USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

HATİCE GENÇAY NET KONUŞTU: “HERKES GÖREVİNİ YAPSIN”

HATİCE GENÇAY NET KONUŞTU: “HERKES GÖREVİNİ YAPSIN”
30-12-2025

Zengin ve yakışıklı bir aristokrat olduğum için birini parayla tokatlıyordum. O sırada fakirin biri gelip, “Yapma abi para yırtılacak” dedi.

Bir yandan da telefon çalıyordu, kan ter içinde uyandım.

Arayan kayınpederimdi.

“Cemo, özledik yemeklerini yap da yiyelim” dedi.

“Olur baba” dedim.

*

Röteşambırımı üzerime geçirip, taze sıkılmış portakal suyumu yudumlarken hangi yemeği yapacağımı düşündüm.

Alman mutfağının özellikle soğuk havalarda tercih edilen, yoğun kıvamlı ve doyurucu bir peynir çorbası olan Käsesuppe, yanına da İsveç mutfağının en zarif ve ‘aristokrat’ yemeklerinden biri olan Wallenbergare yapmaya karar verdim.

Wallenbergare çok özel bir yemektir.

İlk kez 19. yüzyılda Wallenberg ailesinin mutfağında ortaya çıkmıştır ve İsveç halkı bu yemeği “Bu bir köfte değil, bir tavırdır” diye tarif eder.

*

Bundan sonra siz fakirleri parayla değil, genel kültürümle tokatlayacam.

*

O akşam yemeğinden bir gün sonra Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın düzenlediği basın toplantısına katılmak için Didim’e gittim.

*

Önce Didim Belediyesi tarafından işletilen Didim Balıkçısı’nda gazeteci arkadaşlarımızla birlikte kahvaltı yaptık.

Başkan Hatice Gençay da bize eşlik etti.

Didim’de görev yapan gazeteci arkadaşların deniz manzarasına sırtlarını dönüp oturmaları dikkatimden kaçmadı.

Her gün mis gibi manzaraya uyanınca böyle oluyor demek ki.

*

Kahvaltının ardından Kent Lokantası’na gittik.

Didm Belediyesi iki tane kent lokantası açmış.

Her iki lokantanın da mülk sahibi belediye.

Çevre düzenlenmesi, taş döşemesi de dahil tüm yatırım ihaleye çıkılmadan belediye personeli ve iş makineleriyle yapılmış.

Daha ucuza mal edip, 95 liraya 4 çeşit yemeği halka sunmuşlar.

Lokanta fiziki yapısıyla da lüks bir restoran gibi olmuş, çok beğendim.

Her gün toplam 800 kişi bu hizmetten faydalanıyor.

*

Hatice Başkan, “Kendi taş üretme tesisimiz var. Yollara döşediğimiz taş dahil kendimiz üretiyoruz. Tüm yatırımları kendi imkanlarımızla yapıyoruz. İhaleye çıkmıyor, kendi işçimiz, kendi makinelerimizle yapıyoruz. Bu sayede tasarruf sağladık” dedi.

*

Kendisi anlatmadı hatta haber de yapılmadı ama ekonomik durumu iyi olmayan çocuklara her sabah gıda yardımı yaptıklarını da öğrendim.

*

Son meclis toplantısında Büyükşehir sorumluluğunda olan yolların Didim Belediyesi’ne geçmesini de değerlendiren Hatice Başkan, “Büyükşehirin burada 3 personeli var. Bunların ikisi de ya raporlu ya izinli oluyor. Büyükşehir’in Didim’e verdiği değer de budur. Üç personelle Aydın’ın en büyük ilçelerinden biri olan Didim’e ne kadar hizmet edilir?” dedi.

Sonra ekledi: “Demek ki paraları yok ki, yağmur nedeniyle Altınkum’da çöken istinat duvarını yaparken bile Altınkum Plajı’nın kumlarını kullandılar.”

*

Bu konu aslında çok önemli. Çünkü o kumu kullanmanın teknik sorunları hariç, cezai yükümlülüğü de var. Bu konu Büyükşehir Belediyesi’nin başını ağrıtacak gibi duruyor.

*

Başkan Hatice Gençay, Mavişehir’de yapımına başlanılan proje alanında da her soruya samimiyetle cevap verdi.

*

Göreve geldikten 2 ay sonra belediye çalışanlarının geçmiş dönemden kalan tüm alacaklarını ödediğini, belediyede mali disiplini sağladığını ve işçinin teri kurumadan maaşlarını düzenli ödediklerini anlattı.

Her altı ayda bir de enflasyon farkının maaşa yansıtılarak, çalışanlara verdiği önemi vurguladı.

*

Yine Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Mezarlık ve İlaçlama Hizmetlerinin, tekrar büyükşehire bırakılmasını da değerlendirdi ve, “Bu hizmetler yasa gereği zaten büyükşehirin sorumluluğunda. 2014 yılında Aydın Büyükşehir olunca, meclis kararıyla bu işler ilçe belediyelere devredilmiş. Büyükşehir hazineden bu işler için pay alıyor ama hizmeti yerine getiren ilçe belediyelerine ödeme yapmıyor. Didim’de hiç kimsenin cenazesi musalla taşında kalmadı. Şimdi asli görevlerini tekrar devralan büyükşehir beceremezse biz yine devreye girer vatandaşımızı acılı gününde yalnız bırakmayız” dedi.

*

Özellikle mezarlık hizmetleri konusunda büyükşehir tarafından duygu sömürüsü yapıldığına da dikkat çeken Hatice Gençay, “Biz bu durumu siyasi malzeme yapmayız. İnsanların acıları üzerinden algı operasyonu da yapmayız. Biz sadece herkes görevini yapsın, sorumluluğunda olan işlere sahip çıksın istiyoruz” dedi.

*

Sınırsız ve sansürsüz soru sormamıza izin vermişti ve biz de aklımıza takılan her şeyi sorduk.

Proje alanlarında vatandaşların Hatice Başkana ilgisini bizzat gözlemledim.    

Hatice Gençay’ı sadece belediye başkanı değil, sorumluluğunu bilen bir yerel yönetici olarak gördüm.

Ne ezbere konuştu, ne de süslü laflarla top çevirdi.

Netti.

Açık konuştu.

İsim vermekten, tabloyu olduğu gibi anlatmaktan kaçınmadı.

Daha da önemlisi, meseleyi siyasetin dar kalıplarına hapsetmeden, Didim’in gerçek ihtiyaçları üzerinden konuştu.

*

Mesela “Ulaşım” dedi ve biz bir turizm kenti olan Didim’e sarı civcivlerin son seferinin saat: 18.00’de olduğunu öğrendik.

Saat 18.00’den sonra özel aracınız yoksa Didim’e gidemiyor, giderseniz dönemiyorsunuz.

“Otogar” sürecini hiç eğip bükmeden anlattı.

“Bu benim görevim değil” kolaycılığına sığınmadan, “Hizmet kimin göreviyse, o yapacak” diyebilen bir duruş sergiledi.

*

Bugün Türkiye’de siyaset, çoğu zaman sorumluluğu devretme sanatı gibi icra ediliyor.

Bir iş aksarsa, hemen bir başka kurum işaret ediliyor.

Hatice Gençay ise tam tersini yaptı:

“Ben buradayım, Didim burada ve bu meseleler çözülmek zorunda” dedi.

*

Basın toplantısında dikkat çeken bir başka nokta ise sesinin tonuydu.

Ne bağırdı, ne ajitasyon yaptı.

Ama yumuşak da değildi.

Kararlıydı.

Haklı olmanın verdiği o sakin ama sağlam özgüven vardı sözlerinde.

*

Özellikle mezarlık ve temel belediye hizmetleri konusundaki vurgularıyla, tavrıyla ve duruşuyla yerel yönetimin ne demek olduğunu bilen bir başkan profili çizdi.

*

Tüm imkansızlıklara, iktidarın CHP’li belediyelere uyguladığı baskılara rağmen dik bir tavır ve duruş sergileyen Hatice Gençay’ın, Didim’i daha yaşanılabilir bir kent yapacağına inanıyorum.

***

Önceki gün çıkan çatışmada şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, yeni yılın ülkemize ve milletimize huzur getirmesini diliyorum.

 

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..karşı dağın yamacında geziyor koyuncu, ‘dostunum’ diyenlerin çoğu ‘oskarlık’ oyuncu..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..her sarsıntıyı yıkım sanma.. bazen sadece taşlar yerine oturur..”

 

BEN:

“..kendi kendime konuştuğum kadar kimseyle konuşmuyorum.. sebep delilik değil.. sadece bilirim ki, insanı en iyi kendisi dinler..”

 

KADINLAR&ERKEKLER

“..kadın susuyorsa fırtına gelecek demektir.. erkek susuyorsa uyuyordur..”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?