler tanıdım.

Siyasetin ete kemiğe bürünmüş hallerini yaşadım.

Klavye delikanlısı olmadım, birçok olayın içinde bizzat vardım.

Onca zorluğa rağmen hiçbir dönem bu dönem kadar yozlaşmış bir gazetecilik, yozlaşmış bir siyaset, yozlaşmış bir adalet ve yozlaşmış bir toplum görmedim.

*

Öyle bir siyasi ortam oluştu ki, cahillik her şeyin önüne geçti.

*

Didim ve Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hicran İzmit var mesela.

Bakın ilkokul mezunu birinden bahsetmiyorum.

Meclis üyesi diyorum.

14 Ağustos 2025’de CHP’nin oylarıyla seçilip Ak Parti’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile birlikte kendisine oy veren seçmene ihanet ederek sözde bağımsız kalan Hicran İzmit.

Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapmış.

“El birliğiyle herkesin rezil olduğu ama kimsenin utanmadığı bir dünya kurdular. Ar damarı çatlamış bir yığın insan var!” yazmış.

Ben de bu söze sonuna kadar katılıyorum.

Tek sorun bu paylaşımı yapanın seçmeninden bile utanmıyor olması.

*

Birileri siyasi menfaat adına yaptıklarından utanmazken, “silkeleyin” talimatıyla zor günler geçiren belediye başkanları var.

*

Tek dertleri, tüm zorluklara rağmen hizmet üretmek olan, seçmene karşı mahcup olmamak için tüm imkanları seferber eden, belki de Türk siyasi tarihinin en zor atmosferinde görev yapmaya çalışan belediye başkanları var.

*

İşte bunlardan biri de Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik.
Göreve geldiğinde, kendisiyle birlikte göreve gelen diğer belediye başkanları gibi bir kaos ortamıyla karşılaştı.

İlk mücadele kevgire dönmüş belediye bütçesindeki delikleri kapatmaya çalışmak oldu.

Sokaktaki vatandaşın asla görmediği cephede, mali disiplin ve kurumsallaşmak mücadelesini verdi.

*

İki yılı biraz geçen bu süreçte 800 milyon borç ödemekle kalmayıp belediyenin kasasını da güçlendirdi.

Savaş sadece ön cephelerde savaşarak kazanılmaz.

Cephenin arkasında savaşanları kimse bilmez misali bu süreçte birçok çevreden destek yerine eleştiri aldı.

Gündem polemiklerle meşgul edildi.

Çünkü Ertuğrul Tetik alışılmışın dışında bir başkanlık sergiledi.

Yandaşa iş vermedi, torpil yapmadı.

“Ben yıllarca devlette çalıştım, devlet adamıyım” dedi, çizgisini en başta ortaya koydu.

*

Sosyal medya çöplüğü diye bir yer var.

Bilgisi olmayan ama her konuda fikri olanların cirit attığı bir çöplük.

Herkesin vitrinlik yaşadığı bir çöplük.

Asla olmadıkları veya olamayacakları karakterleri gerçekmiş gibi canlandıran bir yığın insan.

Bunların arasında polemik yaratanlara, algı yönlendirmeye çalışanlara şöyle bir bakın hep aynı insanları veya insan kılığındaki trolleri görürsünüz.

*

Sadece Nazilli’de değil, Didim’de, Efeler’de, Kuyucak’ta, Germencik’te, Çine’de, Bozdoğan’da, Koçarlı’da, Karacasu’da, Kuşadası’nda sosyal medyada linç edilen başkanları sokakta görün.

Sokakta bambaşka bir manzara var.

Öyle parayla tutulmuş figüranların değil, yapılan tüm haksızlıkların, hukuksuzlukların ve verilen mücadelenin farkında olan insanlar nasıl da koşup sarılıyor başkanlara iyi izleyin.

*

Ertuğrul Tetik’te onlardan biri.

Devam eden çalışmaları, devamlı sahada olan bir başkanı, yıllardır bekleyen işlerin nihayet birer birer ele alındığını görüyor insanlar.

Göreve geldiğinde isteseydi vitrini parlatır keyfine bakardı.

Vitrini parlatmak yerine temele indi.

Mali disiplini sağladı, kurumsallığı ve kurumsal güveni oluşturdu.

Yaptıkları manşet olmadı ama belediyenin omurgası oluştu.

Şimdi bakıyorum, kente dair projeleri duyurmaya başladı.

Ahmet Şensan Kültür Merkezi, Pati Köy, şehrin tüm yollarının yenilenmesi gibi hamleler başladı.

Tamamen belediyenin kendi parasıyla alınmış 25 yeni araç.

Kimse kusura bakmasın ama Ertuğrul Başkan günü değil yılları değiştirmeye yönelik adımlarla çıktı sahaya.

*

Elbette eleştiri olacaktır.

Olmalıdır da..

Ama eleştiri ile yıpratma çabasını birbirine karıştırdığınız zaman zarar gören sadece siyasetçi olmaz.

Kent olur, kentin geleceği olur.

*

Nazilli benim için kıymetli bir yerdir.

O nedenle de oradaki birçok konuyu takip ediyorum.

Onca sosyal medya trolünün algı operasyonlarına karşı, en sert tartışmaların ortasında bile başkan sahadaki tempoyu hiç düşürmedi. Köyde, pazarda, esnafın yanında aynı güler yüzü görüyorum.

*

Gördüğüm şudur ki, Ertuğrul Tetik kendisini günlük polemiklere değil, yönettiği kente yaslamayı tercih eden bir profil çizdi.

Çizgisini bozmadan devam eder ve yıpratma süreçlerinde güçlü durmayı başarırsa bugüne kadar siyasi kavgalar yüzünden bir arpa boyu yol alamamış Nazilli güzel günleri de görür.

*

Yazının başlığında dediğim gibi, Aydın’da bir kötülük organizasyonu var.

Tüm belediye başkanlarının Tetik’te olmasında fayda var.

Haydi kalın sağlıcakla.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..insan bir kapıdan içeri girmeden, ‘çıkışı da var mı’ diye düşünmeli..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..‘tavşan’ olmak da zor.. hiç acelen yok ama her yere ‘koşarak’ gidiyon..”

 

BEN:

“..öfkeli insanları severim.. en azından hayata ‘sıcak su’ bulmuş kurbağa götüyle bakmazlar..”

 

KADINLAR&ERKEKLER:

“..bir erkek, kız arkadaşına ‘kaç kardeşsiniz’ diye sorarsa, asıl merak ettiği şey kardeş sayısı değil, ‘abisinin’ olup olmadığıdır..”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER