?>

“GELMİŞKEN GEZELİM, GÖRELİM, EĞLENELİM”

Cem Ulucan

1 ay önce

Zengin ve yakışıklı bir aristokrat olarak bir süredir Kıbrıs’taydım.

Muğla Masterlar Futbol Takımı ile birlikte gittiğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ziyaretine Menteşe Belediye Başkan Yardımcısı Sami Tomurcuklu, Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Cem Kaytan ve Genel Başkan Yardımcısı olarak ben de eşlik ettim.

*

Program kapsamında ziyaretlerimiz de oldu.

Daha önceki Kıbrıs gezilerimde dikkat etmemiştim ama KKTC’de LAÇ Belediyesi diye bir belediye var.

Lapta, Alsancak ve Çamlıbel belediyelerinin birleşmesiyle kurulmuş.

Belediye Başkanı Fırat Ataser.

Fırat Ataser, aslında Kıbrıslı bir iş insanı.

Belediyeler birleşmeden önce Alsancak Belediye Başkanı seçilmiş.

Belediyeler birleştikten sonra yine seçilmiş ve toplam 3 dönemdir başkanlık yapıyor.

İlginç olan kısmı Fırat Ataser’in hiçbir siyasi partiye mensup olmaması.

Yani 3 dönemdir bağımsız olarak girdiği tüm seçimleri kazanmış.

*

Kendisiyle oldukça keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Kendisine, Efeler Belediye Başkanımız Anıl Yetişkin’in selamlarıyla birlikte, Efeler Belediyesi Kadın Emeği Fabrikası’nda üretilen enginar çeşitleri, tarhana ve erişteden oluşan ürünleri de hediye ettik.

*

Kıbrıs’ta ki son iki günüm hastalandığım için biraz kötü geçti.

Halen de devam ediyor maalesef.

Her ne kadar zatürre deseler de burnumdaki tek koku çamaşır suyu kokusu.

Bunun Covid olduğunu anlayabilecek tecrübedeyim.

Anlayacağınız dinlenmeye devam ediyorum.

*

Kıbrıs’ta “Gelmişken gezelim, görelim, eğlenelim” dediğimiz için gezilmesi gereken noktaları gezdik.

Görülmesi gereken güzellikleri gördük.

Elbette eğlendik.

*

Bir nevi ben Kıbrıs’tayken Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gibi hissettim kendimi.

Anlatayım.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Aydın’a gelmiş.

Geliş gerekçesi bir eğitim yatırımı, bir politika sunumu ya da planlı bir il programı değil.

Nazilli’de açılacak olan Erzurumlular Derneği’nin açılışına davet edilmiş, gelmişken de gezelim, görelim, eğlenelim demiş.

*

Biz bunu nasıl öğrendik?

Tabi ki kendi ifadesinden:

“Normal koşullarda Aydın’a gelmişken buraya da katılayım olur. Ama ben Yüksel Başkanın daveti üzerine buraya geldiğim için Aydın programı yaptım.”

Abartmıyorum, aynen böyle söyledi.

*

Bir bakanın kendi ifadesiyle aslında Aydın’la ilgili hiçbir planı olmamasına, “Gelmişken yapalım” demesinin Aydın için ne kadar küçültücü olmasına bir tek ben mi takılıyorum acaba?

Bakan ile birlikte poz vermek için sıraya girenler bu sözler karşısında başlarını öne bile eğmiyorsa, Aydın’ın ezikliğine üzülen bir bensem sorun bende mi acaba?

***

“Allahım aklıma mukayyet ol yarabbi” dediğim bir olay da Germencik’te yaşandı.

*

Germencik Belediyesi’ne ait İNYA Yöresel Ürünler Mağazası var.

Germencik’in bereketli topraklarında yetişen ürünler, ülkenin birçok noktasına ulaşıyor.

*

Aydın Büyükşehir Belediyesi aynı Çine’de olduğu gibi, Germencik’te de taşınmazların tahliye edilmesi süreci başlattı.

Borcuna süt dökmüş kedi, alacağına aslan kesilen ve intikam belediyeciliğinde çığır açan büyükşehir zihniyeti Efeler’de ‘işgale’ devam ederken, Germenciklilere hizmet veren alanların tahliyesini istedi.

*

Belediye Başkanı Burak Zencirci bir yandan hukuki mücadeleye devam ederken, her ihtimale karşı tahliye çalışmasını da başlattı ve mağazada sayım yapılması için 3 personel görevlendirdi.

Akşam saatlerinde mahkeme kararı geldi ve tahliye süreci durduruldu.

Sayım yapması için görevlendirilen 3 personele de durum bildirildi ve personel son anda mesaiye gönderilmedi.

*

Birkaç saat sonra İNYA mağazasına silahlı saldırı olayı oldu.

10’dan fazla mermi mağazaya isabet etti.

Allah’tan ki Başkan Burak Zencirci, hukuki mücadeleye devam etmiş ve yine Allah’tan ki mahkeme başkanı tam zamanında karar verip, tahliyeyi durdurmuş.

Ve tabi ki tam zamanında tebliğ edilip, görevlendirilen 3 personelin görevi iptal edilmiş.

Burak Zencirci, mahkeme başkanı ve kararı zamanında tebliğ eden herkes, o 3 işçinin hayatını kurtarmış.

*

Silahlı saldırıda daha çarpıcı olan gelişme ise saldırıyı gerçekleştiren kişinin önceki dönem belediye başkanı Fuat Öndeş olması.

*

Kendisi olaydan sonra emniyet güçleri tarafından kısa sürede yakalandı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Duyduğum kadarıyla aşırı alkollüymüş.

Neyi ispat etmeye çalıştığını anlamakta zorlanıyorum.

Tekrar başkan olamamış olabilirsin, güç ve itibar kaybı yaşamış olabilirsin ancak şiddete yönelmek de nedir?

Ya o 3 işçi içeride olsaydı?

Hangi makam, hangi ünvan ‘katil’ olmanı engelleyebilirdi?

*

Boşuna dememişler; bir insanı tanımak istiyorsan kazanırken ki tavrına bakmayacaksın.

İnsanın karakteri, kaybederken, eleştirilirken ve yalnız kaldığında ortaya çıkar.

Çünkü kazanan herkes gülümser.

Asıl mesele, kaybedenin ne yaptığıdır.

Kaybederken de vakur kalabiliyor mu?

Eleştirildiğinde dinleyebiliyor mu, yoksa saldırıya mı geçiyor?

Gücü elinden gittiğinde karakteri de gidiyor mu?

*

İnsan, alkış kesildiğinde kendisiyle baş başa kalır.

İşte tam o anda ya olgunlaşır, ya da gerçek yüzünü gösterir.

Kazandığında büyüyen çoktur,

Ama kaybederken küçülmeyen..

İşte asıl mesele odur.

 

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..kurt, ne sürüsüne ihanet eder, ne de kimseye minnet eder.. mezarını bile azar azar kendi kazar..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..bu ülkede hiç kimse ‘kazık’ kendisine girmedikçe, başkasına giren kazıkla ilgilenmez..”

 

BEN:

“..bana ‘yanlış’ yapmadan önce, bir daha asla bana ihtiyacınız olmayacağından emin olun..”

 

KADINLAR&ERKEKLER:

“..erkeklerin yüzde 79’u tartışma uzamasın diye ‘haklıyken’ bile özür diler..”

YAZARIN DİĞER YAZILARI