Köşe Yazısı

BAŞARI VARSA ‘ADAY’ ÇOK OLUR

BAŞARI VARSA ‘ADAY’ ÇOK OLUR

BAŞARI VARSA ‘ADAY’ ÇOK OLUR
27-04-2026 11:42
AYDIN

Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçimlerine günler kala yarış giderek daha fazla konuşuluyor.

3 Mayıs’ta yapılacak kongrede mevcut başkan Muhammet Ali Künkçü’nün karşısında, Aydın Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı ve aynı zamanda Esnaf ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Semih Özmeriç ile Aydın Berberler Kuaförler ve Güzellik Salonları Esnaf Odası Başkanı Serhan Avşar yarışacak.

*

Üçü de kıymetlidir.

Üçü de Aydın için elini taşın altına koymuştur.

*

Kulislerde, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Mehmet Yiğiner’in federasyon yapılanması ve il birlikleri üzerindeki etkisini güçlendirmeye yönelik bazı beklentileri ya da stratejik tercihleri olduğuna dair yorumlar konuşuluyor.

Şu ana kadar kamuoyuna açık, resmileşmiş veya federasyon tarafından doğrulanmış bir açıklama bulunmasa da perde arkasında Türkiye genelinde Şoförler Odası Başkanları’nın, Birlik Başkanlığı’na aday olmasını istediği dilden düşmüyor.

*

Uzun süredir Aydın Şoförler ve Otomobilciler Odası ve aynı zamanda Esnaf ve Kefalet Kooperatifi Başkanlığı görevini sürdüren Semih Özmeriç’in de, Mehmet Yiğiner tarafından AYESOB Başkanlığı için aday olmaya yönlendirildiği de Aydın kulislerinde de konuşuluyor.

Esnaflar arasında konuşulan bir diğer konu da “Bir koltukta 3 karpuz taşınmaz” konusudur.

Bu durum halen 2 başkanlık görevini sürdüren Semih Özmeriç için dezavantajdır.

*

Bir diğer aday, Aydın Berberler Kuaförler ve Güzellik Salonları Esnaf Odası Başkanı Serhan Avşar.

Serhan Avşar, bir önceki seçimde ilk kez oda başkanı seçildi.

Yönetim tecrübesi noktasında Aydınlı esnaflar kararsız.

Diğer yandan mevcut Aydın MHP İl Yönetiminden destek aldığı da kulislerde konuşulan iddialar arasında.

Esnaf Odası seçimlerine siyasi müdahalenin çok fayda getirmeyeceğine inanırım ve bunu yanlış bulurum.
Hem aday açısından, hem de adı geçen siyasi parti açısından yanlış bulurum.

Elbette seçimlerde siyasi destekler konuşulur.

Bir adayın arkasında parti desteği olduğu da gündeme gelir.

Ancak AYESOB delegesi çoğu zaman siyasi çizgiden çok, kurumun geleceğine bakar.

Çünkü bu seçimler parti yarışı değildir ve o çizgiye taşınmaması gerekir.

*

Uzun süre Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaptım.

Öncesinde İzmir Yargı ve Güvenlik Muhabirleri Derneği’nde uzun süre yönetimde yer aldım.

Yine öncesinde Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nde Başkan Yardımcısı olarak yönetimde görev aldım.

Başkan olduğumda, cemiyetin sadece kağıt üzerinde bir adresi vardı.

Elimde bir çanta, çantanın içinde de cemiyete ait evraklarla devraldım.

İlk bir yıl nasıl bir yöntem izleyeceğimi düşünmekle geçti.

*

Sonra pandemi süreci başladı.

Pandemi sürecinde Aydın’da görev yapan gazeteci arkadaşlarım iyi hatırlar, devlet maske dağıtamazken Cemiyet olarak her hafta, cemiyete üye olsun olmasın her gazeteciye bir hafta yetecek sayıda maske ve koruyucu ekipman dağıtımı yaptık.

Bir yandan ekipman dağıtımı yaparken diğer yandan da cemiyete bir hizmet binası kazandırdım.

*

Bu süreçte önceliğimiz mesleğimiz oldu.

Cemiyet üyesi olsun olmasın her gazetecinin yanında olduk.

O kapı, her gazeteciye açık oldu.

*

Hemen arkasından seçim olduğunda tek liste ile seçime gidildi, kimse başkan olmak istemiyordu.

Tek aday olarak tekrar seçildim.

İkinci dönemim de ortaya koyduğumuz vizyon, birleştirici anlayış, sosyal ve ekonomik projelerle Cemiyet bir kimlik kazandı.

Tekrar seçim zamanı geldiğinde karşımda 3 aday vardı.

Bu kez gerçekten kazandım.

*

Bütçesi olmayan, maaşı olmayan, neredeyse her masrafın başkan tarafından karşılandığı cemiyet başkanlığı o zamana kadar “Yapılacak iş değil” diye bakılırken, kazandırılan kimlik ile değerli bir makam haline gelmişti.

Çünkü bir kurumda başarı varsa, talibi çok olur.

*

Kendi sürecimi kısaca anlattım.

Tekrar gelelim AYESOB seçimlerine.

Seçim atmosferinde gözden kaçırılmaması gereken önemli bir gerçek vardır.

Kendi başkanlık sürecimde anlattığım gibi başarılı görülen kurumlarda aday sayısı artar.

Çünkü güçlü bir yapının yönetimine talip olmak isteyen çok olur.

AYESOB seçiminde üç adayın yarışması da biraz bu tabloyu gösteriyor.

*

AYESOB bugün yalnızca oda başkanlarının bir araya geldiği bir çatı kuruluş değil.

Esnafın ekonomik temsil gücünü taşıyan, kentte önemli ağırlığı bulunan bir yapı.

Böyle bir kurumun yönetiminde delegeler yalnızca isimlere değil, ortaya konulan performansa bakar.

*

Bu noktada Muhammet Ali Künkçü’nün öne çıkan tarafı yalnızca mevcut başkan olması değil. Birlik içindeki ilişkileri yönetebilmesi, oda başkanlarıyla kurduğu iletişim ve özellikle mali yapı konusunda ortaya koyduğu tablodur.

*

Künkçü döneminde en çok konuşulan konulardan biri ekonomik disiplin oldu.

Göreve geldiğinde mali açıdan zor bir süreçten geçtiği ifade edilen birliğin, bugün kasasının dolu olduğu biliniyor.

Bu durum, Künkçü yönetiminde mali disiplinle kurumun krizlere karşı dayanıklılığını arttırdığı anlamına geliyor.

Üstelik bu süreçte yalnızca kaynak oluşturulmadığı, geçmiş dönemden kalan mali yüklerin de temizlendiği ifade ediliyor.

Kurumun geçmiş borçlarının azaltılması ve finansal yapının toparlanması, delegeler açısından önemli bir güven unsuru olarak değerlendiriliyor.

*

Bir başka dikkat çeken başlık ise EYT süreci oldu.

Türkiye genelinde birçok kurum emeklilik yükü nedeniyle zorlanırken, AYESOB bünyesinde emekli olan personele tüm haklarının eksiksiz ödendiği, bunun da borç bırakılmadan gerçekleştirildiği konuşuluyor.

Bu durum, yönetim anlayışının yalnızca günü kurtarmaya değil, planlı mali yönetim anlayışına dayandığı yorumlarını beraberinde getiriyor.

*

Semih Özmeriç’in kooperatif ve oda tecrübesi, Serhan Avşar’ın ilk dönemi olsa da yaptığı çalışmalar önemli olabilir ancak AYESOB gibi çok katmanlı yapılarda belirleyici olan unsur, farklı odaları aynı çatı altında ve kurumu ekonomik olarak ayakta tutabilmektir.

*

3 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlerde sadece isimler değil, yönetim anlayışları yarışacak.

Sahada gördüğüm o ki, Muhammet Ali Künkçü bu seçimin favorisidir.

*

Bu vesileyle üç adaya da başarılar dilerim.

Sonuç ne olursa olsun, kazanan Aydın esnafı olsun.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..zaman; insanın değirmenidir, ömrünü öğütür.. sen ‘yaşadım’ sanırsın..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..düşman yapsa çare bulunur da, can bildiklerin yapınca çaresiz kalınır..”

 

BEN:

“..cam silmek için kullanılan bir ürüne ‘camsil’ adını veren firmanın, tuvalet kağıdına vereceği ismi düşünmek bile istemiyorum..”

 

KADINLAR&ERKEKLER:

“..erkekler; sürekli kendileri hakkında konuşan kadınların ‘sıkıcı’, başkaları hakkında konuşan kadınların ise ‘dedikoducu’ olduklarını düşünür..”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER