USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SEDA SARIBAŞ’I ‘GÜNAH KEÇİSİ’ İLAN ETTİLER

SEDA SARIBAŞ’I ‘GÜNAH KEÇİSİ’ İLAN ETTİLER
15-06-2026

Zengin ve yakışıklı bir aristokrat olarak fakirlerin yaşantılarından çok etkilenmem.

Sonuçta fakirler olmasa, her işi kendimiz yapmak zorunda kalırız, zengin olduğumuzu anlayamayız.

Ancak geçtiğimiz gün izlediğim bir röportaj gerçekten gözlerimin dolmasına neden oldu.

*

8-9 yaşlarında bir erkek çocuk ile yapılan röportajda, “Hayalin ne” sorusuna çocuğun verdiği yanıt, “Tost yemek istiyorum” oldu.

Önce inanamadım ve bir kez daha izledim.

Vallahi de, billahi de, tillahi de 8-9 yaşındaki çocuğun en büyük hayali “Kaşarlı tost” yemekmiş.

En son 6 yaşındayken yemiş.

İşte bu cevap gözlerimin dolmasına neden oldu.

*

Çocuklarımızın bile hayallerinin küçüldüğü, esnafın, çiftçinin, emeklinin, çalışanın ezildiği, adaletin mumla arandığı, iktidarı korumak için kanunların askıya alındığı toplumun her kesimi tarafından net bir şekilde görülüyor.

22 yıldan fazladır tek başına iktidar olan Ak Parti’yi yönetenler her şeye kulaklarını tıkamış.

*

22 yıldan fazladır iktidarda olan Ak Parti’nin sınıfta kaldığını uzun zamandır dile getiriyorum.

Doğruyu söylediğim için bazı insanlar beni hiç sevmiyor.

Herkes duymak istediğinin yazılmasını istiyor.

Ancak ben gazeteciliği “Herkes beni sevsin” diye yapmadım, yapmıyorum.

*

Cumartesi günü LGS sınavı vardı.

Büyük kızım Öyküm de o sınava girdi.

14 yaşındaki yani ergenliğin zirvesinde olan çocukların sınava girmek zorunda kalmasını ayrıca eleştiririm ancak değinmek istediğim konu başka.

*

Kızımın sınavı İncirliova’da bulunan bir okuldaydı.

Yaklaşık yarım saat öncesi biz de orada hazır bulunduk.

Görevliler ve gazeteciler hariç, öğrenci velileri okul bahçesine alınmıyordu.

Okulun hemen karşısında bulunan bir kafe tıklım tıklım doluydu.

Velilerin kendi aralarındaki konuşma o kadar büyük bir uğultuya neden oluyordu ki, polis 3 kez uyarmak zorunda kaldı.

*

Benim en çok eleştirdiğim parti olan Ak Parti’nin Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş da sınava girecek olan kızını aynı okula getirdi.

Seda hanım, kızını okul kapısına kadar götürdü, benim kızım da dahil oradaki tüm öğrencilere başarılar diledi.

O sırada kapıda Germencik’ten gelen bir öğrenci kimliğini unuttuğu için içeri alınmıyordu.

Seda Sarıbaş duruma müdahale etti.

Resmen zamanla yarışıldı ve geçici kimlik belgesi çıkartılarak öğrencinin sınava girmesi sağlandı.

*

Hazır oradayken bende bunu haber yaparım diye düşündüm ancak Seda hanım “Boş ver reklam gibi olur, gerek yok” diyerek istemedi.

*

Bir gün sonra çocuğu aynı okulda sınava giren Aydın Şehir Hastanesi Doktorlarından Fecriye Subaşı tarafından bir video yayınlandı ve görüntü bazı gazetecilere de gönderilerek Seda Sarıbaş'ın “Kendisine ayrıcalık sağlandığı" şeklinde haber yapıldı.

*

Bende olayın nasıl olduğunu anlatan bir haber yayınladım.

*

Sonrasında bazı gazeteci arkadaşlar aradı ve Seda Sarıbaş’ın oraya öğrenci velisi olarak gittiğini, okul bahçesine giremeyeceğini falan söylediler.

“Bende öğrenci velisi olarak gittim ama öğrenci velisi olmam gazeteci kimliğimi evde bırakmamı gerektirmiyor, bende girdim” dedim.

“Oy veren vatandaş giremezken o da girmemeliydi” dediler.

“Oy veren vatandaş protokolde oturabiliyor mu?” diye sordum ve devam ettim, “Bakın, o vatandaş da siz de yanlış bir hakkı arıyorsunuz. Oy vererek seçtiğimiz vekillerin emekli olunca 177 bin lira alması, oy verip vekil seçen emeklinin de 20 bin lira alması eleştirilir, aranacaksa o hak aranır. Milletvekili okul bahçesine kadar girdi diye hak aranmaz” dedim.

*

Ak Parti’yi en çok ben eleştirebilirim ancak Ak Partili Seda Sarıbaş’ın yaşadığı tam anlamıyla haksızlık.

*

Seda hanımın geçtiğimiz günlerde büyük oğlu üzerinden gündeme gelen iddialara bakın (ki Yelis Ayaz’ın tutuklanmasını da haksızlık, adaletsizlik olarak yorumlayarak karşı durdum), küçük kızı üzerinden yaratılmaya çalışılan algıya bakın.

Her iki algı çalışmasının da Ak Partili isimler üzerinden gelmesi tesadüf mü?

Siyasette yükseldiği gözle görünen Seda Sarıbaş’ın saçma iddialarla yıpratılmaya çalışıldığı net olarak görünmüyor mu?

*

Devletin malına çöken siyasetçi tabi ki haber olur.

Ahlaksız ilişkiler yaşayan siyasetçi tabi ki haber olur.

Yolsuzluk yapan, hırsızlık yapan siyasetçi tabi ki haber olur.

Ama son derece masum bir olayı büyütmeye, algı yapmaya benim vicdanım elvermez.

*

Hadi kalın sağlıcakla.

Sağa sola salça olmayın, işinize bakın.

Zaman kötü, kollayın kendinizi.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..yörük göçer ama boyun eğmez.. zeybek diz kırar ama baş eğmez..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..herkes adaletten bahseder ama hepsi de ‘haklı’ olanı değil, ‘kendinden yana’ olanı adalet sanır..”

 

BEN:

“..gerçekler ‘acı’ ben tatlıyım.. o zaman ben ‘gerçek’ değilim.. bu kadar mükemmel bir şeyin de gerçek olması imkansız zaten..”

 

KADINLAR&ERKEKLER:

“..parası olmayan bir erkek ve güzelliği olmayan bir kadın dünyayı ‘gerçek’ haliyle görür..”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?