?>

KURTULUŞUN RUHU ‘POİZİ’

Cem Ulucan

3 saat önce

Milli bayramlarımızı, kuruluş ve kurtuluş günlerimizi önemseyen bir aristokrat olarak 7 Eylül Aydın’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 104’üncü yılındaki kutlama programını hayretle takip ettim.

Düşman işgalinden kurtuluşumuzun 104’üncü yılı tam da milli mücadelenin ruhuna uygun bir şekilde ‘Poizi’ ile kutlandı.

Gerçi ‘kutlandı’ demek biraz iyimser kalıyor.

Çünkü birileri 7 Eylül’ün anladı, birileri de sadece etkinlik takvimindeki boşluğu doldurdu.

*

Sabah Valilik önündeki Atatürk Anıtı’nda çelenk töreni vardı.

CHP’den AK Parti’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu oradaydı.

Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin de oradaydı.

Ama selamlaşmadılar.

Daha doğrusu Özlem Çerçioğlu, Anıl Yetişkin’i yok saymayı tercih etti.

*

Sonra program Atatürk Kent Meydanı’nda devam etti.

Organizasyon Büyükşehir Belediyesi’nindi.

CHP’den AK Parti’ye geçen Özlem Çerçioğlu orada.

CHP’den AK Parti’ye geçen Sultanhisar ve Yenipazar belediye başkanları orada.

İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen milletvekili orada.

Akşam sahneye çıkarttıkları Poizi denen şarkıcının bir şarkısında, “Bizim hayatımız zigzag, etmelisin dikkat, zaman geçiyor tiktak.” diye özetlediği kadro yani.

*

AK Parti’nin yıllardır teşkilatlarında siyaset yapan gerçek Ak Partili milletvekilleri de orada.

Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin orada.

Aynı çelenk sunma töreninde olduğu gibi, Aydın’ın en büyük ve merkez ilçesinin belediye başkanı, Efeler’de düzenlenen törende görünmez adam muamelesi görüyor.

Ödüller dağıtılıyor.

Protokol sahnede.

Anıl Yetişkin’i anons etmiyorlar.

*

Belli ki birileri bu işi büyük bir siyasi operasyon zannediyor.

Muhtemelen kendi aralarında da, “Nasıl gol attık ama!” diye keyifleniyorlardır.

Halbuki attıklarını düşündükleri golü, kendi seviyelerine attıklarının farkında bile değiller.

*

Anıl Yetişkin’in böyle şeylere takılmayacağını biliyorum.

Biz yine de kendisine sorduk, “Sultanhisar ve Yenipazar’ın kurutuluşu kutlu olsun. Aydın hala işgal altında” diyerek ironik bir cevap verdi.

Adamın mizacı belli.

Sakin.

İnsan ilişkileri kuvvetli.

Vatandaşın arasında.

İsmi anons edilmedi diye küçülmüyor.

Sahneye çağırmayınca Efeler halkı da “Vay be, başkanımız yok olmuş” demiyor.

Aksine etrafında kenetleniveriyor.

Zaten aynı günün akşamında gördük.

*

Efeler Belediyesi’nin kısıtlı imkanlarla kutladığı 7 Eylül dolu dolu geçti.

Batı Anadolu Kuvayı Milliye Araştırma ve Uygulama Merkezi açıldı.

Milli Mücadele’nin hafızasını taşıyan insanlar geldi.

Yörük Ali Efe’nin torunu, eski Uşak Valisi Kayhan Kavas oradaydı.

Milli mücadeleye emek vermiş yazarlar, akademisyenler ve Ege Bölgesi’nden gelen efeler oradaydı.

*

Zeybek oynandı.

Anıl Yetişkin zeybek oynadı.

Akşam fener alayı düzenlendi.

İstasyon Meydanı’nda halk toplandı.

Bir otobüsün üzerinde Anıl Yetişkin, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı ve belediyenin konservatuvar sanatçıları vardı.

Aşağıda Efeler halkı.

Hep birlikte İzmir Marşı.

Gençlik Marşı.

Milli Mücadele ruhunu anlatan eserler hep bir ağızdan söylendi.

*

Akşamki etkinliklerde Büyükşehir’in ve Efeler Belediyesi’nin kutlama anlayışı da ortaya çıktı.

Efeler Belediyesi, milli mücadele ruhunu yaşatırken Büyükşehir ‘Poizi’ diye birini getirip sahneye çıkardı.

*

Burada mesele sanatçının kendisi değil.

Mesele 7 Eylül gibi bir günün nasıl okunduğu.

7 Eylül neydi?

İşgalden kurtuluş.

Milli Mücadele.

Kuvayı Milliye.

Efeler.

Bağımsızlık.

Şehitler.

Gaziler.

Yörük Ali Efe.

Demirci Mehmet Efe.

Gençlere en çok aşılamamız gereken şeyler bunlarken sonuç: Poizi.

*

Adamın şarkı repertuvarına bakıyorum

“Kendime kiralık bi katil mi tutsaydım?”

“Attım ruhumu penceremden.”

“Caddelerde ettim ruhumu ben infaz.”

Tam bir milli mücadele ruhu.

*

Sonra konserde kavga.

Polis müdahalesi.

Biber gazı.

Gerçekten çok etkileyici bir kurtuluş finali.

Yörük Ali Efe görse muhtemelen “Biz bunun için mi savaştık?” diye sorardı.

*

Şimdi iki fotoğrafı yan yana koyun.

Bir tarafta konser, kavga ve biber gazı.

Diğer tarafta fener alayı, zeybek ve İzmir Marşı.

Bir tarafta protokol hesapları.

Diğer tarafta Kuvayı Milliye hafızası.

Bir tarafta “Nasıl gol attık ama” siyaseti.

Diğer tarafta “Bu şehir nasıl kurtuldu?” sorusunun cevabı.

*

Aslında Büyükşehir cephesi Anıl Yetişkin’i yok saymak isterken ona siyasi olarak büyük bir iyilik yaptı.

Çünkü iki program arasındaki fark öylesine belirginleşti ki, kimsenin ekstra bir şey anlatmasına gerek kalmadı.

Biri parasını verip bir şarkıcı getirdi, diğeri kurtuluş gününün ruhunu yaşattı.

Birinde bedava eğlence düzenleyerek kalabalık topladı, diğerinin etrafında halk kendiliğinden toplandı.

*

Anıl Yetişkin öncülüğünde, Yörük Ali Efe’nin torununun Kuvayı Milliye’yi anlattığı şehirde, Büyükşehir’in 7 Eylül tarih şuuru: ‘Hayatımız zigzag, zaman geçiyor tiktak’ oldu.

Aynı siyasi yaşamları gibi değil mi?

 

 

GÜNÜN SÖZÜ:

“..cüssesi en büyük olanlar hayatta kalabilseydi, ‘dinazorlar’ hala yaşıyor olurdu..”

 

GÜNÜN TESPİTİ:

“..eşek, ‘at’ gibi davranabilir ama er yada geç ‘anırır’.. çünkü karakter değişmez..”

 

BEN:

“..çok para değil de ‘az’ para beni bozuyor.. en azından ‘moralimi’ bozuyor..”

 

KADINLAR&ERKEKLER:

“..kadının ‘yüzü’ gülüyorsa, erkeğin ‘cüzdanı’ ağlıyordur..”

YAZARIN DİĞER YAZILARI