USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

EFELER’İN HAKKI EFELER’E VERİLSİN

EFELER’İN HAKKI EFELER’E VERİLSİN
10-09-2025

Cıvıl cıvıl, hayat dolu bir insanı kaybettik geçtiğimiz hafta.

Gazeteciliğe başka bir bakış açısı kazandıran sevgili Fatma Yazıcı’dan bahsediyorum.

Biliyorum daha önce yazmalıydım ama henüz ‘inkar’ sürecini yaşıyorum

Yas dönemindeyim.

Yasın beş veresi vardır.

İnkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme.

Ben henüz kabullenme aşamasına geçemedim.

Sadece çok üzgünüm.

Hepimizin başı sağ olsun, yattığı yer incitmesin.

*

Acımız tazeyken 7 Eylül Aydın’ın Kurtuluş Günü etkinliklerine katıldım.

Uzun zamandır böyle törenlere katılmıyordum.

Bir hafta önce de 30 Ağustos Zafer Bayramı Töreni’ne katılmıştım.

*

Türk Tarihi’nin en önemli günlerinden biri olan Zafer Bayramı oldukça sönüktü.

Çelenk koyma, günün anlam ve önemini anlatan konuşma, Vali beyin protokolü makamında kabul etmesi, küçük çaplı bir kokteyl.

Zafer Bayramı’ndan tadı ağzımda kalan tek şey kokteyldeki ikramlardı.

Halk yok, coşku yok.

Eskiden öyle değildi.

Millet, zaferini kutlardı.

Şimdi bu tür günleri tatil olarak görüyor herkes.

*

7 Eylül Aydın’ın Düşman İşgalinden Kurtuluş Günü ise aklıma başka şeylerin takılmasına neden oldu.

İlk olarak 7 Eylül Aydın’ın mı kurtuluşu yoksa Efeler İlçesi’nin mi?

Çünkü büyükşehir olduktan sonra burası artık Efeler.

Efeler, Büyükşehir Yasası’yla kurulduğu için kendi başına bir ‘kurtuluş günü’ yok maalesef.

Efeler İlçesi, Aydın’ın merkezi olduğuna göre ve 7 Eylül 1922’de işgalden kurtulduğu için, Efeler’in de kurtuluş günü 7 Eylül olarak kabul edilmeli, Efeler İlçesi’nin hakkı teslim edilmelidir.

*

3 Eylül’de Buharkent, 5 Eylül’de Kuyucak, Nazilli ile Sultanhisar, 6 Eylül’de Köşk, Umurlu ile Söke ve 7 Eylül’de Aydın (Efeler), İncirliova, Germencik ile Kuşadası kurtuldu.

Benim şimdi anlam veremediğim her ilçe kendi kurtuluş gününü kutlarken Efeler’in kutlayamaması.

Bunu neden söylüyorum?

Efeler’in artık bir belediye başkanı bir kaymakamı var.

Baktım, ev sahibi olması gereken Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, protokolde en son sırada oturuyor.

Ne konuşma yaptırıldı, ne de ödül törenine katılmasına müsaade edildi.

Bu doğru bir yaklaşım değil.

*

Efeler’in kurtuluşunun ev sahibi Efeler’in belediye başkanı olması gerekir.

Valilik ve Büyükşehir etkinlikleri tüm Aydın sınırları içinde yapmalı ama Efeler’in hakkı Efeler’e teslim edilmelidir.

*

Kutlamalar mı?

Yine sönük, yine coşkudan uzak, yine halk yok.

Bi tek akşam düzenlenen fener alayı ve konserde vardı halk.

Zaferler böyle kutlanmaz.

Türk’ün destanlarını gelecek kuşaklara aktaramazsak, tarihimizi unutur, örf ve adetlerimizden uzaklaşırız.

30 Ağustoslar, 7 Eylüller, 29 Ekimler 23 Nisanlar sadece tatil algısı oluşturur.

Tıpkı dini bayramlarımızda olduğu gibi, her bayramı tatil olarak görür, büyüklerimizin elini öpmek, sevdiklerimizle kucaklaşmak yerine otellere akın eder, havuz keyfi yaparız.

 

 

BOUCHÉE À LA REİNE

Röpteşambırımı giymiş, taze sıkılmış portakal suyumu yudumlarken telefonum çaldı.

Arayan kayınpederimdi.

“Cemoo bi aristokrat yemeği yap da yiyelim oğlum özledik valla” dedi.

“O zaman akşama beklerim sana şöyle Fransız yemeği yapayım” dedim.

*

Siz fakirlerin biz zengin aristokratları anlamanızı tabi ki beklemiyorum ama azıcık ufkunuz genişlesin diye anlatıyorum bunları.

*

Birçoğunuz bilmez ama mutfakta da fena değilimdir.

“Kayınpederime layık ne yapabilirim?” diye düşünürken aklıma Kraliçe Marie Leczinska’nın favori yemeği olan Bouchée à la Reine yapmak geldi.

Başta kraliçe olmak üzere Fransız aristokratlarının çok sevdiği bu yemeği bizzat kendi ellerimle yaptım.

Siz de evinizde yapabilirsiniz aslında.

*

Evinizde, milföy, tavuk göğsü, mantar ve baharat varsa rahat rahat yaparsınız.

Ben yaparken üzeri için İsviçre’nin Gruyera peynirini kullandım.

Siz fakir olduğunuz için evinizde kaşar falan vardır onu kullanın.

Merak eden olursa ulaşsın bana tarifini vereyim.

*

Merak edenler için yemeğin Türkçe adı:

“Kraliçenin Isırığı”

“Kraliçenin Lokması” olarak da söylenir.

*

Yapın yemeğinizi güzel güzel yiyin.

Kendinizi ısırtmayın, kimseye kolay lokma olmayın.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..bir deliye kılıç vermek ne kadar tehlikeliyse, ahlaksız bir insana ‘güç’ vermek de o kadar tehlikelidir..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..tahtını kaybedeceğini anlayan kral, şeytandan bile medet umar..”

 

BEN:

“..ağır konuşur üzerim ama dostumu sattığım görülmemiştir.. eser gürlerim ama kalleşlik yaptığım görülmemiştir..”

 

KADINLAR&ERKEKLER

“..en ‘dipteyken’ yanınızda olan kadın, erkeği ‘zirveye’ taşır..”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?