Köşe Yazısı

Hikmet Abi’den Bunları mı Bekliyordunuz?

Hikmet Abi’den Bunları mı Bekliyordunuz?

Hikmet Abi’den Bunları mı Bekliyordunuz?
04-09-2026 10:27
AYDIN

Aydın siyaseti hareketli günlerden geçiyor.

Yeni Parti’de kongre süreci yaklaşırken adaylıklar konuşuluyor, kulisler hareketleniyor, herkes yeni dönemde kimin nerede duracağını tartışıyor.

Tam da böyle bir dönemde Yeni Parti  Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, il başkanlığına yeniden aday olmayacağını açıkladı.

Aslında İlk yazımın konusu  Hikmet Saatçı olmayacaktı. Ancak yıllardır Aydın siyasetinde verdiği emeğin ardından ortaya koyduğu tavrın birkaç cümleyle geçiştirilemeyeceğini düşündüm.

Bir siyaset bilimi mezunu olarak siyasete yalnızca kimin hangi koltuğa oturduğu üzerinden bakmanın eksik olduğuna inanıyorum. Bazen bir siyasetçiyi asıl anlatan, bir makama nasıl geldiğinden çok o makamdan nasıl ayrıldığıdır.

Hikmet Saatçı’nın açıklamasına biraz da buradan bakmak gerekiyor.

Çünkü Hikmet Saatçı, Aydın siyasetinde dün ortaya çıkmış bir isim değil.

Partisinin iyi günlerinde de en zor dönemlerinde de sorumluluk aldı. Örgütün dağılmaya en müsait olduğu zamanlarda toparlayıcı olmaya çalıştı. İnsanları ayrıştırmak yerine bir arada tutan bir siyasi dili tercih etti.

Bunu yaparken de son yıllarda siyasette fazlasıyla alıştığımız bazı yöntemlere hiç tenezzül etmedi.

Sosyal medya hesabını bir trol sayfasına çevirmedi. Eleştirdiği insanlara hakaret etmeyi siyaset, bel altı göndermeler yapmayı cesaret, klavye başında herkese ayar vermeyi örgütçülük zannetmedi.

Belki de bugün kendisini eleştirenlere bakarken sorulması gereken soru tam olarak budur

Hikmet Abi’den ne bekliyordunuz?

Bu soruyu sormak için çok geriye gitmeye de gerek yok.

CHP’deki son il başkanlığı seçiminde  Hikmet Saatçı’nın karşısına çıkan bir aday, siyasi propagandasının önemli bölümünü ön seçim talebi üzerine kurmuştu. Elbetteki ön seçim parti içi demokrasinin temel şartlarından biridir.

Aradan zaman geçti.

Mutlak butlan CHP’sinde aynı ismin bu kez il başkanlığına atanma beklentisi içerisinde olduğu basına yansıdı.
Hatta  şuan ki Mutlak Butlana İl Başkanlığına atanan kişi o kişiyi aşağılarcasına istersen gel seni atatayım şeklinde paylaşım yapmıştı.

Bu yaşananlar, Aydın siyasetinin hafızasında küçük bir ayrıntı olarak kalmayacaktır.

Çünkü siyasetin hafızası vardır; kimin dün ne söylediğini, bugün nerede durduğunu kaydeder.

İster istemez aklıma şu soru geliyor.

Hikmet Saatçı, karşısına son çıkan aday gibi gündüz YouTube başında siyaset ahkamı kesmediği, geceleri Ferdi Tayfur şarkılarıyla efkar dağıtmadığı için mi eleştiriliyor?

Yıllarını örgüt mücadelesine vermiş, en zor dönemlerde sorumluluk almaktan kaçınmamış bir siyasetçiden beklenen gerçekten bu muydu?

Bunların hepsi elbette kişisel tercihlerdir. Ancak bütün bunların ardından yıllardır örgütün içerisinde mücadele etmiş bir insana siyaset dersi verilmeye başlanınca insan ister istemez soruyor.

Hikmet Abi’den de bunları mı bekliyordunuz?

Ön seçim demişken, biraz tarihi yolculuk yapalım isterseniz.

Aydın siyasetinin yakın tarihini bilenler 2015 yılındaki ön seçim sürecini ve meşhur “1-6-9” tartışmalarını da hatırlar. O günlerde kimin hangi liste için çalıştığını siyasi hafıza unutmadı.

Hikmet Saatçı’nın “1-6-9” listelerinin mimarlarından olmadığını da unutmadı.

Arşiv gerçekten de unutmuyor ! 

Yakın tarihimizde ise partinin en ağır siyasi krizlerinden biri yaşandığında Hikmet Saatçı yine sorumluluk almaktan kaçmadı. Mutlak butlan sürecinde tavrını açık biçimde ortaya koyan isimlerden biri oldu. Yeni Parti’nin kuruluşunda Aydın’daki sorumluluğu üstlendi.

Bazılarının farklı siyasi kapıların önünde gelecek aradığı dönemlerde o kendi siyasi çizgisinde kalmayı tercih etti.

Bütün bunlar Hikmet Saatçı’nın hiç hata yapmadığı ya da eleştirilemeyeceği anlamına gelmez.

Elbette eleştirilir.

Ancak eleştiri yaparken terazinin iki kefesini de doğru kurmak gerekir. Hele bir insanın yıllara yayılan siyasi mücadelesini değerlendiriyorsanız…

Gelelim bir arkadaşımızın “Siyaset meslek değildir.” göndermesine.

Doğrudur. Siyaset meslek değildir. Ama meslek sahibi olmadan da aday olmak siyaseti meslek olarak görmek değil miidir?

Peki siyaset nedir?

Hikmet Saatçı’nın açıklamasında benim asıl önemsediğim nokta ise tam burada başlıyor.

Aday olmayacağını söyledi ama siyasetten çekildiğini söylemedi.

Makamı bıraktı ama mücadeleyi bırakmadı.

Partisinin bir neferi olarak sokakta, köyde ve sandık başında çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Siyasette asıl olgunluk da biraz budur.

Koltuğunuz varken partili olmak kolaydır.

Aday gösterildiğinizde çalışmak kolaydır.

Asıl mesele, hiçbir makamınız olmadığında da aynı yerde durabilmektir.

İşte siyaset bu damardan beslenir.

Biz Hikmet Saatçı’yı yıllardır gençlerin “Hikmet abisi” olarak tanıdık. İnsanları dinleyen, farklı kesimleri aynı masada tutabilen ve kendisinden sonra gelecek isimlere alan açabilen bir siyasetçi olarak gördük.

Bugün de belki genç siyasetçilere verebileceği en kıymetli ders budur.

2023’te bizler “değişim” derken “O da ne demek?” tavrıyla yaklaşan arkadaşımızın bugün uzun uzun yazılar yazdığını görüyoruz. 

O günler dün gibi aklımda.

Bizlerin değişimi savunmasının yanlış olduğunu söylüyordu gene de değişimden söz etmeleri sevindirici. 

Geç de olsa değişim ile tanışmışlar.

Yeni Parti Aydın’da elbette yenilenecek. Yeni isimler çıkacak, yeni kadrolar sorumluluk alacak. Zaten olması gereken de budur.

Fakat “yeni” olmak yalnızca yaşla ya da ilk kez bir makama aday olmakla ölçülmez.

Yeni siyaset; eski alışkanlıklarla, sosyal medya kavgalarıyla, kişisel hesaplaşmalarla ve dün söylediğini bugün unutan bir anlayışla kurulamaz.

Yenilik önce zihniyette başlar.

Zeybek Haber’deki ilk yazımın konusu aslında başka olacaktı.

Fakat gündemin sıcaklığı içerisinde, yıllardır Aydın siyasetinde verdiği mücadeleyi gördüğümüz, bildiğimiz ve takdir ettiğimiz Hikmet Saatçı’ya bir teşekkürü borç bilirim.

Teşekkürler Hikmet Abi.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER