Gecenin bir yarısı otelden atıldıklarını ve maaş alamadıkları için günlerdir sokakta kaldıklarını dile getiren çalışanlar Ladonia Hotels zinciri sahibi iş insanı Hüseyin Şahin'in kendilerine “şeref ve namus sözü” dediğini ancak sözünü tutmadığını savundu. Yaşadıkları anlatan çalışanlar devlet yetkililerine seslendi.

Kuşadası’nda faaliyet gösteren 5 yıldızlı Ladonia Hotel Adakule’de çalışanların maaş krizi nedeniyle başlattığı eylem yinelendi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran ilk protestonun ardından, iddiaya göre çalışanların mağduriyetleri giderilmedi. Süreci anlatan otel çalışanları, ilk eylemin ardından jet hızıyla işten çıkarıldıklarını ancak iş çıkışlarının yapıldığı görülen 23 Eylül tarihinde otelde mesai başında olduklarını ileri sürdü. Çalışanlar, 25 Eylül gecesi saat 00.45 civarında yemek yerken çevik kuvvet ve polislerle dışarı çıkarıldıklarını iddia etti. Uzun süredir maaş alamadıkları için barınma sorununu da çözemediklerini belirten çalışanlar, gece yarısı sokakta kaldıklarını ifade etti. Günlerdir parklarda yattıklarını dile getiren çalışanlar, kendilerinden para bekleyen uzaktaki aile fertlerinin de mağdur olduğunu savundu.
Amaçları En Kısa Sürede Paraya Ulaşmak
Ailelerinin birikmiş fatura borçları bulunduğunu belirten çalışanlar, çocuklarına bakamaz hale geldiklerini dile getirdi. Çalışanlar, tek dertlerinin en kısa sürede alacaklarına ulaşmak olduğunu söyledi. Esas olanın hukuki süreçle ilerlemek olduğunun farkında ve bilincinde olduklarını belirten çalışanlar, sürecin uzaması halinde paralarını uzun süre alamama ihtimallerine dikkat çekti. Amaçlarının en kısa sürede paralarına ulaşmak olduğunu vurgulayan çalışanlar, devlet yetkililerine seslenerek yardım talebinde bulundu. Bugün içerisinde ilçe kaymakamıyla görüşeceklerini ifade eden çalışanlar, amaçlarının sorun çıkarmak olmadığının altını çizdi.
Ne Olmuştu?
Hatırlanacağı üzere aylardır ücretlerini alamadıklarını iddia eden otel çalışanları, alacaklarının ödenmesi talebiyle tesis içerisinde protesto gerçekleştirmiş ve eylem sırasında otelin ulaşım ve çıkışlarının durdurulması üzerine yaklaşık 400 kişi içeride mahsur kalırken olay yerine polis ekipleri intikal etmişti. Otelde konaklayan yaklaşık 400 müşterinin tahliyesine başlanmış ve otel içerisinde mağduriyet yaşayan müşterilerin tahliyesi için acenteler ile yetkililer devreye girmişti. Maaşlarını hala alamadıklarını savunan otel çalışanları bugün yeniden otel önünde buluşarak protestolarını yineledi.
“Beklentimiz Çilemizin Son Bulmasıdır”
Ladonia Otel Adakule bünyesinde çalışan turizm emekçileri olarak maruz kaldıkları uygulamaları kamuoyunun dikkatine sunmak üzere toplandıklarını belirten Osman Kaan Deng, otelde aşçılık yaptığını ve şu an sendika temsilcisi olarak konuştuğunu söyleyerek, “Sezonun başından bu yana birçok personel fiziki ve mental anlamda yıprandı. Bayramlarda, hafta sonlarında ailelerimizin yanında olmamız gereken zamanlarda dahi işimizi layıkıyla yapmak için elimizden geleni yaptık. Fakat gelinen noktada tüm bu fedakarlıklarımız görmezden geliniyor. Hakkımız olan maaşlarımızı ve fazla mesai ücretlerimizi alamıyoruz. Paramızı alana kadar iş bırakacağımızı söylediğimizde ise sezonun sonuna gelinmesi gerekçe gösterilerek biz turizm emekçileri kapının önüne konuluyoruz. Grevin ilk gününde, oteldeki tüm işlerin bizim tarafımızdan yürütüldüğünü gören yönetim, müşterileri çevre tesislere transfer etti. Grevin ikinci gününde ise işveren avukatları, sendika avukatlarımızı arayarak “Sizin hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız, siz işçileri tahrik ediyorsunuz” ifadelerini kullandı. Yaşananlar yalnızca Kuşadası ile sınırlı kalmayıp Ladonia Otel’in Bodrum ve Yalova’daki tesislerinde de baş gösterdi. Yüce Türk adaletinden beklentimiz, tüm işçi alacaklarının eksiksiz ödenmesi ve sezon sonlarında turizm emekçilerinin yaşadığı bu çilenin son bulmasıdır” dedi.
“Bir Kuruş Eksik Veya Fazla Talebimiz Yok”
Haklarını alana kadar Kaymakamlığın, Adliyenin ve gerekirse Bakanlıkların önünde mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Deng, “Bizim kimseden bir kuruş fazla, bir kuruş eksik talebimiz yok. Hakkımızı verseler burada durmayacağız. Buradaki birçok insan gurbetten geldi, ailesine ekmek götürmek ve kirasını ödeyebilmek için çalışıyor. Şu an bu insanlar mağdur durumda. Bir diğer önemli konu da SGK çıkışlarımızın Kod 50 gibi maddeler gerekçe gösterilerek yapılması. Kod 50, işçinin bir aylık maaşıyla karşılayamayacağı düzeyde mala zarar vermesi durumunu kapsıyor. Bizim böyle bir zarar vermişliğimiz yok. İstenirse emniyet ekipleri ve işveren vekilleri gelip kontrol edebilir. Bizim tek isteğimiz işçi alacaklarımızı, fazla mesailerimizi ve diğer haklarımızı eksiksiz alabilmek” diye konuştu.
“Acil Çözüme İhtiyacımız Var”
Kuşadası Ladonia Otel'de Mutfak Sous Chef'i olarak çalıştığını ifade eden Necati Katırcı, “Mutfak ekibi olarak biz 55 kişi, nisan ayından bu yana düzenli maaşlarımızı, mesailerimizi ve bayram ödemelerimizi alamıyoruz. Sezon bitimine yaklaşırken ağustos ve eylül ayı alacaklarımız da içeride. Ladonia Otelleri'nin Türkiye genelindeki 5 otelinde de benzer mağduriyetlerin yaşandığını ve işçilerin alacaklarının ödenmediğini belirterek bunun araştırılmasını istiyoruz. İşçilerin alacaklarının bir an önce tahsil edilmesini talep ediyoruz. ‘Gidin, mahkemeye verin’ denilmesi bizim için çözüm değil. Hukuki yolun farkındayız ancak dava süreçlerinin yıllarca sürebileceğini biliyoruz. Bizim bugün, hatta saatlik olarak acil çözüme ihtiyacımız var. İnsanların memleketlerine, ailelerinin yanına gidecek parası dahi yok” dedi.
“Son 3 Aydır Hiç Ödemiyorlar”
Traktör şoförlüğü yaptığını ve teknik serviste çalıştığını söyleyen Orhan Acar, “Son 3 yıldan beri ben burada çalışıyorum. 1 seneden beri gecikmeli ödüyorlar. Son 3 aydan beri hiç ödememeye başladılar. Evet gecikmeli öderken idare ediyorduk ama artık hiç ödemiyorlardı ve idare edecek durumumuz kalmadı, bizi zora soktular” ifadelerine yer verdi.
“3 Aylık Maaşımız İçeride Kaldı”
Mutfak Departmanı çalışanı Sezai Çalışkan, 14 Nisan’da işe başladığını belirterek, “Çalışmaya devam ederken maaşlarımız gecikti. Fakat otelden kendi isteğiyle ayrılanların şu ana kadar hiçbirinin maaşı verilmedi. Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ayrılanların maaşları yatmadı. Biz öncekileri gecikmeli de olsa aldık ama Ağustos ve Eylül maaşlarımızı alamadık. Normalde Ekim sonuna kadar burada çalışmak zorundaydık. Otel aniden kapanınca Ekim maaşımız da ortadan kalkmış oldu. Şu anda Ağustos, Eylül ve Ekim olmak üzere 3 aylık maaşımız içeride kaldı. Bir de işten çıkarılma konusunda bir çelişki var. Ayın 23’ünde otelde yaklaşık 500 müşteri vardı ve biz o gün normal şekilde çalıştık. 24’ünde bu olay yaşandı, ardından bize mesaj geldi ve ayın 23’ü itibarıyla Kod 50 ile işten çıkarıldığım söylendi. 23’ünde müşteri varken ve biz çalışırken nasıl aynı gün işten çıkarılmış oluyorum? Bu durum birbiriyle bağdaşmıyor” ifadelerini kullandı.
Maaş Dekontlarını Gösterdi!
Barlar şefi olduğunu beyan eden Umut Alar, “Maaşlarımızın her ayın 15’inde yatırılması gerekirken son 1 yıldır düzenli olarak gecikmeli yatırıldı. İşveren maaşları her ayın 15’inde yatırdığını söylüyor ancak elimizde 18 Mayıs, 23 Haziran, 17 Temmuz ve 19 Ağustos tarihli dekontlar bulunuyor. Bu ay da maaşlarımız 15’inde yatırılmadı. 18’inde personele maaşların yatırılacağı sözü verildi ancak 20’sinde ve hafta sonunun ardından pazartesi günü de ödeme yapılmadı. Süreç 23’üne kadar devam etti. 24’ünde toplu olarak işe çıkmama kararı aldık. 24’ünün sabahında acenteler turistleri otelden başka bir otele gönderdi. 25’inde ise çoğumuz Kod 50, Kod 46 ve Kod 16 gibi gerekçelerle işten çıkarıldık” diye konuştu.
“Gece Yarısı Otelden Çıkarıldık!”
Otelin içinde yiyecek kalmadığı için mülk sahibi Şefik Yaman’ın yaklaşık 40-45 kişilik yemek siparişi verdiğini ifade eden Alar, “Biz yemek yerken gece saatlerinde polis ve çevik kuvvet eşliğinde otelden çıkarıldık. Zaten çıkışımızı vermişlerdi. Emri geldiği için herhangi bir zorluk çıkarmadan gece 12 sularında hepimiz otelin dışında bekledik. Çoğumuz sezonluk çalıştığımız ve şehir dışından geldiğimiz için lojmanda kalıyorduk. İşten çıkarılınca gece yarısı gidecek yerimiz olmadı. Üzerimize çeşitli suçlamalarla şikayette bulunuldu, biz de karşı taraftan şikayetçi olduk. Biz kimsenin gazıyla hareket etmiyoruz. Kimseden ekmek parası istemiyoruz. Sadece alın terimizin karşılığı olan maaşlarımızı istiyoruz. İşten çıkarıldığımızdan beri maaşlarımız da uzun süredir ödenmedi” dedi.
“Üç Gündür Parkta Yatan Arkadaşlarımız Var”
Mutfakta pide ustası olduğunu söyleyen Şükrü isimli çalışan, “İki aydır maaşlarımızı alamıyoruz. İnsanların gidecek yeri, cebinde parası kalmadı. Bazı arkadaşlarımız arkadaşlarının evine, bazıları da parklara sığınıyor. Üç gündür parkta yatan arkadaşlarımız var. Herkes kredi kartına ve ek hesaplarına yüklendi. Ben evliyim, üç çocuğum var. İki aydır aileme para gönderemiyorum. Evde bizi bekleyen çoluk çocuğumuz var. Hukuki sürecin başlatıldığını biliyoruz ve buna başvuracağız. Ancak biz hükümet yetkililerinden acil çözüm istiyoruz. Kaymakam beyle de bu nedenle görüşmek istiyoruz. Bugün, şu an insanların barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını istiyoruz. Alacaklarımızın işverene ödetilmesiyle çözüm bulunacaksa buna da razıyız. Bizim şu an başka bir talebimiz yok; sadece acil çözüm istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
